Kan profili uzun ömrü anlatmış.
100 Yaşına Kadar Yaşamanın Sırrı Kanda Saklı Olabilir
bilim insanları, 100 yaşını gören kişilerde özel bir kan profili ve metabolik izler bulduğunu açıkladı. bu bulgular, sağlıklı yaşlanma üzerine yeni ipuçları sunuyor.
bilim insanları, 100 yaşına kadar yaşayan kişilerde sağlıklı ve uzun yaşama işaret edebilecek özel bir kan profili tespit etti. yeni araştırma, çok uzun yaşayan insanların kanında, sıradan yaşlanma sürecinden farklı görünen bazı metabolik izler bulunduğunu ortaya koyuyor. çalışma, boston university chobanian & avedisian school of medicine araştırmacıları tarafından yürütüldü ve geroscience dergisinde yayımlandı. 100 yaşına […] bu yazı 100 yaşına kadar yaşamanın sırrı kanda saklı olabilir ilk olarak şu sitede yayımlanmıştır: kayıp rıhtım . yazının kaynağı bu sitedir.
Bilim insanları, 100 yaşına kadar yaşayan kişilerde sağlıklı ve uzun yaşama işaret edebilecek özel bir kan profili tespit etti.
Yeni araştırma, çok uzun yaşayan insanların kanında, sıradan yaşlanma sürecinden farklı görünen bazı metabolik izler bulunduğunu ortaya koyuyor.
Çalışma, Boston University Chobanian & Avedisian School of Medicine araştırmacıları tarafından yürütüldü ve GeroScience dergisinde yayımlandı.
100 yaşına ve ötesine ulaşan kişilerde uzun ömür, genellikle koruyucu genetik özellikler ile yaşam tarzı alışkanlıklarının birleşimiyle açıklanıyor. Araştırmacılar, çok ileri yaşlara ulaşmada genetiğin önemli bir payı olduğunu; bitki ağırlıklı beslenme, düzenli hareket ve güçlü sosyal ilişkiler gibi faktörlerin de sürece katkı sağladığını belirtiyor.
Bugüne kadar asırlık bireylerde bağışıklık sistemiyle ilgili bazı özel özellikler tanımlanmıştı. Ancak sağlıklı yaşlanmayla bağlantılı metabolik değişimler daha az biliniyordu.
Yeni çalışmada araştırmacılar, 100 yaşına ulaşan kişilerde belirli safra asitlerinin olağan dışı derecede yüksek olduğunu ve bazı steroid düzeylerinin korunduğunu belirledi. Bu metabolik yapı, sıradan yaşlanma sürecinde görülen değişimlerden ayrılıyor ve daha düşük ölüm riskiyle ilişkili görünüyor.
100 Yaşına Kadar Yaşayan İnsanların Kan Örnekleri Ayrıntılı Şekilde İncelendi
Araştırma ekibi, Kuzey Amerika’daki en kapsamlı uzun ömür çalışmalarından biri olan New England Centenarian Study kapsamında toplanan kan örneklerini analiz etti.
Çalışmada 70’i 100 yaş ve üzeri olmak üzere toplam 213 kişinin verisi incelendi. Katılımcılar arasında asırlık bireyler, onların çocukları ve aynı yaş grubundan kontrol katılımcıları yer aldı.
Bilim insanları, kan serumunda yaklaşık 1.495 küçük molekülü ölçtü. Bu moleküller, metabolit adı verilen ve vücudun enerji üretimi, sindirim, hücre işleyişi ve yaşlanma süreçlerinde rol oynayan kimyasal ürünlerden oluşuyor.
Araştırmacılar, asırlık bireyler ile diğer katılımcılar arasındaki farkları karşılaştırdı. Ayrıca kronolojik yaşla birlikte değişen molekülleri belirledi ve sonuçları başka metabolomik çalışmalarla da kıyasladı.
Biyolojik Yaş için Yeni Belirteçler Tespit Edildi
Çalışmanın yazarlarından Profesör Stefano Monti, kanda ölçülebilen bu kimyasal izlerin çok uzun ve sağlıklı yaşamla bağlantılı olabileceğini söyledi. Monti’ye göre bu izlerin anlaşılması, insanları yaşa bağlı gerilemeden koruyabilecek biyolojik yolların belirlenmesine yardımcı olabilir.
Araştırmacılar ayrıca metabolit düzeylerine dayanarak biyolojik yaşı tahmin eden bir makine öğrenmesi modeli geliştirdi. Bu model, kişinin biyolojik yaşının kronolojik yaşından daha genç ya da daha ileri görünmesinin hayatta kalma süresiyle ilişkili olup olmadığını değerlendirmek için kullanıldı.
Elde edilen bulgular, gelecekte biyolojik yaşın daha hassas biçimde ölçülmesine, yaşa bağlı sağlık risklerinin öngörülmesine ve yaşam tarzı ya da ilaç müdahalelerinin etkisinin izlenmesine katkı sağlayabilir.
Safra Asitleri ve Bağırsak Bakterileri Öne Çıkıyor
Araştırmacılar, sağlıklı yaşlanmayla ilişkili olabilecek birkaç biyolojik yolun daha yakından incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Bunlar arasında safra asitleri, NAD ile ilişkili yollar, bağırsak bakterilerinin ürettiği metabolitler, oksidatif stres göstergeleri ve bazı steroidler yer alıyor.
Bu alanlar, ileride beslenme stratejileri ya da güvenli tedavi yaklaşımları için olası hedefler sunabilir.
Nedensellik Henüz Kanıtlanmış Değil
Çalışma, sağlıklı yaşlanmayla ilişkili güçlü metabolik işaretler ortaya koysa da bu işaretlerin doğrudan uzun yaşama neden olduğunu göstermiyor. Araştırma kesitsel bir tasarıma sahip olduğu için neden-sonuç ilişkisi henüz kurulmuş değil.
Profesör Stefano Monti, bulguların daha geniş ve farklı topluluklarda doğrulanması gerektiğini vurguluyor. Araştırmacıların nihai hedefi, bu verileri insanların daha uzun süre sağlıklı ve aktif kalmasına yardımcı olabilecek testlere ve güvenli müdahalelere dönüştürmek.
Yeni bulgular, uzun yaşamın yalnızca genetik bir şans meselesi olmadığını; vücuttaki ölçülebilir biyokimyasal süreçlerle yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor.
İlginizi Çekebilir: Fizikçiler, Bir Kara Deliği ‘Buharlaştırmayı’ Başardı
Araştırmaya dair görüşlerinizi yorumlarda veya Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilir, bilim dünyasından yeni haberler için bizleri Google News ve WhatsApp üzerinden takip edebilirsiniz.
Bu yazı 100 Yaşına Kadar Yaşamanın Sırrı Kanda Saklı Olabilir ilk olarak şu sitede yayımlanmıştır: Kayıp Rıhtım. Yazının kaynağı bu sitedir.