TMSF'ye 608 şirket daha geçmiş.
608 şirketin yönetimi TMSF’de
15 temmuz hain darbe girişiminin ardından fetö bağlantılı olduğu iddia edilen 608 şirketin yönetimi tmsf'ye devredildi.
15 temmuz hain darbe girişimi yalnızca demokrasiyi değil, türkiye ekonomisinin birçok sektörünü de doğrudan etkiledi. d...
15 Temmuz hain darbe girişimi yalnızca demokrasiyi değil, Türkiye ekonomisinin birçok sektörünü de doğrudan etkiledi. Darbe girişiminin ardından FETÖ ile bağlantılı olduğu belirlenen şirketlere yönelik başlatılan hukuki süreç, Türkiye ekonomisinde önemli bir varlık yönetim modelini de beraberinde getirdi. Mahkemelerce kayyım olarak görevlendirilen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), şirketlerin faaliyetlerini sürdürmesinin yanı sıra bünyelerinde bulunan gayrimenkullerin de yönetimini üstlendi. TMSF’nin paylaştığı son verilere göre, 30 Haziran 2026 itibarıyla 608 şirketin kayyımlık görevi Fon tarafından yürütülüyor. Bu şirketlerden 176’sı hakkında müsadere kararı bulunuyor.
GAYRİMENKULLER EKONOMİK DEĞERİN PARÇASI
TMSF yönetimine geçen şirketlerin aktiflerinde fabrika arazileri, üretim tesisleri, depolar, ticari binalar, arsalar ve çeşitli taşınmazlar yer alıyor. Bu varlıklar yalnızca şirketlerin bilançosunun değil, aynı zamanda üretim ve ticari faaliyetlerinin de önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu nedenle yürütülen süreçte taşınmazların ekonomik değerinin korunması, şirket faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve üretim altyapısının muhafaza edilmesi temel öncelikler arasında yer alıyor.
ÜRETİMİN DEVAMLILIĞI ESAS ALINDI
15 Temmuz sonrasında yürütülen süreçte yalnızca şirket varlıklarının korunması değil, şirketlerin milli ekonomiye olan katkısının devam ettirilmesi amacıyla üretimin devamlılığı ve istihdamın sürdürülmesi de öncelikli hedefler arasında yer aldı. Kayyım olarak görevlendirilen TMSF, mahkemelerce verilen yetki çerçevesinde şirketlerin ticari faaliyetlerini sürdürmesine yönelik yönetim modelini uygulamaya devam ediyor. Böylece şirketlerin sahip olduğu gayrimenkuller de üretim ve ticaret faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriliyor. Diğer taraftan “sürdürülebilir” olmayan şirketlerin satışı veya tasfiyesi suretiyle, ülke ekonomisine olumsuz etkilerinin önlenmesi de TMSF’nin öncelikli hedefleri arasında bulunuyor.
HUKUKİ SÜREÇLER DEVAM EDİYOR
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) verilerine göre bugün itibarıyla 608 şirketin kayyımlık görevi devam ediyor. Bunlardan 176’sı hakkında müsadere kararı bulunuyor. Şirketlerin yönetimi ile bünyelerindeki varlıklara ilişkin işlemler ise ilgili mahkemelerin kararları doğrultusunda yürütülüyor. Hukuki sürecin seyrine göre şirketlerin yönetim modeli ve varlıklarına ilişkin uygulamalar da şekillenmeye devam ediyor.
TMSF’NİN VARLIK YÖNETİMİ MODELİ
TMSF yönetimindeki şirketlere ait gayrimenkullerin tamamını kapsayan merkezi bir envanter bulunmuyor. Kurum, her şirketin farklı bir tüzel kişiliğe sahip olması nedeniyle fabrika, arsa, ticari bina ve diğer taşınmazların şirket bazında ayrı ayrı yönetildiğini belirtti. Bu nedenle TMSF bünyesindeki şirketlere ait toplam gayrimenkul sayısı veya portföy büyüklüğüne ilişkin tek bir toplu veri tutulmuyor.
TAŞINMAZLAR ŞİRKET BAZINDA YÖNETİLİYOR
Şirket sahiplerinin farklı olması nedeniyle her şirketin fabrika, arsa, ticari taşınmaz ve diğer varlıkları kendi tüzel kişiliği kapsamında ayrı ayrı yönetiliyor. Bu nedenle TMSF bünyesindeki şirketlere ait toplam taşınmaz sayısı ya da gayrimenkul büyüklüğüne ilişkin tek bir portföy oluşturulmuyor.