7587 Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
7587 sayılı bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun, 01 temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı resmî gazete'de yayımlandı.
7587 sayılı bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun, 01 temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı resmî gazete'de yayımlandı.
BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
MADDE 1- 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 55 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan tablo aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
MADDE 2- 3201 sayılı Kanunun geçici 30 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 3- 3201 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 32- Emniyet Genel Müdürlüğü eğitim ve öğretim kurumlarına girişte aranan sağlık şartlarını taşımadıkları gerekçesiyle eğitim ve öğretim kurumlarından ilişiği kesilenlerden, yargı kararına istinaden eğitim ve öğretime devam ederek mezun olan ve polis memuru veya polis amiri rütbesiyle Emniyet Hizmetleri Sınıfına atanan ancak bilahare sağlık sebeplerine dayanan yargı kararı gereğince Devlet memurluğundan ilişiği kesilmiş olanların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde Emniyet Genel Müdürlüğüne başvurmaları halinde Genel İdare Hizmetleri Sınıfında durumlarına uygun unvana atamaları yapılır.
Bu madde kapsamında yapılacak olan atamalarda 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesindeki şartlar ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı dışında kalan diğer hizmet sınıflarına açıktan yapılacak atamalar için belirlenmiş olan sağlık şartlarına uygunluk aranır.
Bu madde kapsamında yapılacak olan Devlet memurluğuna açıktan atama işlemleri ile ilgili diğer usul ve esaslar Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlenir.”
MADDE 4- 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine “Devlete ait” ibaresinden sonra gelmek üzere “engelli ve yaşlı bireylere yönelik bakım ve rehabilitasyon merkezleri,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 5- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü maddesine birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, mevcut ikinci fıkrasında yer alan “birinci fıkra” ibaresi “bu madde” şeklinde ve mevcut beşinci fıkrasında yer alan “yarısına kadar” ibaresi “birinci fıkra kapsamına girenler bakımından yarısına kadar” şeklinde değiştirilmiştir.
“Taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlardan bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını, elektronik ücret toplama sistemleri aracılığı olmaksızın, kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendirmek suretiyle elde edenler de talep etmeleri hâlinde, birinci fıkraya göre tespit edilen kazançları üzerinden vergilendirilir. Bu kapsama girenler, talep tarihini takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespit usulünden en fazla üç yıl süreyle yararlanabilir.”
MADDE 6- 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 94- Ticari kazancı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükelleflerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sahip oldukları taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakalarını elden çıkarmalarından doğan kazançlar gelir vergisinden müstesnadır.”
MADDE 7- 2/1/1961 tarihli ve 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanuna 35 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“İnternet haber sitelerinin vasıf ve ödevleri:
MADDE 35/A- Resmî ilan ve reklam verilen veya bekleme süresi içindeki internet haber sitelerinin vasıfları:
bakımlarından ve uygun görülecek diğer yönlerden Basın-İlan Kurumu Genel Kurulunca tespit olunur. Bu Kanunun 35 inci maddesi hükmü internet haber sitelerinin ödevleri bakımından da uygulanır.”
MADDE 8- 195 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 49- Bu Kanun ile belirlenmiş vasıf, ödev, yükümlülük ve bu Kanun hükümlerine istinaden Genel Kurul tarafından belirlenen sorumluluklara riayet etmeyen resmî ilan ve reklam yayımlama hakkına sahip veya bekleme süresinde olan gazete, dergi ve internet haber siteleri ile prodüktörler, kamu idare ve teşekkülleri ve 42 nci maddede anılan sair müesseselerin veya bunların iştiraklerinin sorumluları hakkında, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu madde kapsamında muamele yapılır.
Kurum Yönetim Kurulunca, gazete, dergi ve internet haber sitelerine bu Kanunda öngörülen vasıfları taşımamaları veya ödevleri yerine getirmemeleri halinde ihlalin niteliği, ağırlığı ve süresi gözetilerek bir günden on güne kadar resmî ilan ve/veya reklam kesme müeyyidesi uygulanmasına karar verilir. Ayrıca ilgili gazete, dergi ve internet haber sitesi bu Kanunla temin edilen diğer menfaatlerden de aynı sürelerle faydalandırılmaz.
Bu maddeye göre gazete, dergi ve internet haber sitelerine dair verilecek müeyyide kararı; resmî ilan ve reklam yayımlama hakkı bulunanlar için resmî ilan verilmemesi; yalnız reklam yayımlama hakkı bulunanlar için listeden çıkarılması suretiyle kararın kesinleşmesini müteakip Kurum Genel Müdürlüğünce uygulanır. Bekleme süresindekiler için müeyyide kararı verilmesi halinde bu karar resmî ilan ve reklam yayımlama hakkının kazanılmasından sonra uygulanır.
Müeyyide kararının ilgili gazete, dergi ve internet haber sitesine tebliğinden itibaren bir yıl içinde aynı nitelikte ihlalin ilk tekrarı halinde ihlalin niteliği, ağırlığı ve tekrarı gözetilerek beş günden on beş güne kadar, ikinci tekrarı halinde on günden yirmi güne kadar, üçüncü ve daha fazla tekrarı halinde on beş günden yirmi beş güne kadar ilan ve reklam kesme müeyyidesi uygulanmasına karar verilir.
İhlal süresinin bir ayı aşması halinde yukarıdaki fıkralara göre tespit edilecek müeyyide gün sayısı bir kat artırılır. Birden fazla konuda ihlal varsa her biri için belirlenen günler toplanır. Bir defada toplam uygulanabilecek müeyyide altmış günü aşamaz.
Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan düzenlemelere riayet etmeyen prodüktörler ile kamu idare ve teşekkülleri hakkında aşağıdaki işlemler uygulanır:
a) Prodüktörlük müessesesi Yönetim Kurulu kararıyla iki aya kadar kapatılabilir. Kesinleşen karar, o yerdeki valilikçe uygulanır.
b) Kamu idare ve teşekkülleri ile ortaklıklarının sorumluları hakkında, Genel Müdürlüğün bildirimi üzerine kendi mevzuatlarına göre disiplin işlemi uygulanır. İşlem sonucu Kuruma bildirilir; Kurumun bu işlemlere itiraz hakkı saklıdır.
Bu maddeye göre verilen müeyyide kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre yargı yoluna başvurulur.
Bu maddenin uygulanmasına dair usul ve esaslar Genel Kurulca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 9- 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 107/A- Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselerden aşağıda sayılanlar Hazine ve Maliye Bakanlığınca kurulan elektronik tebligat sistemini kullanmak zorundadır. Bu kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, elektronik tebligat sistemi vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir.
2. Ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri,
3. Kollektif şirketler ile adi komandit şirketler,
4. 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabında adına tescil yapılan gerçek kişiler ve tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekküller.
Bu maddenin birinci fıkrası kapsamına girmeyenler, talep etmeleri halinde elektronik tebligat sistemine dâhil olabilirler.
Engellilik oranı %90 veya daha fazla olan malul ve engellilerin elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Zorunlu veya isteğe bağlı olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olanların elektronik tebligat sisteminden çıkışlarına ilişkin usuller şunlardır:
1. Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiler ticaret sicil kayıtlarının, diğer tüzel kişiler ise tabi oldukları sicil kayıtlarının silindiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
2. Gerçek kişiler, kişinin ölüm tarihi veya gaipliğine karar verildiği tarih dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
3. Birinci fıkra kapsamında zorunlu olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olan gerçek kişiler mükellefiyetin sona erdiği tarihi izleyen beşinci takvim yılı sonundan itibaren talep etmeleri halinde ve elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller bulunmamak şartıyla, elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
4. İsteğe bağlı olarak elektronik tebligat sistemine dâhil olanlar, talep etmeleri halinde talep tarihleri dikkate alınarak, elektronik tebligat sistemine dâhil olma zorunluluğu gerektiren diğer haller bulunmamak şartıyla elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
5. 65 yaşını doldurmuş kişiler, talep etmeleri halinde talep tarihleri dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılır.
Elektronik ortamda tebligat, tebliğin bu sistem ile muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
MADDE 10- 213 sayılı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan “iki katına” ibaresi “beş katına” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 11- 213 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 38- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanunun 107/A maddesi kapsamında elektronik tebligat sistemine dâhil olanlar, yeni bir başvuru yapmaksızın elektronik tebligat sistemini kullanmaya devam eder.”
MADDE 12- 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununa 68 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
MADDE 68/A- Banka hizmetlerinin yürütülmesinde bu Kanun ile diğer mevzuatta belirtilen görevleri yerine getirmeyen, yasaklanan fiil ve hallerde bulunan Banka personeli hakkında yapılacak disiplin işlemleri sonucunda, ihlalin niteliğine ve sonucun ağırlık derecesine göre bu maddede belirtilen disiplin cezaları uygulanır.
I- Uyarma cezası; Banka personelinin görevinde veya davranışlarında daha dikkatli ve özenli hareket etmesi gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda sayılmıştır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde Bankaca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmî belge, araç, gereç ve benzerlerinin korunmasında, kullanılmasında ve bakımında kayıtsızlık ve özensizlik göstermek,
b) İzinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın göreve geç gelmeyi veya görevden erken ayrılmayı alışkanlık haline getirmek,
c) Çalışma saatlerinde izinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın görev mahallinden ayrılmak,
ç) İş sahipleri veya görev nedeniyle gelenler dışındaki kimselerle iş başında görüşmeyi alışkanlık haline getirmek,
d) Banka personeli vakarına uymayan tutum veya davranışlarda bulunmak,
e) Görevin iş birliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak,
f) Amirlerinin uyarılarına rağmen, görevi ile ilgisi olmayan işler yapmak,
g) Belirlenen kılık ve kıyafet esaslarına aykırı davranmak,
ğ) Bankaca istenilen veya mevzuat çerçevesinde verilmesi gereken bilgi ve bildirimleri zamanında vermemek,
h) Usulsüz başvuruda veya şikâyette bulunmak.
II- Kınama cezası; Banka personeline görevinde veya davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda sayılmıştır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde Bankaca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmî belge, araç, gereç ve benzerlerinin korunmasında, kullanılmasında ve bakımında kusurlu davranmak,
b) Verilen emirlere ve görevlere itiraz etmek,
c) Görev başında amirlerine saygısızlık etmek,
ç) Bankaya ait belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak veya kaybetmek,
d) Banka personeline ve iş sahiplerine karşı kırıcı veya saygısız davranışta bulunmak, çalışma düzen ve huzurunu bozmak,
e) Hizmet dışında Banka personeli sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu zedeleyecek nitelikte davranışlarda bulunmak,
f) Görev gereği almış olduğu avansı süresinde kapatmamak,
g) Banka personeli hakkında küçültücü ve yalan haberler yaymak veya dedikodu yapmak,
ğ) İçinde bulunulan yılın Ocak ayına ait brüt ücretinin iki katını aşan tutarda ücreti haczedilmek, maiyetinden borç almak veya bu kişileri kefil göstermek.
III- Kısa süreli ücret kesintisi cezası; Banka personelinin almakta olduğu ücretinin, 3 ay süre ile %15 oranında kesilmesidir. Kısa süreli ücret kesintisi cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda sayılmıştır:
a) Verilen emir ve görevleri kasıtlı olarak tam ve zamanında yapmamak,
b) Hizmet içinde Banka personeli sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu zedeleyecek nitelikte davranışlarda bulunmak,
c) İzinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın bir veya iki gün göreve gelmemek,
ç) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ticaretle uğraşmak, çalışma saatleri dışında da olsa gerçek ve tüzel kişilerin herhangi bir işinde ücretli veya ücretsiz olarak çalışmak,
d) Bankadaki görevleri dolayısıyla edindiği bilgileri, kişisel yararına veya üçüncü kişilerin yararına ya da zararına kullanmak,
e) Bankaca düzenlenen Devlet iç borçlanma senetleri ihalelerine katılmak ve birincil piyasadan alım yapmak,
f) Görevleri dolayısıyla çıkar sağlamak, nezaket kurallarının gerektirdiği hediyeler hariç, iş ilişkisinde bulunduğu kimselerden doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye kabul etmek veya borç para istemek, Bankadaki görevi ile ilişkilendirilebilecek şekilde, Banka içindeki veya dışındaki herhangi bir kaynaktan maddi veya maddi olmayan bir çıkar sağlamak,
g) Sıfat ve görevleri dolayısıyla edindiği, Bankaya veya Banka ile ilişkisi olan kişi ve kurumlara ait bilgilerin ve sırların korunmasında gereken özeni göstermemek,
ğ) Bankaya ait belgeleri ilgili amirinin izni ve bilgisi olmaksızın görev yeri dışına çıkarmak,
h) Başkanlıkça görevlendirilmedikçe, Banka ve görevleri ile ilgili olarak basına, haber ajanslarına, radyo veya televizyon kurumlarına, Banka dışındaki kişi, kurum ya da kuruluşlara bilgi ve demeç vermek veya açıklamada bulunmak,
ı) Bankanın gizli bilgi ve belgelerine dayanarak herhangi bir yayımda bulunmak, Başkanlıkça uygun görülmedikçe; görevleri dolayısıyla öğrendiği bilgilere dayanarak yayımda bulunmak, bankacılığı veya Bankayı ilgilendiren ve genel ekonomik politikaya ilişkin konularda kamuya açık konferans, seminer ve toplantılarda konuşmak,
i) Yetkilerini görevlerinin sınırları dışında kullanmak, yetkilerini aşarak Bankayı bağlayıcı girişim, açıklama, taahhüt veya vaatte bulunmak,
j) Görevle ilgili resmî belge, araç, gereç ve benzerlerini görevin sona ermesine veya Bankaca istenmesine rağmen geri vermemek,
k) Yükümlü bulunduğu devir ve teslim işlerini tamamlamadan görevinden ayrılmak,
l) Görev mahallinde genel ahlak kurallarına uymamak, edep dışı davranışlarda bulunmak.
IV- Uzun süreli ücret kesintisi cezası; Banka personelinin almakta olduğu ücretinin, 6 ay süre ile %30 oranında kesilmesidir. Uzun süreli ücret kesintisi cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda sayılmıştır:
a) Verilen emir ve görevleri kasten yapmamak,
b) İzinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak 3 - 9 gün göreve gelmemek,
c) Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek,
ç) Banka personeline veya iş sahiplerine küfretmek, küçük düşürücü hareketlerde bulunmak veya sözler sarf etmek, anılan şahısları alenen tehdit etmek; küfürlü, tehdit edici ve küçük düşürücü sözleri yazılı olarak veya elektronik yolla göndermek,
d) Bankaca istenilen ya da mevzuat çerçevesinde verilmesi gereken bilgilerde ve belgelerde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmak veya meydana gelen değişiklikleri kasten zamanında bildirmemek,
e) Banka personelini zor duruma düşürmek veya kendi kusurunu örtmek amacı ile resmî bir belgeyi veya dosyayı gizlemek, tahrif etmek veya yok etmek,
f) İzinli bulunduğu sürede Bankaca çeşitli nedenlerle görevine derhal dönmesi kendisine duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın göreve başlamamak,
g) Gerçeğe aykırı rapor veya belge düzenlemek,
ğ) Banka personeline karşı; kasıtlı ve sistematik olarak baskı, hakaret ve tehdit edici uygulamalarda bulunmak, aşağılama, küçümseme, dışlama, kişiliği ve saygınlığı zedeleme, yıldırma gibi eylemler yapmak, Banka personeli hakkında dayanaksız belge düzenlemek,
h) Görevini yerine getirirken ırk, dil, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep, engelli olma ve benzeri sebeplerle ayrımcılık yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak,
ı) Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak.
V- İşe son verme cezası; Banka personelinin bir daha Bankada herhangi bir göreve atanmamak üzere ilişiğinin kesilmesidir. İşe son verme cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda sayılmıştır:
a) Başkanlıkça yetki verilen haller dışında, ekonomik kararların alınmasında Banka ve kamu yararı bakımından gizli kalması gerekli bilgileri ve belgeleri açıklamak, başkalarına vermek veya kendi yararına kullanmak,
b) Banka personeli sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
c) Savaş, olağanüstü hâl veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,
ç) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya affa uğramış ya da ertelenmiş olsa dahi, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevrilmiş cezalar hariç olmak üzere kasten işlenen bir suçtan dolayı, bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasından, bu Kanun ile 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ve 27/12/2020 tarihli ve 7262 sayılı Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun hükümlerine göre hapis cezasını gerektiren suçlardan, 5237 sayılı Kanun veya diğer kanunlar uyarınca zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgelerin açıklanması, tefecilik, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörizmin finansmanı, kaçakçılık suçlarından veya Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlardan, Devletin güvenliğine karşı suçlardan, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan, milli savunmaya karşı suçlardan, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluktan, yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan, kamu güvenine karşı suçlardan, bilişim alanında suçlardan ve vergi kaçakçılığı suçlarından veya bu suçlara iştirakten 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223 üncü maddesi çerçevesinde hükümlü bulunmak,
d) Banka personeline veya iş sahiplerine karşı fiilî saldırıda bulunmak,
e) İzinsiz veya kabul edilebilir özrü olmaksızın bir yıl içinde toplam 20 gün göreve gelmemek,
f) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi ya da ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları Bankanın herhangi bir yerine asmak ya da teşhir etmek,
g) İdeolojik veya siyasi amaçlarla Bankanın huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
ğ) İşe girişte istenilen belgelerde tahrifat yaptığı veya işe girmesini engelleyici nitelikteki bir konuda yanıltıcı ve gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu sonradan anlaşılmak,
h) Banka personelinin şerefine ve namusuna dokunacak yalan beyanlarda veya bu şahısları lekelemek kastı ile şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve şikayetlerde bulunmak,
i) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna aykırı eylemlerde bulunmak,
j) Bankanın bilişim sistemlerine yetkisi haricinde girerek programları, verileri veya diğer herhangi bir unsuru ele geçirmek, kullanmak, çoğaltmak, tahrip etmek, değiştirmek, silmek, sisteme yerleştirmek, sistemdeki verilere erişmeyi engellemek, sistemin işlemesine engel olmak veya yanlış biçimde işlemesini sağlamak,
k) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, Bankanın imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.
Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.
Geçmiş hizmetleri sırasında olumlu tutum, davranış ve çalışmaları olan personele verilecek disiplin cezalarında, fiil ve halin niteliği göz önünde bulundurularak, bir derece hafif olanı uygulanabilir.
Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.
Bu madde ile bu Kanunun 68/B maddesi sözleşmeli personel hakkında da uygulanır.”
MADDE 13- 1211 sayılı Kanuna 68 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Disiplin işlemlerine ilişkin diğer hükümler ve görevden uzaklaştırma:
MADDE 68/B- I- Disiplin soruşturması ve savunma hakkı:
a) Disiplin soruşturması Banka denetim elemanları tarafından yapılır.
b) Banka personeli hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasına başlanmış olması, aynı olaydan dolayı disiplin soruşturması yapılmasına ve disiplin cezası verilmesine engel olmaz.
c) Banka personeli hakkında, savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Yedi günlük süre içinde kabul edilebilir bir özre dayanmaksızın savunmasını yapmayan Banka personeli, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.