Eskiye dönüp Cultic oynamış.
90'lara Dönünce Kalacultic Öyle – Cultic İncelemesi
boomer shooter türünün hayranı, 90'ların efsaneleri doom ve quake'i tatmış biri olarak, genç geliştirici jason smith'in yeni oyunu cultic'ten keyif almamak elde değilmiş.
yaş olmuş 46 (baba şakası bile olamayacak başlıktan anlamışsınızdır bir şeyler), boomer shooter alt türünü beğenecek faniler listesinde elbette adımı göreceksiniz. doom, quake ve blood gibi efsaneleri zamanında tatmış bu arkadaşınızın cultic‘ten keyif almaması düşünülemezdi. tek kişilik dev kadro jason smith (firma adı jasozz games) 34 yaşında genç bir geliştirici ancak nişancı türünün köklerine ve … 90’lara dönünce kalacultic öyle – cultic i̇ncelemesi ilk olarak frpnet 'te yayınlandı.
Yaş olmuş 46 (baba şakası bile olamayacak başlıktan anlamışsınızdır bir şeyler), boomer shooter alt türünü beğenecek faniler listesinde elbette adımı göreceksiniz. Doom, Quake ve Blood gibi efsaneleri zamanında tatmış bu arkadaşınızın Cultic‘ten keyif almaması düşünülemezdi.
Tek kişilik dev kadro Jason Smith (firma adı Jasozz Games) 34 yaşında genç bir geliştirici ancak nişancı türünün köklerine ve ağa babalarına öylesine hakim ki, Cultic ile sevgisinin meyvesini bir güzel ortaya koymuş. Jason, Cultic’te Amerika’yı yeniden keşfetmiyor, türe evrim geçirtme derdinde hiç değil. 90’larda bu oyunları özel yapan kimya neyse onu araştırmış ve özünü yakalamış belli ki. Bazıları için sıradan bir kopya gibi gözükebilir Cultic ancak tek derdiniz yenilik değilse buradan keyif çıkartmamak sadece ve sadece ülkemizin bizi soktuğu garip psikoloji ile açıklanabilir.
Bana Sadece Cultic Oynarken Boomer Diyebilirsiniz…
Boomer shooter dedik ya, öyle derin bir öykü bekleyeniniz yoktur diye düşünüyorum. 1960’lı yıllardayız ve şeytana tapan bir tarikatın izini süren Jacob isimli bir dedektifi kontrol ediyoruz. Pusuya düşürülen Jacob, kendisini ceset yığını içinde uyanmış şekilde bulur. Ölmüş olması gerekiyordur ancak bir şekilde hayattadır. Artık insanların gizemli bir şekilde kaybolmasını ve tarikatın köklerini daha kararlı bir şekilde araştıracaktır. Öykümüz bu; başı sonu belli bir hikaye ancak burada önemli olan bol ters köşeli, derin bir hikaye değil. Oynanabilirlik ve aksiyondan alacağınız keyif açık ara birinci hedef, buna da büyük ölçüde ulaşılmış zaten.
Cultic örnek aldığı oyunların aksiyon dinamiklerini eksiksiz modellemiş durumda. Basit bir balta ile başladığımız aksiyonda, dönemin silahlarından ufak bir seçki sunuluyor. Baştan sona elde ettiğimiz silah sayısı az gelebilir ancak bunun 1960’ların ruhu dışına çıkmamak adına bilinçli bir tercih olduğunu düşünüyorum. Tabanca, pompalı tüfek ve dinamit gibi seçeneklerimiz var. Her birinin ateş gücü farklı olduğu için çatışmalarda biraz taktik yapmanız gerekecek. Silahlar arası hızlı geçiş tuşu yok, L1’e basılı tutarak açılan radyal menüden seçiminizi yapmalısınız. Bu menüyü açtığınızda oyun tamamen durmuyor, ciddi şekilde yavaşlıyor ancak düşman ateşine karşı açık kalıyorsunuz. O yüzden ufuktaki düşman hareketliliğine göre önceden ufak bir taktik yapmanızda fayda var.
Taktik demişken, oyunda siper kullanımına da önem verilmiş. Öyle yeni nesil siper alma tuşu falan beklemeyin, dümdüz çömelerek saklanıyorsunuz işte. Düşmanların ateş gücü hiç de fena değil, Quake günlerinize dönün hemen. 4-5 düşman arasına daldığınızda sağlık falan bırakmıyorlar. O yüzden çömelerek ilerlemek ve düşmanın ateş etme rutinlerini hesaplayıp kafayı kaldırmak ve ateş etmek önemli. Başka yetenekler de sunuyor Cultic; tekme atma, hızlı koşup kayarak vurma ve seri olarak atılma hareketi yapmanıza olanak tanıyor. Bunları seri bir şekilde 3 kez yapabilirsiniz, sonra nokta ile gösterilen yetenek barının dolmasını beklemelisiniz. Sizin dostunuz Cultic, bu barı hızlıca dolduruyor. Merak edilecek bir durum yok. Bu ekstra yetenekler karambolde kaldığınızda hayat kurtarabiliyor.
Ufak bir gelişim sistemi de mevcut. Cultic’in 25 adet detaylı haritasında gezinmek zaten keyifli, üzerine bir de amaç eklenmiş. Haritaların sağına soluna saklanmış silah parçalarını bulduğunuz takdirde karşınıza çıkan gelişim masalarında istediğiniz silahı geliştirebiliyorsunuz. Basit gözüktüğüne bakmayın sakın, gelişimlerin silahlardaki etkisi çok net ve aksiyonu bir güzel hareketlendiriyor. Elbette güçlendikçe ibre iyice size dönüyor ve ateş gücünüz başka yerlere geliyor.
HEM YENİYİM, HEM ESKİ…
Cultic’in görsel dili müthiş. Eskileri güzelce yad edelim diye düşük piksel iki boyutlu karakter modellemeleri var. Ölü düşmanın etrafında dönerken iki boyutundan utanır gibi sizi takip ediyor. Çevre modellemeleri ise 3 boyutlu yapılmış. Patlama ve ateş modellemeleri de 2 boyutlu. Eski ile yeninin buluşması hem nostaljik, hem de taze bir tat bırakıyor. Tek kişinin elinden çıkma bir oyun bu ancak bir kez tökezlediğini, hata verdiğini görmedim. 60fps’de de yağ gibi akıyor Cultic, PS5’in gücünden bir güzel faydalanıyor.
Harita tasarımları çok hoşuma gitti. 90’lardaki klasiklerde hissedilen en büyük problem, haritaların çok benzer ilerlemesidir. Cultic bu sorunu yolun başında fark etmiş belli ki, bölümler geçtikçe mekan tasarımları da ciddi şekilde farklılaşıyor. Genel itibariyle karanlık bir oyun ama sizi tarikat yuvalarından madenlere kadar çok farklı yerlere götürüyor. Cultic Turizm’e gelmeyen kalmasın kısacası. Açık uçlu harita yapısı da sizi keşfetmeye zorluyor ki silah gelişimi adına önemli bir şevklendirme bu. Kaybolması kolay bu arada ancak dokunmatik panel ile açılan harita biraz karışık da olsa hemen imdadınıza yetişiyor.
Yeni nesil Doom ve John Carpenter üstadın film müziklerini anımsatan müziklere bayıldım. Bazen dingin ama gergin, geneldeyse gitarları merkezine alan tempolu müzikler, aksiyon ile müthiş bir uyum içerisinde. Doom’un aksiyonu merkezine alan FPS oyunlarına standartmış gibi gösterdiği bu müzik diline (özellikle de sıkı bir metal müzik dinleyicisi olarak) hayranım. Daha çok oyunda görmek… Pardon, duymak dileğiyle.
Cultic Complete Edition, 2022’deki PC versiyonunun üzerine ekstra içerik dışında bir şey koymuyor ancak kendisiyle o yıllarda tanışmamış oyuncular için bulunmaz bir güzellik. Kusurları elbette var; hikayesi yok, türe asla bir yenilik getirmiyor. Diğer yandan; başından sonuna asla sıkmıyor, keşfe izin veren geniş haritaları ve soluksuz çatışma dinamikleriyle bol bol eğlendiriyor. Aradığımız da bu değil mi zaten? ”Evet, bunu arıyorum” diyen genç yaşlı tüm oyuncular Cultic‘e fırsat vermeli.
90’lara Dönünce Kalacultic Öyle – Cultic İncelemesi ilk olarak FRPNET'te yayınlandı.