15 Temmuz'u yine anmışlar.
AKÜ'de 15 Temmuz Paneli: “İhanetin Kronolojisi ve Diriliş Ruhu” Temalı Konferans Düzenlendi
afyon kocatepe üniversitesi'nde 15 temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümünde "17-25 aralık'tan 15 temmuz'a i̇hanetin kronolojisi" başlıklı konferans düzenlendi. i̇çişleri eski bakanı selami altınok konuşmacı oldu.
afyon kocatepe üniversitesi (akü), 15 temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümünde “17-25 aralık’tan 15 temmuz’a i̇hanetin kronolojisi” başlıklı kapsamlı bir konferansa ev sahipliği yaptı. i̇çişleri eski bakanı ve erzurum milletvekili selami altınok’un konuşmacı olarak katıldığı programda, darbe girişiminin arka planı ve türk milletinin yazdığı diriliş destanı tüm yönleriyle ele alındı.
Afyon Kocatepe Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa; Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Afyonkarahisar Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Yıldız, İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Kaya protokol üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. 15 Temmuz’un sadece bir darbe girişimi değil, bir milletin varlık mücadelesi olduğu vurgulanan programda, tarihe not düşen önemli tespitler yapıldı.
“15 Temmuz, Emperyalizme Yaslanan İş Birlikçi Bir İhanetti”
Konferansın açılış konuşmasını yapan AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, 15 Temmuz’u diğer darbe girişimlerinden ayıran temel özelliklere dikkat çekti. Karakaş, “15 Temmuz, Türkiye aleyhine emelleri olan emperyalistlere yaslanan, dini kisveye bürünmüş, vatanın bütünlüğüne kasteden bir ihanet karakteri taşıyordu” dedi. Rektör Karakaş, o gece toplumda üç farklı sosyolojik yapı gözlemlediğini belirterek şu çarpıcı tespitte bulundu: • İhanet Sosyolojisi: Örgüt temsilcilerinin ihanet odaklı yapısı. • Direniş Sosyolojisi: Ülkenin omurgasını oluşturan, ferasetiyle sokaklara inen millet iradesi. • Umursamaz Sosyoloji: İhanet anında dahi bankamatik ve market kuyruklarına giren, vatanın derdinden uzak kesim.
Vali Aktaş: “Mücadelenin İçindeydik, Şahidiyiz”
Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, konuşmasında 17-25 Aralık sürecinin öncesine dair kişisel tanıklıklarını paylaştı. “17-25 Aralık öncesinde, görev yaptığımız yerlerde bu yapının faaliyetlerinin hem içinde hem de şahidiydik” diyen Vali Aktaş, gençlere hitaben şunları söyledi: “Bu konferans, sürece yaş itibarıyla vakıf olamayan gençlerimiz için büyük bir fırsattır. İrademizi tazelemek ve tarihe ışık tutmak adına bu buluşmayı çok önemsiyoruz.” Eski Bakan Altınok: “FETÖ, Uluslararası İstihbaratın Kullanışlı Bir Aparatıydı” Konferansın ana konuşmacısı İçişleri Eski Bakanı Selami Altınok, FETÖ’nün sadece 17-25 Aralık’la başlayan bir yapı olmadığını, köklerinin 1966’lara dayandığını belirtti. Altınok, örgütün stratejisini şu sözlerle özetledi: “Bunlar, dini kisve altında memleketi ele geçirmeye çalışan, uluslararası istihbarat örgütlerinin kullanışlı bir aparatıydı. IQ’su yüksek gençlerin beyinlerini yıkayıp, soruları çalarak devletin tüm kademelerine sızdılar. 28 Şubat’ın baskıcı zihniyeti bir yandan inançlı insanları sindirirken, diğer yandan FETÖ’nün okullarının önünü açarak devleti kendi içinden çökertmek için zemin hazırladı.”
“Devlette Referans Olmadan Yükselme Şansı Kalmamıştı”
Eski İçişleri Bakanı Altınok, FETÖ’nün kamudaki yapılanmasına dair çarpıcı detaylar vererek, “Yargıda, poliste, mülki idarede ve askeriyede bunlardan referans almayan birinin yükselebilme şansı kalmamıştı. 90’lı yıllardan itibaren bu altyapıyı ilmek ilmek işlediler” ifadelerini kullandı. Öte yandan 28 Şubat dönemine de değinen Altınok, 28 Şubat sürecine de değinen Altınok, o dönemde inançlarını yaşamak isteyen vatandaşların çeşitli zorluklarla karşılaştığını belirterek, Türkiye’nin geçmişte farklı vesayet anlayışlarıyla mücadele ettiğini söyledi. 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olmasının en önemli nedeninin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milleti meydanlara davet etmesi olduğunu ifade eden Altınok, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Milletin iradesinden başka bir irade tanımadım, tanımayacağım”dedi. Konferans, 15 Temmuz şehitlerinin rahmetle, gazilerin ise minnetle anılmasıyla ve toplu çekimiyle sona erdi.