Algoritma kuryeyi tehdit etmiş.
Algoritma çarkı işçi kuryeye tehdit
algoritmanın patronluğu, "kendi işinin sahibi" illüzyonuyla kuryeleri mağdur ediyor. sigortasız, tazminatsız ve sendikasız işçilerin oecd'ye göre yüzde 60'ından fazlası güvencesizlik nedeniyle borç sarmalına ilk itilenler.
algoritmanın patronluğu, ‘‘kendi işinin sahibi’’ illüzyonuyla kuryeleri mağdur ediyor. sigortasız, tazminatsız ve sendikasız işçilerin oecd’ye göre yüzde 60’ından fazlası güvencesizlik nedeniyle borç sarmalına ilk itilenler.
İşsizliğin derinleştiği, üretimin hizmet ve inşaat sektörlerine yenildiği ve krizin giderek daha ağırlaştığı ülkede, gençler için yeni iş modelleri müjde" gibi sunuluyor.
Milyonlar, "kendi işinin patronu" illüzyonu, "evden çalışma kolaylığı" gibi vaatlerle güvencesiz işlere itiliyor.
Dijital platformların çoğalması ile bunlara bağlı çalışan çağrı merkezi işçilerinin yanı sıra özellikle motokuryeler, sendikasız, tazminatsız ve güvencesiz çalıştırılanların başında geliyor.
Dev ticaret ve yemek şirketlere çalışan kuryelerin, "kendi hesaplarına çalışan" esnaflığa mecbur edilmesi nedeniyle sigorta primleri dahi ödenmiyor. Şirketler işçiyi kadrosuna alıp sigorta, yemek, kıdem tazminatı ve yıllık izin yükümlülüğünün altına girmemek için "şirket kurma" zorunluluğu getiriyor. İşçi, kâğıt üstünde vergi mükellefi bir esnaf ama gerçekte hangi saatte işe başlayacağına, hangi siparişi hangi hızla götüreceğine şirketin yapay zekâ algoritması karar veriyor.
TÜİK’e göre örgütsüz işçilerin kazançları örgütlülere göre yarı yarıya düşerken OECD verilerine göre de bu çeşit işlerde çalışanların işsizlik ödeneği, ücretli hastalık izni, iş kazası tazminatı ve kıdem tazminatı gibi en temel sosyal koruma mekanizmalarına erişim oranı, kadrolu işçilere kıyasla yüzde 35 daha düşük. OECD İş Kalitesi Endeksi’ne göre de platform çalışanlarının yüzde 60’ından fazlası, tek geçim kaynakları olan bu işte paket başı ücretlendirme yüzünden aylık gelirlerinde sert dalgalanma yaşıyor. Bu işçiler, tüm dünyada da borç sarmalına en hızlı sürüklenen kesim. Verilere göre kuryelerin, çağrı merkezi çalışanlarının ve lojistik işçilerinin yer aldığı özel sektörde gerçek sendikalaşma oranı yüzde 5’in bile altında hesaplanırken Türkiye, her türlü işkolundaki örgütlülük oranıyla OECD listelerinin dibine demir atmış durumda.
ALGORİTMA PATRONLARI DA EMEKÇİ DÜŞMANI
İşçi, her ay kendi Bağ-Kur primini ödemek zorunda. Ekonomik kriz dönemlerinde kazandığıyla geçinemeyen kuryelerin ilk feda ettiği şey de primler oluyor. Bu da hastalandığında sağlık hizmeti alamayan, gelecekte emeklilik hakkı gasp edilen binlerce güvencesiz işçi yaratıyor.
Algoritmaların hız baskısının yanı sıra paket bıraktıkça kazanabilen kuryeler için yollar adeta iş cinayeti havzası. Puan baskısı da durumu pekiştiriyor. Puanı düşen, geciken işçi sistemden atılıyor, yani tazminatsız kovuluyor.
İşçilerin güvencesizlik, sömürü ve iş cinayeti rejimine karşı en önemli silahı örgütlülük de kuryeler için neredeyse imkansız. Esnaflık modeline itilen kuryeler işçi sendikalarına zaten üye olamazken tüm ülkede taşımacılık işkolunda örgütlülük oranı yalnızca yüzde 9,86. Bu işkolunda TİS barajını aşan 5 sendika var ancak bunların önemli kısmı kamu işçilerinin örgütlü olduğu sendikalardan oluşuyor. Esnaf-kuryeler "bağımsız yüklenici" göründüğü için yasal olarak sendika çatısı altında toplu iş sözleşmesi (TİS) yapamıyor. Özellikle restoranlara çalışan işçiler de eğlence ve konaklama işkolunda görünürken burada da Turizm, Eğlence ve Hizmet İşçileri Sendikası (TEHİS), Nakliyat-İş ve Kurye Hakları Derneği gibi örgütlerin çatısı altında bir araya geliyor. İşçiler, örgütlenmenin önündeki tüm engellere rağmen kontak kapatma, siparişi reddetme ve konvoylu eylem gibi direnişlerle hakları için ayağa kalkmaktan geri durmuyor. Kurye Hakları Derneği’nin 2025 yılı raporuna göre güvencesizlik, meslek hastalıklarına karşı da işçiyi korumasız hale getiriyor. Patronun ödemesi gereken prim borcu kendi sırtına yüklenen işçiler, kas ve iskelet sorunları ile motor sürmekten dolayı görülen beyaz parmak sendromu gibi hastalıklara karşı etkin tedaviye erişemiyor.