Erden Kıral'ın Anadolu'su film olmuş.
Anadolu’nun Görsel Hafızası Büyük Usta Erden Kıral
türk sinemasının usta yönetmeni erden kıral'ın filmlerinde anadolu'nun toprağı, emeği ve insan hikayeleri başrol oynuyor. taşra, onun gözünden sinematografik birer unsura dönüşüyor.
erden kıral, kuşkusuz türk sinemasının ölümsüz yönetmenlerinden biridir. onun filmlerinde halkın, emeğin, toprağın ve kurak iklimin tınıları ağır basar. kıral sineması, iklimin insan kaderi üzerindeki etkisini, inancını, yaşayışını ve coğrafyayı adeta bir başrol edasıyla işlemeye yönelir. genellikle sürgün yeri ya da kaçınılan yer şeklinde temsil edilen taşra, kıral’ın perspektifinde birer sinematografik unsura dönüşmektedir. bilindiği üzere […] anadolu’nun görsel hafızası büyük usta erden kıral yazısı ilk önce marjinal sinema kültür üzerinde ortaya çıktı.
Erden Kıral, kuşkusuz Türk sinemasının ölümsüz yönetmenlerinden biridir. Onun filmlerinde halkın, emeğin, toprağın ve kurak iklimin tınıları ağır basar. Kıral sineması, iklimin insan kaderi üzerindeki etkisini, inancını, yaşayışını ve coğrafyayı adeta bir başrol edasıyla işlemeye yönelir. Genellikle sürgün yeri ya da kaçınılan yer şeklinde temsil edilen taşra, Kıral’ın perspektifinde birer sinematografik unsura dönüşmektedir. Bilindiği üzere Türk Sineması, eril kodlara sahip siyasi ve politik filmlerin yurdu olmuştur. Özellikle Toplumcu Sinema örneği halk kahramanlarıyla ve yiğitlik mitleriyle doludur. Kıral’ın politik iklimi merkezden taşraya, bizden olandan öteki olanın dünyasına yolculuk gerçekleştirir. Kıral, seyircisine güçlü olmayı ve kendin olmayı öğütler. Onun bakışı gerçekliğin uçlarında, çamurun içinde, karlı dağlarda bir kurtarıcı ya da ilah vadetmez. Bundandır ki huzursuz bir izlek üzerinden filmografisini sağlam adımlarla inşa eder.
Tam da bu açıdan yaklaştığımızda Erden Kıral’ın 1983 yapımı başyapıtı Hakkâri’de Bir Mevsim, kurtarıcı beklentisinin, egemen aydın kimliğinin ve medeniyetin kurduğu adalet yanılsamasının hicivsel bir hikâyesidir. Ferit Edgü’nün O (1977)romanından sinemaya aktarıla film, kibrin ve “bizden olanın” çaresizliğini aktarmaktadır. Bugün, aramızdan ayrılışının dördüncü yılı vesilesiyle Kıral’ı sevgi ve özlemle yad ediyorum. Ancak asla veda etmiyorum. Bu hususta yazımın devamında Kıral’a saygı duruşu niteliğinde en sevdiğim filmi olan Hakkâri’de Bir Mevsim’i ve Kıral sinemasına değinmek istiyorum.
Hakkari’de Bir Mevsim, Genco Erkal’ın canlandırdığı öğretmenin hikâyesine odaklanır. Karakterin bu unutulmuş köyde ne bir adı ne de bir önemi yoktur. Onu Hoca ya da Öğretmen olarak tanırız. Öğretmen, Hakkâri’nin ücra bir köyüne atanarak olay örgüsünün başlamasına vesile olur. Alışılagelmiş sinema kodları seyirciye ilk etapta Batı-Doğu ikiliği kurar. Modern bir öğretmenin köyün ortasında ne işi var ya da buradaki esas konu ideallerse gerçekten Batı’daki kişiler ötekileri ne kadar umursar gibi düşünceler sorgulatır. Kıral, tam da bu açıdan yaklaştığımızda kendi üslubuyla soruları yanıtlamaya çalışır. Çünkü Kıral sineması tüm kalıp yargıları bozguna uğratmaktadır.
Daha önce de belirttiğim gibi sistemle ve çoğunluğun adalet anlayışıyla derdi olan bir adamdır. Öte yandan Kıral’ın temsil filmlerinden biri olan Hakkari’de Bir Mevsim Genco Erkal’ın oyunculuğuyla ve karakteri üstüne giyinişiyle de takdiri hak eder. Yönetmen-oyuncu uyumunun görsel bir kanıtı olan film sinema tarihimizin mihenk taşları arasında yerini alır. Özellikle Genco Erkal, öğretmen imgesiyle eğitimli ve aydın sınıfın entelektüel yansımasıdır. Ancak bu sert coğrafyada bilimsel bilginin yetmediği nice problemle karşılaşır. Şüphesiz Öğretmen’in eğitici misyonu ayrımcılığı, sömürü düzenini ya da cehaleti ortadan kaldıracak bir mesih değildir. Aksine, kendi varoluşsal boşluğunu doldurmak için “öteki”ne sığınan, orada kendi günahlarını temize çekmeye çalışan bir sürgündür.
En nihayetinde kimsenin değişmeyeceği, üstelik değişimin korkunç bir canavar olarak görüldüğü bu kasaba kadınların, çocukların ve toprağa adım basan her yurttaşın kâbusudur. Devletin, eril sistemin ve etnik farklılıkların özellikle de 1980’li yılların buhranını yansıtan Hakkâri’de Bir Mevsim isimsiz olarak yaşayıp göçen binlerce kahramana yakılan bir ağıttır.
Anadolu’nun Görsel Hafızası Büyük Usta Erden Kıral yazısı ilk önce Marjinal Sinema Kültür üzerinde ortaya çıktı.