CHP'nin içini boşver, milletin derdi geçimmiş.
Arzuhal…
chp'deki tartışmaların siyaset gündemini meşgul ettiğini belirten yazar, vatandaşın asıl gündeminin ise geçim sıkıntısı olduğunu savundu.
chp'deki tartışmaların siyaset gündemini meşgul ettiğini belirten yazar, vatandaşın asıl gündeminin ise geçim sıkıntısı olduğunu savundu.
YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN
“CHP’de ayrılık ne zaman? Paralel yapılanma CHP’de ne tür sorunlar oluşturur? Özgür Özel ayrıldığında kaç vekil onunla gider? Kılıçdaroğlu bir sonraki kurultayda aday mı? Ya da Kılıçdaroğlu görevi neden kabul etti?”
Soruların hiçbirine hiçbir muhatap net cevap vermiyor. Ancak artık ok yaydan çıktı. Özgür Özel, alabildiği kadar vekili yanına alıp yeni bir parti kuruyor. İmamoğlu finansör. Özgür Özel Genel Başkan. Cumhurbaşkanı adayı da olursa şaşırmayın. Ama CHP’nin de içinde olduğu muhalefetin adayı mı yoksa “yeni parti”nin adayı mı bilen yine yok!
Kılıçdaroğlu, muhtemel ki seçim arafesinde bir kurultay planlıyor. Yargıtay da o zamana yakın karar verir gibi görünüyor.
VATANDAŞIN GÜNDEMİNDE “CEBİ” VAR
Peki asıl yakıcı soru şu: Türkiye’nin veya vatandaşın gündemi CHP mi, yoksa bambaşka şeyler mi?
Bize göre vatandaşın birinci gündem konusu “cebi”nin durumu. Yani kaç kuruş daha cebine girecek? Geçim sıkıntısı, vergi borcu, alım gücü…
Dahası, küçük ve orta ölçekli esnafın, dar gelirlinin “faiz kıskacından çıkma hayali..!”
Bir hafta içinde üç önemli şehre gittim. Kars, Elazığ ve Balıkesir.
Sizce bu üç ilde karşılaştığım vatandaşların ortak sorunu nedir?
Hemen söyleyelim. Sokağın hareketi. Eski alışverişin olmayışı. Esnafın “faiz cenderesi”yle boğuşması, dar gelirlinin ayın sonunu getirememesi.
ETRAFIMIZDAKİ ATEŞ ÇEMBERİNDEN ÜLKEYİ KORUYANLAR
İyi de NATO gibi dev bir organizasyonu alnının akıyla geçirmiş, etrafındaki ateş çemberinden ülke uzak tutmuş bir hükümet var. Yetmez mi?
Yeter elbet! Yetmez olur mu? Elbette ki kuzeyimizdeki Ukrayna savaşı, Güney doğumuzdaki İran savaşı bizi derinden etkiliyor. Dahası 15 yıla yakın sürmüş bir iç savaşın yaralarını saran Suriye’nin Türkiye’yi etkilememesi mümkün mü? Daha iki yıl önce “Suriyeliler” diye bir sorun gündemin önemli sırasında yerini almıştı.
Bütün bunlar, hükümetin başarı hanesindedir ve hakkı teslim edilmelidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın canla başla verdiği mücadele sonucunda Türkiye savunma sanayinde ilk 10 ülke arasına girdi.
FAİZ KISKACI VATANDAŞI ESİR ALDI
Bütün bunlarla birlikte, pandemi sonrası oluşan ekonomik düzen geldi ve Türkiye’de “faiz” kıskacıyla vatandaşı kıstırdı.
Parası olan bankaya faize koyuyor. Öyle çok faizde parası olan var ki sormayın.
Bir de parası olmayanların, faiz ödemek zorunda olduğu haller.
Balıkesir’de bir esnaf şöyle diyor, “2001’de iflas etmiştim. Sonra çalıştım, çalıştım çalıştım bir servet edindim. Ticaretle mal-mülk sahibi oldum. Şimdi 2 milyon kredi çektim. 4 milyon olarak ödeyeceğim. Batıyorum.”
O esnafın mekanında çalışan bir garson, “Müşterimiz yarı yarıya düştü” diyor. Yaz günlerine bel bağlıyor.
KERVANDA GERİDE KALMA OLMA İHTİMALİ OLANLARA POZİTİF AYRIMCILIK
Türkiye’nin türlü halleri var. Biz en altta kalanların haliyle hem hal olma derdindeyiz. En altta kalanlar, kervanda en geride kalanlardır ki tamamen yolda kalma ihtimali olanlar da bu kesim.
Onlara karşı pozitif ayrımcılık yapılmalı ki kervanda kimse yolda kalmasın.
Ne var ki bugünlerde “faiz sarmalı” yüzünden o kesime karşı pozitif ayrımcılık yapılmıyor.
Pandeminin ilk döneminde Yeni Şafak’ta “Zenginden alın, fakire verin” yazıları yazmıştık. Şimdi bir kez daha hatırlatmakta yarar var…
Faiz kıskacından vatandaşı kurtarmanın kestirme yollarını bulalım. Bu iki.
Ve son; toplumsal yarılmanın farkında mıyız? Vurdum duymaz, bencil bir toplum olduk. Üstüne bir de kural tanımayan…
Muhatabına Not: Yarın 15 Temmuz. Yani FETÖ’cü alçaklar eliyle Türkiye’de darbe yapmaya kalkışanlara karşı bu milletin verdiği büyük mücadelenin yıl dönümü. 10 yıl geçti. Şimdi geriye dönüp bakma zamanı. 10 yılda 15 Temmuz Destanı milletin ruhuna işlenebildi mi? Bu işlere kafa yoran biri olarak, hicran duyuyorum… “Kültürel İktidar” tartışmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan başlattı, peki camianın entelektüel isimlerinin bu tartışmaya katkısı ne oldu? Bilen, beri gelsin.