Ekmek farkını kan şekeriyle gösterdiler.
Beyaz mı, kepekli mi? İçerik üreticisi kan şekeri cihazıyla ikisinin farkını net gösterdi
günümüz beslenme alışkanlıklarında sağlıklı seçenek arayışı giderek artıyor. günlük karbonhidrat alımımızda merkezi rol oynayan ekmekler, organizmamızın enerji dengesi ve metabolik faaliyetleri üzerinde doğrudan etkili oluyor.
günümüz beslenme alışkanlıklarında sağlıklı seçenek arayışı giderek artıyor. günlük karbonhidrat alımımızda merkezi rol oynayan ekmekler, organizmamızın enerji dengesi ve metabolik faaliyetleri üzerinde doğrudan etkili oluyor.
Kilo hakimiyetini sağlamak ya da daha dengeli beslenmek isteyenlerin tercihi, beyaz ekmekten vazgeçip tam tahıl bazlı ürünlere kayıyor. Bu tercih gerçekten bu kadar önemli bir fark oluşturuyor mu?
Onur adlı içerik üreticisi, mutfakların vazgeçilmez ikilisi olan tam buğday ekmeği ile beyaz ekmeği kendi kan değerleri üzerinden karşılaştırdı. Glukometreyle takip ettiği bireysel deney, bu iki gıdanın glisemik indeks etkilerini açıkça gösterdi. En önemlisi: İnsülin salınımlarını minimum seviyede tutmak!
Açlık kan şekeri 126 seviyesindeyken bir dilim beyaz ekmek tüketen içerik üreticisi, tam bir saatin ardından yaptığı ikinci ölçümde glukoz seviyesinin 175 birime fırladığını kaydetti.
Bu durum, beyaz unun liflerinden tamamen arındırılmış olması nedeniyle metabolizma tarafından çok hızlı sindirildiğini ve kana adeta bir bomba gibi karıştığını kanıtlıyor.
Beyaz ekmek tüketimi sonrası yaşanan bu 50 birimlik ani yükseliş, gün içinde neden aniden acıktığımızı ve tatlı krizlerine girdiğimizi de çok iyi özetliyor.
Diğer tarafta ise tam buğday ekmeği glukoz seviyesini sadece 20 birim yukarı taşıyor. İşte bu çarpıcı farkın arkasında, tam buğday ununun içinde barınan doğal lifler, rüşeym ve kepek tabakası oluşturuyor.
Lif zenginliği sindirimi yavaşlatarak karbonhidratların kana kademeli, dengeli ve sakin bir şekilde salınmasını sağlıyor.
Sonuç olarak vücut ani insülin dalgalanmalarıyla sarsılmıyor ve çok daha uzun süre tok kalabiliyor. Her iki ekmek türünün oluşturduğu bu net fark, sağlıklı beslenme tercihlerinin sadece kalori hesaplarından ibaret olmadığını, glisemik kontrolün ne denli hayati bir rol oynadığını açıkça kanıtlıyor.