Bilinç teorileri eski yerlere bakmış.
Bilim insanları bilinci beyinın yanlış bölgesinde aramış
nörobilim araştırmalarını inceleyen peter coppola, bilinç teorilerinin beynin en eski bölgelerini göz ardı etmiş olabileceğini belirtti.
i̇nsan bilincini ortaya çıkartan şey nedir? beynin bazı bölgeleri diğer bölgelerinden daha mı önemlidir? bilim insanları bu tür sorulara derinlikli cevaplar aramaya 35 yıl önce başladı. araştırmalar ilerleme kaydetti fakat bilincin gizemi hala güncelliğini koruyor. yeni yayımlanan makalemde, bilinç adına beynin bazı bölümlerinin diğerlerinden daha mı önemli olduğunu görmek için 100 yılı aşkın bir süredir yürütülen nörobilim araştırmalarını inceledim. elde ettiğim bulgular, bilinç üzerine çalışan bilim insanlarının beynin en eski bölgelerini göz ardı etmiş olabilecekleri gösteriyor. nörobilimciler tarafından bilinç genelde, bir elmayı tatma ya da kabuğunun kırmızılığını görmek gibi öznel deneyimlere sahip olunabilme şeklinde tanımlanır. önde gelen bilinç teorileri, insan the post başlıca bilinç teorileri beynin yanlış bölgesine odaklanıyor olabilir – peter coppola first appeared on öncül analitik felsefe .
İnsan bilincini ortaya çıkartan şey nedir? Beynin bazı bölgeleri diğer bölgelerinden daha mı önemlidir? Bilim insanları bu tür sorulara derinlikli cevaplar aramaya 35 yıl önce başladı. Araştırmalar ilerleme kaydetti fakat bilincin gizemi hala güncelliğini koruyor.
Yeni yayımlanan makalemde, bilinç adına beynin bazı bölümlerinin diğerlerinden daha mı önemli olduğunu görmek için 100 yılı aşkın bir süredir yürütülen nörobilim araştırmalarını inceledim. Elde ettiğim bulgular, bilinç üzerine çalışan bilim insanlarının beynin en eski bölgelerini göz ardı etmiş olabilecekleri gösteriyor.
Nörobilimciler tarafından bilinç genelde, bir elmayı tatma ya da kabuğunun kırmızılığını görmek gibi öznel deneyimlere sahip olunabilme şeklinde tanımlanır.
Önde gelen bilinç teorileri, insan beyninin korteks ismi ile anılan dış tabakasının bilinç için temel nitelikte olduğunu ileri sürmektedir. Bu tabaka büyük ölçüde, evrimsel tarihimizde daha yeni bir unsur olan neokorteks’ten (yeni-korteks) oluşmaktadır.
Neokorteksin altında bulunan insan subkorteksi (alt-korteks, şekil-1 kahverengi kısım), son 500 milyon yıldır fazla değişmemiştir. Bir televizyon için elektrik ne kadar gerekliyse bilinç için de subkorteks o kadar gereklidir, fakat tek başına yeterli değildir.
Bilinçle ilgili bazı nörobilimsel teorilere göre, bilincin oluşumunda önemsiz atfedilen başka bir bölge daha vardır. Bu bölge, neokorteksten daha eski olan ve kafatasının arkasına sıkışmış küçük bir beyne benzeyen beyinciktir (cerebellum). Bilinçsizlik durumlarında (örneğin komada) beyin aktiviteleri ve beyin ağları aksamaya uğrar. Bu değişimlerin hepsi korteks, subkorteks ve beyincikte gözlemlenebilir.
Beyin uyarımı bize neyi gösteriyor?
Araştırmamın bir parçası olarak, beyin bölgelerine elektrik akımı vererek ya da manyetik darbeler uygulayarak beyin aktivitesinde değişiklikler meydana getirildiğinde bilincin nasıl etkilendiğine dair çalışmaları inceledim.
İnsanlar ve hayvanlar üzerinden gerçekleştirilen bu deneyler, beynin sözünü ettiğimiz üç bölümünden herhangi birindeki aktivite değişikliğini bilinci etkileyebileceğini gösterdi. Neokorteksin aktivitesindeki değişim benlik algısını değiştirebilir, halüsinasyon gördürtebilir veya muhakeme yetisini etkileyebilir.
Subkorteksteki değişimin ciddi sonuçları olabilir. Depresyonu tetikleyebilir, bir maymunu anesteziden ayıltabilir veya bir fareyi bayıltabilir. Uzun bir süredir önemsiz görülen beyinciği bile uyardığımızda, bilinçli duyusal algı değişime uğrayabilir.
Ancak bu araştırma, bilincin nereden geldiği konusunda kesin vargılara ulaşmamızı engelliyor, çünkü beynin bir bölgesini uyarmak başka bir bölgeyi etkileyebiliyor. Televizyonun fişini prizden çektiğimizde olduğu gibi bilinci destekleyen koşulları değiştirmiş oluruz fakat bilincin kendi mekanizmalarına müdahale etmemiş oluruz.
Bu ikilemin çözümüne katkısı olabilir diye hastalarla ilgili bazı verileri inceledim.
Fiziksel bir travma sonucu oluşan hasar ya da beyindeki oksijen yetersizliği deneyimlerde bozuluşa neden olabilir. Neokorteksin zarar görmesi, elinizin size ait olmadığını düşünmenize, görüş alanınızın bir tarafındaki nesneleri algılayamamanıza veya daha dürtüsel davranmanıza neden olabilir.
Beyincikleri ya da kortekslerinin ön kısmı olmadan doğan insanlarda da hala bilinçli görünebilir ve de normal bir yaşam sürerler. Fakat yaşamın ilerleyen dönemlerinde beyinciğin sonradan hasar görmesi halüsinasyonlara ya da duyguların tamamen farklılaşmasına yol açabilir.
Beynin en eski bölgelerine verilen zarar doğrudan bilinçsizliğe (bunların bir kısmı iyileşebilir) ya da ölüme neden olur. Fakat, televizyondaki elektrik gibi, subkorteks de sadece neokortkesi “çevrimiçi” tutuyor olabilir ve bu da bilincin ortaya çıkmasına neden olmuş olabilir. Bu nedenle, alternatif bir görüş olarak, beynin en eski bölgelerinin bilinç için yeterli olduklarına dair kanıtların bulunup bulunmadığını öğrenmek istedim.
Çocukların neokortekslerinin büyük bir kısımları veya bütünü olmadan doğdukları ender vakalar vardır. Tıp kitaplarına göre, bu kişiler kalıcı bir bitkisel hayatta olmalılardır. Ancak bu kişilerin üzüldükleri, oyun oynayabildikleri, başkalarını tanıyabildikleri veya dinledikleri müzikten keyif alabildiklerine dair raporlar bulunmakta. Bu durum, onların bir tür bilinçli deneyime sahip olduklarını düşündürmektedir.
Bu raporlar, belki de beynin en eski bölümlerinin temel bir bilinç için yeterli olduklarına dair epey dikkat çekici kanıtlar sunmaktadır. Veyahut, korteks olmadan doğulursa, beynin daha eski bölümleri, daha yeni bölümlerinin birtakım işlevlerini karşılamak üzere bir uyum sağlıyordur.
Hayvanlar üzerinde yapılmış bazı radikal deneyler, bizlere bir sonuca ulaşmamız konusunda yardımcı olabilir. Farelerden kedilere ve maymunlara kadar tüm memelilerde, neokorteks cerrahi müdahale ile çıkartıldığında, bu hayvanlar hala çok sayıda şeyi yapabilmişlerdir. Oyun oynayabilir, duygularını belli edebilir, öz bakım yapabilir, yavru bakımını sürdürebilir ve hatta öğrenebilirler. Şaşırtıcı bir şekilde, bu cerrahi müdahaleyi yetişkinken geçiren hayvanlar bile benzer davranışları sergileyebilmiştir.
Bütün bunlarla birlikte, elde edilen kanıtlar, bilinçle ilgili başlıca teorilerin çoğunun savunduğun aksine bilinç için korteksin gerekli olduğu görüşünü sarsmaktadır. Görünüşe göre, beynin en eski bölümleri, bir tür temel bilinç düzeyi için yeterlidir.
Beynin daha yeni bölümleri, eş deyişle beyincik, bilincimizi genişletip keskinleştiriyor gibi gözükmektedir. Bu da demek oluyor ki bilinçle ilgili teorilerimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. İşte bu durum, hasta bakımı ve hayvan hakları gibi konulardaki düşüncelerimizi etkileyecektir. En nihayetinde, bilinç sandığımızdan daha yaygın olabilir.
Peter Coppola – “Major theories of consciousness may have been focusing on the wrong part of the brain“, (Erişim Tarihi: 28.07.2026)