Trafik kazasında ölen nişanlı çiftin davası görülmüş.
Burdurlu nişanlı çiftin ölümüne ilişkin davada ilk duruşma! İşte mahkemede yaşananlar
isparta-antalya karayolundaki kazada yaşamını yitiren nişanlı çiftin davasında sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. mahkeme, sanık hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamına karar verip duruşmayı erteledi. aileler karara tepki gösterdi.
isparta-antalya karayolunda meydana gelen trafik kazasında, sözlendikten sadece bir gün sonra yaşamını yitiren burdurlu çift mustafa kılıç ile gizem ateş'in ölümüne ilişkin davada tutuksuz yargılanan sanık a.e.b. ilk kez hakim karşısına çıktı. mahkeme, sanık hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. müştekilerin aileleri ve yakınları karara tepki gösterdi.
Isparta-Antalya karayolunda meydana gelen trafik kazasında, sözlendikten sadece bir gün sonra yaşamını yitiren Burdurlu çift Mustafa Kılıç ile Gizem Ateş'in ölümüne ilişkin davada tutuksuz yargılanan sanık A.E.B. ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme, sanık hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık A.E.B., taraf avukatları, Mustafa Kılıç ve Gizem Ateş'in aileleri ile sanık yakınları katıldı.
Mahkemede savunma yapan sanık A.E.B., kazanın yaşandığı gün bir arkadaşının cenazesi için Isparta'ya geldiğini, cenazenin ardından Ağlasun'un Yazır köyüne gitmek üzere yola çıktığını söyledi.
Ağlasun yol ayrımını geçtikten sonra önündeki aracı solladığını belirten sanık, "Şeridime girdikten sonra karşıdan bir aracın döndüğünü gördüm. Araba kaymaya başladı. Soldaki bariyerlere doğru gittim. Bir itfaiyeci ile bir kadın yanıma geldi ve 'Kaza yaptın' dediler. Kafamda kanlar vardı. İlk başta bariyere çarptığımı düşündüm. Kafamı çevirdiğimde bir araca çarptığımı gördüm. Yol kaygandı ve hızım yaklaşık 100 kilometreydi. Frene bastım ancak aracın kontrolden çıktığını anladım. Olay nedeniyle çok üzgünüm. Aileye başsağlığı diliyorum." dedi.
Mahkeme heyeti, sanık A.E.B. hakkındaki adli kontrol kararının devamına hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Duruşmanın ardından Mustafa Kılıç ve Gizem Ateş'in aileleri ile yakınları adliye önünde karara tepki gösterdi.
Ailelerin avukatı Şenay Aydın, dosyada bulunan bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu raporunda sanığın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, buna rağmen yalnızca 8 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmesinin ailede ve kamuoyunda vicdanları yaraladığını söyledi.
Avukat Şenay Aydın, “Isparta-Ağlasun yolunda meydana gelen elim trafik kazasında müvekkillerimizin kızı 18 yaşındaki Gizem Ateş ile 23 yaşındaki Mustafa Kılıç feci şekilde hayatını kaybetmiştir. Kazadan bir gün önce Gizem Ateş ve Mustafa Kılıç'ın isteme töreni yapılmış, aile arasında söz kesilmiştir. Kaza günü ise bir hafta sonra yapılacak nişanları için alışverişe gittikleri sırada bu feci kaza meydana gelmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu raporunda sanık asli ve tam kusurlu olarak tespit edilmiştir. Ancak tüm bunlara rağmen mahkeme, sanığın yalnızca 8 gün tutuklu kalmasının ardından tahliyesine karar vermiştir. Bu karar, ailenin ve kamuoyunun vicdanını yaralamıştır. Sanığın asli ve tam kusurlu olmasına rağmen yalnızca 8 gün sonra tahliye edilmesi nedeniyle müvekkillerimizin adalete olan inancı zedelenmiştir. Nihai kararın bağımsız mahkemeler tarafından verileceğini bilmekle birlikte, adalet arayışımızı kamuoyuna duyurmayı görev biliyoruz. Hukuk mücadelemizde yanımızda olmanızı talep ediyoruz. Gizem Ateş'e ve Mustafa Kılıç'a Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Teşekkür ederim.” dedi.
“Ben çocuklarıma gelinlik ve damatlık giydirecektim, bana kefen giydirilmiş hâlleri geldi”
Mustafa Kılıç’ın babası Şeref Kılıç ise, “Oğlum Mustafa Kılıç ile gelinim Gizem Ateş'i Ağlasun'dan gelinlik ve damatlık almak için Isparta'ya gönderdim. Sanık hatalı sollama ve aşırı hız nedeniyle benim oğluma ve gelinime çarpmıştır. Bugün de davası görülmektedir. İki gencin ölümüne sebep olan kişi sadece 8 gün tutuklu kaldı. Bu mu adalet? İki tane gencecik, nişanlı çift öldü; bunun karşılığı sadece 8 gün mü? Burada bir de kendini savunuyor. Yalan ifadelerle, yalan sözlerle kendini savunmaya çalışıyor. "Görevime geri dönerim" diyor. Böyle bir adalet olur mu? Biz de babayız. Biz de anayız. Bizim de bir evladımız vardı. 125 gündür yok. Bir kaza yüzünden oğlumuzu ve gelinimizi kaybettik. Adaletin sağlanmasını istiyorum. 8 gün tutuklu kalıp elini kolunu sallayarak dışarı çıkmasını istemiyorum. Bir başka vatandaşın, bir başka anne babanın evladına zarar vermesini istemiyorum. Tutuklanmasını istiyorum. Tüm Türkiye bunu duysun. Ceza almasını istiyorum. Her önüne gelen çarpıp öldürüp elini kolunu sallayarak dışarıda gezmemeli. Biz yanıyoruz. Bütün anne babalar yanıyor. Ben çocuklarıma gelinlik ve damatlık giydirecektim, bana kefen giydirilmiş hâlleri geldi. İki cenaze aracını evimin önüne çektim. Bunu televizyonlar da gösterdi. Gelinlik yerine kefen, damatlık yerine kefen giydirdiler. Adalete sığınıyorum. Adalet neyi gerektiriyorsa onu yapsın. Bizim yüreğimiz parçalandı. Bir de burada kendilerini savunuyorlar. Avukatlar tutmuşlar, her şeyi yalan yanlış konuşuyorlar. Her şeyi parayla satın alabileceklerini sanıyorlar.” diye konuştu.
“Daha çocuklarımızın toprağı kurumadan 8 günde tahliye edildi”
Mustafa Kılıç’ın ablası Çiğdem Yavuz, “Daha çocuklarımızın toprağı kurumadan 8 günde tahliye edildi. Bu mu adalet? Türkiye'de adalet sistemi böyle mi işliyor? Benim giydiğim gelinlikle eşimin giydiği damatlıkla kaldı bu fotoğraf. Kendi gelinliklerini ve damatlıklarını almaya giderken kefenle geri döndüler. Adli kontrolle salıveriliyor. Neden? Sicili temizmiş. TSK personeliymiş. O zaman herkesin sicili temiz olsun, herkes kaza yapsın, 8 gün yatsın sonra çıksın. Böyle mi adalet? Tüm yetkililerden adalet istiyoruz. Başka söyleyecek hiçbir şeyimiz yok. Onu da Allah bildiği gibi yapsın.” ifadelerini kullandı.
“Benim gibi başka analar, başka babalar yanmasın”
Mustafa Kılıç’ın annesi Emine Kılıç’da şunları söyledi;
“Ben de Allah'a havale ediyorum. Allah'ım, benim çocuklarım gelinlikleriyle, damatlıklarıyla eve döneceklerdi. O kadar hayalleri vardı. Bir gece önce yemek hazırladı. "Akşama bunu yeriz." dedi. Ben bir gün önce isteme yaptım, bir hafta sonra nişanımız olacaktı. Ama çocuklarımı benden aldılar, şimdi kabristanda yatıyorlar. Allah'ım bize adalet ver. Tutuklanmasını istiyorum. Benim gibi başka analar, başka babalar yanmasın. Elini kolunu sallaya sallaya çıktı, babası taksiye bindirip götürdü. Ama bir daha hiçbir anne, hiçbir baba bizim yaşadığımız acıyı yaşamasın. Arabasına güvenmiş. Benim çocuğumun arabasını ezdi. Ben sadece adalet istiyorum. Tutuklanmasını istiyorum. Başka söyleyecek bir şeyim yok. Allah'ıma havale ediyorum. Allah bilir. Bu dünyada yalanla kurtulabilirsiniz ama öbür dünyada kurtulamayacaksınız."
Feci kazada iki genç hayatını kaybetmişti
Kaza, Isparta-Antalya karayolunda meydana gelmişti. Mustafa Kılıç yönetimindeki 15 AEA 416 plakalı otomobil ile A.E.B. idaresindeki 32 ABE 850 plakalı otomobil kafa kafaya çarpışmış, kazada Mustafa Kılıç ile yanında bulunan sözlüsü Gizem Ateş olay yerinde hayatını kaybetmişti. Yaralanan A.E.B. ise hastanedeki tedavisinin ardından tutuklanmış, daha sonra 8 gün sonra tahliye edilerek tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti.
Kazanın ardından genç çiftin olaydan yalnızca bir gün önce aile arasında düzenlenen isteme töreniyle sözlendikleri, bir hafta sonra yapılacak nişan için alışverişe gittikleri sırada kazanın meydana geldiği öğrenilmişti. Mustafa Kılıç ve Gizem Ateş, Burdur'un Ağlasun ilçesinde düzenlenen cenaze töreninin ardından Balâ Mahallesi Mezarlığı'nda yan yana toprağa verilmişti.