Çocuklar uyuşturucuya kaymış, aileler çaresiz kalmış.
Çocuklar bağımlı, aileler sahipsiz
uyuşturucu kullanım yaşı çocukluk dönemine kadar indi, aileler yetersiz tedavi sistemiyle çocuklarını tek başlarına korumaya çalışıyor.
uyuşturucu kullanım yaşının çocukluk dönemine kadar gerilediği ülkede aileler, tedavi ve rehabilitasyon sisteminin yetersizliği nedeniyle çocuklarını bağımlılığa karşı tek başlarına korumaya çalışıyor. oğlu 11 yaşında maddeyle tanışan hülya çelik, “çocuklarımızı değil, önce umudumuzu kaybediyoruz” dedi.
Uyuşturucu kullanımı ülkede çocuk yaşlara kadar inerken, bağımlılıkla mücadelede tedavi ve rehabilitasyon sistemindeki eksiklikler aileleri çaresiz bırakıyor.
Oğlu henüz 11 yaşındayken uyuşturucuyla tanışan Madde Bağımlılığı Anneler Platformu Başkanı Hülya Çelik, 16 yıldır verdiği mücadeleyi "Evladımı 11 yaşına kadar sevebildim. Ondan sonra oğlumla değil, bağımlılıkla yaşamaya başladı" sözleriyle özetiyor. Çelik, "Sesimizi duyan yok. Çocuklarımızı da ailelerimizi de kaybediyoruz” diyerek yetkililere çağrıda bulunuyor.
YALNIZ BIRAKILIYORUZ
19 yıldır oğlunun bağımlılığıyla mücadele eden Hülya Çelik de bu ailelerden biri. Oğlunun henüz 11 yaşındayken okul çevresinde maddeyle tanıştığını anlatan Çelik, yaşadığı ilk şoku şöyle anlatıyor: "Ben ilk gün fark ettim. Çekmecesinde bu maddeyi buldum. Çocuğumu alıp hemen karakola gittim. ‘Bu maddeyi kim verdi, bulun’ dedim. Bana ‘Yapabileceğimiz bir şey yok’ denildi. O gün anladım ki aileler bu mücadelede yapayalnız bırakılıyor."
Çelik, oğlunun kısa sürede davranışlarının değiştiğini, okuldan uzaklaştığını ve saldırganlaştığını belirterek, “Hayır cevabını kabul edemiyordu. Evde kavga başladı. Önce küçük eşyalar kayboldu, ardından altınlarımı sattı, evde satılmadık eşya bırakmadı. Bir anne olarak bir süre sonra kendi evladınızdan korkmaya başlıyorsunuz” diyor. Bağımlılığın yalnızca çocuğu değil bütün aileyi etkilediğini vurgulayan Çelik, evde şiddetin giderek arttığını söylüyor ve ekliyor: “Bağımlı çocuk para bulmak için evde ne varsa satabiliyor. Televizyonunu, buzdolabını, telefonunu kaybeden aileler var. Kredi çeken, ailesine şiddet uygulayan çocuklar oluyor. O noktada karşınızda artık eski çocuğunuz değil, bağımlılığın ele geçirdiği biri var."
30 KEZ HASTANEYE YATTI
Oğlunun defalarca tedavi gördüğünü anlatan Çelik, hastane sürecinin tek başına çözüm olmadığını söylüyor. "Yaklaşık 30 kez hastaneye yattı. Her seferinde umutlandık ama taburcu olunca yeniden aynı çevreye, aynı sokaklara döndü. Türkiye’de tedavi var ama rehabilitasyon yok. Çocuk hastaneden çıkınca onu hayata hazırlayacak, takip edecek bir sistem bulunmuyor. Sorun tam da burada başlıyor" diyen Çelik, şiddetin dayanılmaz hale gelmesi üzerine küçük çocuğunu alarak evden ayrılmak zorunda kaldığını anlatıyor. Çelik, bunun hayatının en ağır kararlarından biri olduğunu belirterek "Can güvenliğimizi sağlamak zorundaydık. Evladımdan vazgeçmedim ama aynı evde yaşamamız artık mümkün değildi. Bir anne için bundan daha büyük bir acı olamaz” diyor. Bugün 30 yaşında olan oğlunun cezaevinde olduğunu söyleyen Çelik, bağımlılığın yalnızca cezayla çözülemeyeceğini ifade ediyor. Yıllardır hem kendi çocuğu hem de benzer acıları yaşayan yüzlerce aile için mücadele ettiğini kaydeden Çelik, şöyle devam ediyor: “Biz artık yalnız bırakılmak istemiyoruz. Çocuklarımızı kaybediyoruz, aileler dağılıyor. Bu mesele yalnızca bir sağlık sorunu değil; sosyal, hukuki ve kamusal bir sorun. Devlet bütün kurumlarıyla bu mücadelede sorumluluk almak zorunda.”
OPERASYON YETMEZ, REHABİLİTASYON ŞART
Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca operasyon haberleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyleyen Çelik, asıl sorunun çocukların maddeye kolay ulaşabilmesi ve bağımlılık sonrası destek mekanizmalarının yetersizliği olduğunu dile getiriyor. Çelik, birçok ailenin bağımlı çocuklarından şiddet gördüğünü ancak yasal boşluklar nedeniyle yeterli koruma sağlayamadığını belirterek şöyle devam ediyor: "Aileler karakola gidiyor ama çoğu zaman çaresizce geri dönüyor. Ünlülere yapılan operasyonlar konuşuluyor ama sokaktaki çocuklar görünmüyor. Bağımlılıkla mücadele reklamla olmaz. Aileleri koruyacak yasal düzenlemeler yapılmalı, her ilde yeterli sayıda rehabilitasyon merkezi kurulmalı. Çocuk hastaneden çıktıktan sonra yeniden hayata tutunabileceği bir sisteme kavuşmalı."
BAĞIMLILIKLA MÜCADELEYE BÜTÇE DE YOK
• Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin verilerine göre, 2022'de dünyada uyuşturucu kullanan kişi sayısı 292 milyona ulaştı. Son 10 yılda uyuşturucu kullananların sayısı yüzde 20 arttı.
• Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 2024 Türkiye Uyuşturucu Raporu'na göre, özellikle metamfetamin kullanımı arttı.
• Geçen yıl 60 bini aşkın metamfetamin olayı tespit edildi. 33,8 ton metamfetamin ele geçirildi. Bu miktar, bir önceki yıla göre yüzde 54,4 artış demek.
• Uzmanlar sentetik uyuşturucuların yaygınlaşmasıyla birlikte maddeyle ilk temas yaşının giderek düştüğüne dikkat çekiyor. Çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanları, son yıllarda 12-14 yaşlarında, hatta daha küçük yaşlarda ilk kullanım vakalarıyla karşılaştıklarını söylüyor.
• AMATEM (alkol ve madde bağımlılığı tedavi merkezleri) ve ÇEMATEM'lerin (çocuk ergen madde bağımlılığı merkezi) sayılarında artış gözlenmedi. 2021’de 137 olan merkez sayısı 2023 sonunda ancak 138’e çıktı.
• Bağımlılığa yönelik rehabilitasyon merkezlerin sayıları da yok denecek kadar az. Hizmet veren rehabilitasyon merkezlerinin sayısı 11.
• Madde bağımlılıkları ile ilgili 2020’de ayakta tedavi için başvuran kişi sayısı 114 bin 262 iken 2023’te bu sayı 170 bin 145’e çıktı.
• Yatarak tedavi olmak için başvuran kişi sayısı 2020’de 9 bin 824 iken 2023’te bu sayı 14 bin 42’ye yükseldi.
• Sağlık Bakanlığı 2025 yılı Bütçe Teklifi’nde "Bağımlılıkla Mücadele Programı" için ayrılan ödenek 4 milyar 507 milyon TL'de kaldı.