Yapay zeka ajanları işleri karıştıracakmış.
CrowdStrike Yapay Zekâ Ajanlarının Siber Saldırıları Daha Tehlikeli Hâle Getirebileceği Uyarısında Bulundu
crowdstrike, yapay zeka ajanlarının geniş yetkilerle kullanılması durumunda, saldırganların tek bir ajanı ele geçirerek tüm kuruma yayılabilmesi riskine dikkat çekti.
crowdstrike avrupa saha cto’su zeki türedi, yapay zekâ ajanlarının kurumsal sistemlerde yaygınlaşmasıyla birlikte “living off the land” (lotl) saldırılarının çok daha büyük risk oluşturabileceğini söyledi. türedi’ye göre kuruluşların yapay zekâ ajanlarına geniş yetkiler vermesi, saldırganların tek bir ajanı ele geçirmesi durumunda kurum genelinde hareket edebilmesine zemin hazırlayabilir. güvenlik uzmanları, özellikle kimlik yönetimi ile görünürlük eksikliklerinin ….
CrowdStrike Avrupa Saha CTO’su Zeki Türedi, yapay zekâ ajanlarının kurumsal sistemlerde yaygınlaşmasıyla birlikte “living off the land” (LOTL) saldırılarının çok daha büyük risk oluşturabileceğini söyledi. Türedi’ye göre kuruluşların yapay zekâ ajanlarına geniş yetkiler vermesi, saldırganların tek bir ajanı ele geçirmesi durumunda kurum genelinde hareket edebilmesine zemin hazırlayabilir. Güvenlik uzmanları, özellikle kimlik yönetimi ile görünürlük eksikliklerinin yeni nesil saldırıları tespit etmeyi zorlaştırdığına dikkat çekiyor.
Yapay Zekâ Ajanları Geleneksel LOTL Saldırılarından Daha Geniş Yetkilerle Çalışıyor
LOTL saldırılarında siber saldırganlar, sisteme zararlı yazılım yüklemek yerine PowerShell gibi meşru yönetim araçlarını kullanarak ağ içinde fark edilmeden hareket ediyor. CrowdStrike’ın değerlendirmesine göre yapay zekâ ajanları bu yaklaşımı daha da ileri taşıyabilir. Kuruluşlar, üretken yapay zekâ ajanlarına uygulamalara, dosyalara, iş süreçlerine ile kurumsal verilere erişim izni verdiğinde saldırganlar tek bir hesabı ele geçirerek çok daha geniş sistemlere ulaşma fırsatı yakalayabiliyor.
Türedi, PowerShell’in erişebildiği alanların sınırlı olduğunu ancak kurumsal yapay zekâ ajanlarının teorik olarak şirket ekosisteminin neredeyse tamamıyla etkileşim kurabildiğini belirtti. Bu nedenle yapay zekâ ajanı güvenliği yalnızca yeni bir teknoloji konusu değil, aynı zamanda erişim yönetiminin de önemli bir parçası hâline geliyor.
CrowdStrike’ın 2026 Global Threat Report verilerine göre tehdit aktörleri artık yalnızca geleneksel yönetim araçlarını değil, meşru yapay zekâ hizmetlerini de kötüye kullanıyor. Şirket, dünyanın farklı bölgelerindeki onlarca kurumda sohbet botları ile dijital asistanların zararlı komut üretmek, kimlik bilgisi toplamak ve hassas verilere erişmek amacıyla istismar edildiğini gözlemledi.
Bu saldırıların temel hedefleri arasında kullanıcı kimlik bilgilerinin çalınması, ilk erişimi sağlayan aracı gruplara destek verilmesi ile kripto para varlıklarının ele geçirilmesi yer alıyor. LOTL saldırısı yaklaşımı böylece klasik sistem araçlarından yapay zekâ tabanlı platformlara doğru genişlemeye başlamış durumda.
Türedi’ye göre kurumların önemli bölümü insan kullanıcıların kimlik yönetiminde bile istenen olgunluğa ulaşamamış durumda. Aynı altyapılara yapay zekâ ajanlarının eklenmesi, mevcut kimlik doğrulama süreçlerini daha karmaşık hâle getiriyor. Bir yapay zekâ ajanının kullanıcı adına gerçekleştirdiği işlemler ile doğrudan kullanıcı tarafından yapılan işlemleri ayırt etmek her zaman kolay olmuyor. Bu nedenle yapay zekâ kimlik yönetimi, önümüzdeki dönemde siber güvenlik ekiplerinin en kritik çalışma alanlarından biri olarak görülüyor.
Cloud Security Alliance tarafından yayımlanan araştırma da benzer tabloyu ortaya koyuyor. Ankete katılan kurumların yüzde 68’i, ağ üzerindeki hareketlerin yapay zekâ ajanına mı yoksa gerçek kullanıcıya mı ait olduğunu güvenilir şekilde belirleyemediğini ifade etti.
Yapay zekâ ajanlarının kurumsal sistemlerde yaygınlaşması, güvenlik ekiplerinin yalnızca uç nokta kayıtlarını izlemesini yeterli olmaktan çıkarıyor. CrowdStrike, saldırıların tespit edilebilmesi için kimlik katmanı, uygulamalar, uç noktalar ile ağ trafiğinden gelen verilerin birlikte analiz edilmesini öneriyor. Ayrı ayrı değerlendirilen kayıtlar normal faaliyet gibi görünse de farklı katmanlardan gelen bilgiler ilişkilendirildiğinde olağan dışı davranışlar daha kolay ortaya çıkarılabiliyor.
Üretken yapay zekâ yatırımları hızlanırken saldırganların da aynı teknolojilere yönelmesi bekleniyor. Uzmanlara göre kurumların yalnızca yeni yapay zekâ araçlarını devreye alması yeterli görülmüyor; erişim izinlerinin sınırlandırılması, kimlik yönetiminin güçlendirilmesi ile yapay zekâ ajanlarının davranışlarının sürekli izlenmesi de yeni güvenlik stratejisinin temel parçaları arasında yer alıyor.