Feral Obscura karanlık estetiği sahneye taşımış.
Feral Obscura ile Karanlık Estetiğin Kapıları Aralandı: Darkwave ve Synthwave Dolu Bir Gece
konserler yalnızca müzikle sınırlı kalmayıp atmosfer yaratarak dinleyiciyi gündelik hayattan koparan feral obscura, 11 temmuz gecesi noh extended'da darkwave ve synthwave dolu bir etkinlik düzenledi.
bazı konserler yalnızca müziğin peşinden gitmekle yetinmez; kendi atmosferini kurar, dinleyicisini gündelik hayatın dışına çıkarıp ortak bir deneyimin parçası haline getirir. feral obscura’nın düzenlediği geceler de tam olarak böyle bir yerde duruyor. müziği yalnızca sahnede icra edilen bir performans değil, kolektif bir ritüel ve yaratım alanı olarak gören oluşum, 11 temmuz gecesi noh extended’da darkwave, […] the post feral obscura ile karanlık estetiğin kapıları aralandı: darkwave ve synthwave dolu bir gece appeared first on rotka .
Bazı konserler yalnızca müziğin peşinden gitmekle yetinmez; kendi atmosferini kurar, dinleyicisini gündelik hayatın dışına çıkarıp ortak bir deneyimin parçası haline getirir. Feral Obscura’nın düzenlediği geceler de tam olarak böyle bir yerde duruyor. Müziği yalnızca sahnede icra edilen bir performans değil, kolektif bir ritüel ve yaratım alanı olarak gören oluşum, 11 Temmuz gecesi Noh Extended’da darkwave, post-punk, synthwave ve EBM ekseninde şekillenen güçlü bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.
Affet Robot, Köpekler, Goetia, Noise Designers ve KRUTZO’nun sahne aldığı gece, elektronik müziğin karanlık damarlarıyla alternatif rock’ın sert dokularını aynı çatı altında buluştururken, her grup kendi estetik evrenini dinleyiciyle paylaşmayı başardı.
Gecenin ilk performansı için Noise Designers sahne aldı. Efe Miraç Tok (Dust Echo) ve Emir Yaşa’dan (Villor) oluşan ikili, siyah kar maskeleriyle sahneye çıkar çıkmaz salonun havasını değiştirdi. İlk synth katmanlarının yükselmesiyle birlikte mekân adeta başka bir forma büründü. Dust Echo’nun boğuk ve yankılı vokalleri, dans ederek seyircinin arasına karışmasıyla fiziksel bir performansa dönüşürken; Villor’un yoğun ve tekinsiz synth dokuları müziğin omurgasını oluşturdu. Kırmızı mekânın kırmızı ışıkları altında giderek yoğunlaşan atmosfer, elektronik ses katmanlarının omuzlara çöken bir sis gibi salonu kaplamasıyla daha da derinleşti. “Hadi biraz dans, bana katılmak isteyen yok mu?” çağrısıyla birlikte zaten ritme teslim olmuş kalabalık tamamen müziğin içine çekildi. Kendi lisanlarını tüm çıplaklığıyla ortaya koyan ikili melankolik synth melodileriyle tüm o derin hissiyatını karşıya aktarmayı başardı.
Ardından sahneye çıkan Ankara çıkışlı darkwave ikilisi Goetia, gecenin en sinematik anlarından birini yarattı. Endüstriyel altyapılar üzerine kurdukları karanlık dünya, scream vokaller ve hipnotik synth melodileriyle birleşince salon soğuk ama çekici bir atmosfere büründü. Berent Oral’ın elektronik altyapıları yönetirken, Tolgahan Pehlivanlı’nın mikrofonuyla sahnede sürekli hareket halinde oluşu performansa teatral bir karakter kazandırdı. Varoluş sancılarını merkeze alan şarkılar yalnızca dinlenmedi; hissedildi. Kimi dinleyici gözlerini kapatıp kendi dünyasına çekildi, kimi ise ritimlerle birlikte hareket ederek gecenin kolektif enerjisine katıldı. Kıvamı yerinde soğuk ürpertici sokaklardan süzülüp gelen şarkılar bunlar. Atmosferik geniş sahnelere açılıyor synth frekansları. Gecenin çocukları çıkıyor kuytulardan, karanlık estetik giderek hâkim oluyor geceye.
Elektronik yoğunluğun ardından sahneyi bu kez Antalya merkezli alternatif rock grubu Köpekler devraldı. Onur Köseoğlu (gitar/vokal), Alpcan Yenibakır (davul), Kaan Bilgin (gitar), Levent Giden (bas gitar) ve Onur Şekercioğlu’ndan (synthesizer/trompet) oluşan beşli, gitar odaklı yapısıyla gecenin tonunu değiştirse de karanlık atmosferi korumayı başardı. Uzun bir introyla başlayan performans, genişleyen gitar duvarları ve trompet dokunuşlarıyla sinematik bir yolculuğa dönüştü. Distorsiyonun sertliği ile trompetin nefesi dengeli bir bütün oluştururken, uzun enstrümantal bölümler dinleyiciyi çöl yollarında ilerleyen bir filmin içine çekiyordu. Gerilimi canlı tutan uzun sekanslar, nefes alan döngüler yeniden ana melodi otobanında buluşan atışmalar. Tüm bunlar çöl gecelerinde mağaralarından çıkıp uçuşa geçen yarasaların kanat seslerine karışıyor ansızın. Blues kırıntıları, alternatif rock’ın sertliği ve post-punk’ın karanlık ruhu Köpekler’in müziğinde aynı potada eriyerek gecenin en farklı renklerinden birini sundu.
Gecenin en çok beklenen performanslarından biri ise Eren Günsan’ın Londra merkezli darkwave projesi Affet Robot’tu. Etkileyici bir intro sonrası “Kan ve Kül” ile başlayan konser, salonun tamamen ritimlere teslim olduğu anlara dönüştü. Kalabalığın artık kendini iyiden iyiye ritimlerin salınımına bıraktığı dakikalardı bunlar. Herkesin yüzünde farklı ifadelerle müziği ne denli hissettiği apaçık belli oluyordu. Karakteristik darkwave ritimleri ve güçlü synth dokuları, yalnızca türün estetik kodlarını taşımakla kalmıyor; özenle inşa edilmiş beste yapılarıyla da dikkat çekiyordu. Kozmik hissiyat taşıyan melodiler, bireysel hesaplaşmaları elektronik ses duvarları arasına yerleştirirken, dinleyiciye yaşamın akıl dışı karmaşasından kısa süreli de olsa uzaklaşabileceği güvenli bir alan sundu. Müziğin yalnızca işitilen değil, hissedilen bir deneyime dönüştüğü anlardan biri buydu. Tadı damakta bırakan performansıyla Affet Robot en kısa zamanda seyircinin tekrara buluşmak istediği isimlerden biri oldu.goetia-no
Konserlerin ardından gecenin kapanışını İstanbul merkezli darkwave prodüktörü, grafik tasarımcı ve DJ KRUTZO yaptı. Deneysel ve avangard seçkilerden oluşan DJ seti, konserlerin yarattığı atmosferi dağıtmak yerine daha da derinleştirdi. Elektronik katmanlar gece boyunca kurulan karanlık estetiğin son halkasını oluştururken, dans pisti de ritüelin devam ettiği bir alana dönüştü.
Feral Obscura’nın bu buluşması, yalnızca art arda sahne alan grupların performanslarından ibaret değildi. Her grubun kendi ses evrenini inşa ettiği, farklı karanlık estetiklerin birbirine temas ettiği ve dinleyicinin pasif bir izleyici olmaktan çıkıp deneyimin aktif bir parçasına dönüştüğü kolektif bir geceydi. Darkwave, synthwave, post-punk ve EBM ekseninde şekillenen bu organizasyon, Türkiye’de alternatif karanlık müzik sahnesinin ne kadar canlı, üretken ve birbirini besleyen bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha gösterdi.
Kırmızı ışıkların altında başlayan yolculuk, gece sona erdiğinde yalnızca kulaklarda kalan melodilerle değil; ortak bir atmosferi paylaşmış olmanın hissiyle de hafızalarda yer etti.
Sonsuz ilhamlar içinden bizi seçen melodilere saygılarımızla.
ROTKA TV YAYINLARINI YOUTUBE ÜZERİNDEN İZLEYEBİLİRSİNİZ
The post Feral Obscura ile Karanlık Estetiğin Kapıları Aralandı: Darkwave ve Synthwave Dolu Bir Gece appeared first on Rotka.