FETÖ aparatları ve MOSSAD ajanları Türkiye içinde hangi işi pişiriyor olabilir
ülke tv genel yayın yönetmeni ve haber 7 yazarı hasan öztürk, bugünkü köşesinde fetö ve mossad'ın türkiye'deki kirli planlarını kaleme aldı.
ülke tv genel yayın yönetmeni ve haber 7 yazarı hasan öztürk, bugünkü köşesinde fetö ve mossad'ın türkiye'deki kirli planlarını kaleme aldı.
Bir hafta önce bu köşede yazdığımız son yazıda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir orkestra şefine benzetmiş ve “Elindeki baton’u sallayış biçimini yanlış anlayanlar”a yönelik tespitlerimizi aktarmıştık.
Çünkü tam da o günlerde, medyada ve sosyal medyada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki seçimde aday olup olamayacağı üzerine ilginç, iddialar gündeme gelmeye başlamıştı.
Hatta, "Hükümet modeli üzerinden 'yük alma' veya 'fazlasıyla her meselenin muhatabı olma' tartışmaları üzerinden kafa karıştırıcı yorumlar” bile yapıldığı günlerdi o günler. Tipik Erdoğan düşmanlığı üzerinden yapılan tezviratlar bir tarafa…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gölgesinde hayatlarında göremeycekleri konfor ve şöhrete ulaşanların da iç kulvardan karnından konuşarak “küçük” kişisel ikbal hesaplarıyla tartışmaya katıldığına şahitlik etmiştik.
Ve şu tespiti yapmıştık; “Hem içeride hem dışarıda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylığını bir şekliyle engellemeye çalışan mekanizma alttan alta çalışıyor..!”
Geçtiğimiz hafta MHP lideri Devlet Bahçeli çok net bir çıkış yaptı konuya ilişkin. Bahçeli, “Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız” dedi.
Hemen öncesinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un, seçimlerin yenilenmesine ilişkin analizi Anadolu Ajansı tarafından yayınlandı. Uçum, seçimler konusunda Nisan 2028’i işaret etti. Erdoğan’ın seçimlerin öne alınması durumunda adaylığında anayasal bir engelin olmadığını bir kez daha kayıtlara geçirdi.
Sayın Bahçeli de o analize atıf yapıp, seçimler konusunda “Aramızda saat farkı bile yok” ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arkasında olduklarını söyledi.
Bahçeli’nin bu net duruşuna Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik de katıldı…
Ve, “Partimiz açısından Cumhurbaşkanı adayımız önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır” dedi.
O gün şöyle bir soru sorarak tartışmaya katılmıştık, “Uzun zamandır, Erdoğan’ın gölgesinde semirenlerin ondan sonrasına hazırlandığına dair kulağımıza gelen duyumlar bakalım bu gelişmelerden sonra kesilecek mi?”
O günden sonra o tartışma kesilmemiş olacak ki birkaç gündür ilginç bir gündem ile karşı karşıyayız. Birileri “Öküz altında buzağı ararken”, kimileri de “Mezarlıktan geçerken ıslık çalıyor”, kimileri de “Selden kütük çalma peşinde!”
Hem içeride hem dışarıda olağan üstü hızlı bir gündemin içindeyiz.
Ankara NATO zirvesine hazırlanırken, Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “mutlu edecek” bir hediye ile Ankara’ya geleceğini ilan etti.
CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ikilisinin “can düşmanı” havasında devam eden rekabetine yeni “itiraflar” ile içerideki Özkan Yalım ve Muhittin Böcek dahil oldu.
Özel, “Parti kurmak zorundayız” anlamına gelen en son sözleri Ödemiş’te bir traktörün kasasından söyledi.
Ak Parti ilk kez Sakarya’da kampta bir araya geldi. Erdoğan partililerine istikamet çizdi, “Yorulan kenara çekilsin” dedi.
Medyada “Kabine’de gidecekler, gelecekler” tartışması yaşandı.
Bu tartışmanın yapılmasını kim istemiş olabilir?
Tam da geçtiğimiz hafta “Orkestra şefinin elindeki baton’u sallayış şeklinden yanlış çıkarım yapanlar” olarak betimlediğimiz bazıları da bir kez daha “Erdoğan sonrası” denenen ucube tartışmayı gündeme getirmeyi başardı..!
Bunun tartışılmasını kim istiyor olabilir?
Olup bitenin bizim açımızdan görüneni şudur:
FETÖ dipdiri ortadadır ve bütün kullanışlı aparatlarıyla operasyon çekmektedir.
İsrail, Türkiye-Amerika ilişkilerini vurmak için sosyal ağlar dahil olmak üzere “kamuoyu yönetme” konusunda olağan üstü bir çabanın içindedir.
Türkiye’nin lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı her ortamda potansiyel “tehdid” olarak kodlayan FETÖ ve İsrail, Türkiye içerisinde aparatlarını harekete geçirmek istemektedir.
Bütün bunları görüp de hala “Erdoğan sonrası hesap” yapan “küçük” çıkarcı çevrelerine gelince…
15 Temmuz’da “Devleti sokaktan toplayan bu millet”, Erdoğan’ı kimseye yedirmez..!
Türkiye-Rusya ilişkilerini çıkmaza sokmak için Rus Büyükelçi’yi Ankara’nın orta yerinde arkasından vuran FETÖ’cü gibi bir tetikçi bulabilirler mi bilmem ama NATO günlerinde Ankara’ya dikkat etmek gerek.
Yine, dindar bir Müslüman kılığına giren MOSSAD ajanları gibilerin, Filistin ve Gazze meselesiyle ilgili duyarlılığı etkilemek için nasıl bir kampanyaya yöneleceklerine bakmak gerek.
Kamizake saldırıları bu kez etki ajanlığı ve medya dezenformasyonları üzerinden oluyor..!
Serin kanlıca, olup biteni takip etmeye devam ediyoruz…