FETÖ siyaseti manipüle etmiş.
FETÖ’nün siyaset mühendisliğinden Yenikapı ruhuna
fetullahçı terör örgütü’nün devlet kurumlarına sızma stratejisinin yalnızca bürokrasiyle sınırlı kalmadığı, siyaset üze...
fetullahçı terör örgütü’nün devlet kurumlarına sızma stratejisinin yalnızca bürokrasiyle sınırlı kalmadığı, siyaset üze...
Fetullahçı Terör Örgütü’nün devlet kurumlarına sızma stratejisinin yalnızca bürokrasiyle sınırlı kalmadığı, siyaset üzerinde de doğrudan etkili olmaya çalıştığı yıllar içinde açılan davalar ve yargı kararlarıyla ortaya konuldu. Örgüt, siyasi partilerin yönetimlerini şekillendirmek, kamuoyu algısını değiştirmek ve seçim süreçlerini etkilemek amacıyla yasa dışı dinlemeler, gizli kamera kayıtları ve şantaj yöntemlerini kullandı.
CHP VE MHP’YE KASET KUMPASI
FETÖ’nün siyaset mühendisliği girişimlerinin en dikkat çeken örnekleri 2010 ve 2011 yıllarında yaşandı. Mayıs 2010’da dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a yönelik gizli kamera görüntülerinin internete servis edilmesi, Baykal’ın genel başkanlıktan istifasıyla sonuçlandı. Bu gelişme CHP’de yönetim değişikliğinin önünü açtı.
DENİZ BAYKAL OPERASYONU
Deniz Baykal ile CHP milletvekili Nesrin Baytok’a ait olduğu öne sürülen gizli kamera görüntülerinin internette yayınlanmasının ardından Baykal, 10 Mayıs 2010’da genel başkanlıktan istifa etti. Yargı kararlarında görüntülerin sistematik bir kumpasın parçası olduğu değerlendirildi.
MHP YÖNETİMİ HEDEF ALINDI
2011 genel seçimleri öncesinde MHP’nin çok sayıda genel başkan yardımcısı ve yöneticisine ait olduğu iddia edilen görüntüler internet sitelerinde yayımlandı. Aralarında Recai Yıldırım, Metin Çobanoğlu, Osman Çakır ve Bülent Didinmez’in de bulunduğu çok sayıda yönetici görevinden ayrıldı. Daha sonra açılan davalarda operasyonun FETÖ tarafından organize edildiği hükme bağlandı. FETÖ’nün; yasa dışı dinlemeler, sahte dijital deliller ve Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk, OdaTV ve benzeri soruşturmalar üzerinden de siyaset ve devlet yönetimini şekillendirmeye çalıştığı yargı kararlarına yansıdı.
15 TEMMUZ SONRASI YENİKAPI RUHU
15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından siyasi partiler ilk kez ortak bir zeminde buluştu. 7 Ağustos 2016’da İstanbul Yenikapı’da düzenlenen Demokrasi ve Şehitler Mitingi, “Yenikapı ruhu” olarak adlandırılan yeni bir siyasi atmosferin başlangıcı oldu. AK Parti, CHP ve MHP’nin katıldığı miting, milli iradenin korunması, darbe girişimine karşı ortak tavır alınması ve FETÖ ile mücadelede siyasi birlik mesajı verilmesi bakımından Türk siyasi tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendirildi. Bu süreçte FETÖ’nün devlet kurumlarından temizlenmesine yönelik operasyonlar hız kazandı.
YENİKAPI UZLAŞISI ZAMANLA DAĞILDI
Darbe girişiminin ardından oluşan ortak siyasi atmosfer, zaman içerisinde yerini sert polemiklere bıraktı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yaptığı açıklamalarda zaman zaman Yenikapı ruhuna yeniden ihtiyaç bulunduğunu vurguluyor. Son dönemde CHP içinde yaşanan liderlik tartışmaları da FETÖ iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Mahkemenin “mutlak butlan” kararıyla yeniden genel başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu, parti içinde bazı FETÖ bağlantılı isimleri zamanında fark edemediğini belirterek kamuoyundan özür diledi. Kılıçdaroğlu, parti içerisindeki bu yapılanmalarla hesaplaşılmasının ardından CHP’nin yeniden olağanüstü kurultaya gitmesi gerektiğini savundu. Genel başkanlık görevinden alınan Özgür Özel ve eski parti yönetimi ise CHP’de FETÖ yapılanması bulunduğu yönündeki iddiaları reddetti.