S-400'de çözüm yakınmış, F-35'e de bye bye.
Fuat Oktay: S-400 sorununda çözüme çok yakınız, F-35 Türkiye için kritik değil
tbmm dışişleri komisyonu başkanı fuat oktay, s-400 konusunda çözüme yaklaştıklarını ve f-35'lerin türkiye için kritik olmadığını belirtti.
tbmm dışişleri komisyonu başkanı fuat oktay, tvnet canlı yayınında cüneyt özdemir'in sorularını yanıtladı. nato zirvesi...
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, TVNET canlı yayınında Cüneyt Özdemir'in sorularını yanıtladı.
NATO Zirvesi'nden Türkiye-ABD ilişkilerine, S-400 ve F-35 sürecinden 15 Temmuz darbe girişimine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Oktay, Türkiye'nin NATO içindeki konumunun güçlendiğini, savunma sanayiindeki ambargoların kaldırılması konusunda önemli bir farkındalık oluştuğunu ve S-400 meselesinde çözüme çok yaklaşıldığını söyledi.
"NATO'nun Türkiye'de yapılması beklentileri olumlu etkiledi"
Ankara'da NATO Zirvesi sonrası yoğun temasların sürdüğünü belirten Oktay, zirvenin her yönüyle değerlendirildiğini ve başarılı geçtiğini ifade etti.
Zirvenin, İran'daki gelişmeler nedeniyle güven bunalımının zirveye ulaştığı, hukuk ve öngörülebilirliğin zayıfladığı bir dönemde gerçekleştirildiğine dikkat çeken Oktay, bu nedenle ciddi soru işaretleri bulunduğunu söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'de düzenlenmeyen bir zirveye katılmayacağını öne süren Oktay, "NATO'nun Türkiye'de olması beklentileri olumlu etkiledi. Avrupa'da başka bir müttefik ülkesinde olsaydı bunlar olmayacaktı." dedi.
Türkiye'nin artık NATO'nun yalnızca güney kanadındaki bir ülke olmadığını belirten Oktay, ittifakın geleceğine yön veren merkezi bir müttefik konumuna yükseldiğini, bunun da zirvedeki stresi azalttığını ve beklentileri artırdığını ifade etti.
Trump'ın İran ve müttefiklere mesajlar vereceğinin önceden bilindiğini söyleyen Oktay, zirvenin rahat geçeceğine inandıklarını ve Trump başta olmak üzere birçok liderin de zirveyi başarılı olarak değerlendirdiğini aktardı.
"AB'de Türkiye'ye yönelik önyargılar var"
NATO'da savunma harcamalarının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'nın yüzde 5'ine çıkarılması hedefinin beklendiğini belirten Oktay, bu konuda somut plan ve programın ortaya konulduğunu söyledi. Hedef 2035 yılı olsa da bazı ülkelerin şimdiden yüzde 4 seviyesine yaklaştığını kaydetti.
Türkiye'nin uzun süredir savunma sanayiine yönelik ambargo ve kısıtlamaların kaldırılmasını savunduğunu dile getiren Oktay, NATO'da birlik mesajları verilirken AB tarafında farklı bir yaklaşım sergilendiğini belirtti.
Türkiye'nin Avrupa güvenliği açısından öneminin artık daha net görüldüğünü söyleyen Oktay, "AB nezdinde bizim her türlü savunma sanayii ürünlerini de pazarlıyor olmamız lazım." ifadelerini kullandı.
AB'de Türkiye'ye yönelik aşılması gereken önyargılar bulunduğunu söyleyen Oktay, benzer yaklaşımın NATO üyeleri arasında da görülmesini arzu ettiklerini belirtti.
"Savunma sanayiindeki başarımız daha iyi anlaşıldı"
İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyelik sürecinde Türkiye'nin müttefiklere ambargolar konusunda açık mesaj verdiğini hatırlatan Oktay, "Bizimle birlikte olmayan, bize ambargo koymayı düşünen müttefik nasıl olabilir?" sözlerini yineledi.
Bu zirvede savunma sanayiinde Türkiye'nin geldiği seviyenin daha iyi anlaşıldığını belirten Oktay, 32 NATO üyesinin bu konuda farkındalık kazandığını ve bunun artarak devam edeceğini söyledi.
AB'nin stratejik körlük içinde olduğunu savunan Oktay, Yunanistan'ın Türkiye ile sorunlarını aşamadığını ve Rum lobisinin ilişkileri olumsuz etkilediğini ifade ederek, "Stratejik sabır gerekiyor, geldiğimiz nokta ciddi bir başarıdır." dedi.
"Türkiye eksenini kaybetmedi"
Türkiye'nin yönünü AB ve ABD'ye çevirdiği yönündeki tartışmaları değerlendiren Oktay, Türkiye'nin dış politikada güçlendikçe bu tartışmaların gündeme getirildiğini savundu.
"360 derece dış politika" anlayışına vurgu yapan Oktay, Türkiye'nin binlerce yıllık tarihi ve özgüveniyle tüm ilişkilerini kendi çıkarları doğrultusunda yürüttüğünü söyledi.
ABD Kongresi dahil görüştükleri heyetlerin, Türkiye'nin daha önce dile getirdiği birçok konuda zamanla aynı noktaya geldiklerini belirten Oktay, "Türkiye, eksenini kaybetti tartışmalarından uzak durmak lazım. Milli bir duruşumuz var." dedi.
Biden döneminde Türkiye'ye yönelik yaklaşımın yanlış olduğunu savunan Oktay, Türkiye ile görüşülmeden bölgede kalıcı politika yürütülemeyeceğinin sonradan anlaşıldığını ifade etti.
Rusya ve Hamas ile yürütülen temasların eleştirildiğini hatırlatan Oktay, Türkiye'nin üstlendiği rol ve ilkeli duruşunun zamanla daha iyi anlaşıldığını belirtti.
Türkiye'nin perspektifinde değişiklik olmadığını söyleyen Oktay, AB'nin Türkiye'ye ilişkin kararlarının siyasi olduğunu, Türkiye'nin AB'ye yük değil, yük alacak bir ülke olduğunu dile getirdi.
Yunanistan ile Ege sorunlarında dahi diyaloğa hazır olduklarını ifade eden Oktay, Türkiye'nin stratejik gücünün arttığını kaydetti.
"S-400 sorununda çözüme çok yakınız"
Türkiye-ABD ilişkilerine de değinen Oktay, KAAN savaş uçağının motorlarının CAATSA yaptırımlarıyla ilgisi bulunmadığını ve bu konuda artık sorun kalmadığını söyledi.
ABD ziyaretlerinde Senato ve Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu üyelerinden olumlu mesajlar aldıklarını belirten Oktay, bunun son gelişmelerle netleştiğini ifade etti.
CAATSA'nın Türkiye'ye yönelik bir düzenleme olmadığını savunan Oktay, Çin veya Kuzey Kore ile iş yapan ülkelere yönelik yaptırımların Türkiye'ye de uygulandığını öne sürdü.
Milli Savunma Yetkilendirme Yasası'na eklenen bir maddeyle F-35 programının CAATSA yaptırımlarıyla ilişkilendirildiğini söyleyen Oktay, savunma sanayii ve bazı kişilere yönelik yaptırımlar getirildiğini hatırlattı.
Son bir yılda temasların yoğunlaştığını belirten Oktay, "Trump'ın bir talimatı var. Bir çözüme yaklaşıldı. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi bizi izlemeye devam edin. S-400'lerle ilgili sorunun çözümüne çok çok yakınız." dedi.
Kişisel görüşünü paylaşıp, F-35 programına dönüşün önemli olduğunu ancak Türkiye açısından kritik görülmemesi gerektiğini ifade eden Oktay, Türkiye'nin artık bu sistemleri üretecek kapasiteye ulaştığını söyledi.
"En fazla birkaç sene bekleriz. Bu süreç sadece bu teknolojilere ulaşma süremizi kısaltır. Bu motivasyon bizi yüzde 85 yerli ve millilik oranına ulaştırdı." diyen Oktay, Türkiye'nin artık iş birliği dili konuştuğunu kaydetti.
"15 Temmuz sadece bugünün değil, yüzyılların mücadelesidir"
15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Oktay, FETÖ ile mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü söyledi.
Bu mücadelenin sadece bugüne ait olmadığını belirten Oktay, Türkiye'nin tarih boyunca benzer mücadeleler verdiğini ifade ederek, ülkenin ekonomi, ambargolar ve terör örgütleriyle sürekli meşgul edilmeye çalışıldığını savundu.
FETÖ'nün tek başına Fetullah Gülen tarafından oluşturulduğunu düşünmenin "saftiriklik" olacağını söyleyen Oktay, 10 yıl sonra dahi mücadelenin sürmesinin arkasındaki destek mekanizmalarıyla ilgili olduğunu öne sürdü.
17/25 Aralık süreci ile Arap Baharı'nın aynı dönemde yaşandığını hatırlatan Oktay, 15 Temmuz'un bu gelişmelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Örgütün 40 yılı aşkın süredir yapılandığını söyleyen Oktay, İran örneğini vererek benzer yapıların birçok ülkede bulunduğunu savundu.
Dershaneler süreciyle başlayan gelişmelerin 17/25 Aralık'ta görünür hale geldiğini ifade eden Oktay, emniyet ve yargıdaki yapılanmanın tasfiye edilmesinin ardından örgütün TSK'daki unsurlarını kaybetme endişesiyle darbe girişimini öne çektiğini öne sürdü.
Darbe gecesinde yaşananları anlattı
15 Temmuz gecesi Çankaya'da olduklarını anlatan Oktay, MİT'e gelen istihbarattan haberlerinin olmadığını ve darbenin içinde bulduklarını söyledi.
Saat 21.00 sıralarında İstanbul'daki hareketliliğin önce tatbikat olarak aktarıldığını, ancak savaş uçaklarının binaların üzerinden geçmesiyle durumun farklı olduğunu anladıklarını ifade etti.
Kuvvet komutanları, MİT Müsteşarı ve bakanlara ulaşmaya çalıştıklarını ancak ulaşamadıklarını belirten Oktay, ilk etapta giriş ve çıkışların kapatılması yönünde karar aldıklarını söyledi.
"Olayın başında biz 'vur' emri verdik, bu kadar netti." diyen Oktay, ülkenin adeta savaş ortamına girdiğini belirtti.
Bakanlar Kurulu odasında toplandıklarını aktaran Oktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milleti meydanlara çağırmasının ardından Meclis'in açık tutulması için harekete geçtiklerini ifade etti.
Dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'i arayarak gerekli tedbirlerin alındığını, internet erişiminin kısa süreli kısıtlandığını söyleyen Oktay, toplumun devletin yanında durduğunu gördüklerini belirtti.
Darbe girişiminin milletin kararlı duruşuyla önlendiğini vurgulayan Oktay, "Şırnak'tan Edirne'ye kadar insanların ölüm korkusu yaşamadan meydanlara çıktığı bir gece yaşandı." ifadelerini kullandı.
"Şehadeti arzuladık, hiçbirimizde korku yoktu"
15 Temmuz gecesinde yaşananları anlatan Oktay, kendilerinde en küçük bir korku bulunmadığını belirterek, "Hiçbirimizde zerre korku yoktu, ölüme seve seve gidip şehadeti arzuladık." dedi.
Darbe girişiminde vatandaşların kritik rol oynadığını vurgulayan Oktay, darbecilerin kara yoluyla ilerleyemediğini belirterek, "Darbeyi nereden yapacaksınız? Araçların tüm geçişlerini vatandaşlar kapattı. Bu olmayınca hava kuvvetleriyle, milletin uçağıyla millete saldırdılar." ifadelerini kullandı.
Çankaya'nın gece boyunca yoğun bombardımana maruz kaldığını söyleyen Oktay, savaş ortamında mücadele verdiklerini dile getirdi.
"TUSAŞ ve TÜRKSAT için kritik talimatlar verdik"
Darbe girişimi sırasında TUSAŞ ve TÜRKSAT yetkilileriyle görüştüğünü anlatan Oktay, bazı kritik kararlar aldıklarını belirtti.
"Pisti yok etmemiz gerektiğini söyledim. TÜRKSAT'ın sistemlerini yok etme talimatı verdiğimi hatırlıyorum." diyen Oktay, darbe girişiminde hayatını kaybeden 250 şehidi rahmetle andı ve ailelerine başsağlığı diledi.
"Yeni Genelkurmay Başkanı kararını Çankaya'da aldık"
Darbe gecesindeki kırılma noktalarından birinin yeni Genelkurmay Başkanı atanmasına yönelik karar olduğunu belirten Oktay, bu kararın Çankaya Köşkü'nde alındığını ve kısa sürede yayımlandığını söyledi.
Darbe girişimcilerinin daha sonra Genelkurmay Başkanını iade etmek istediklerini aktaran Oktay, "Muhafız Alayı'na getirmek istediler, kabul etmedik. Başbakanlık tarafına gelecek dedik. Sonrasında geldi ve aldık. Ardından süreç farklı bir noktaya evrildi." ifadelerini kullandı.
Gece saat 03.00-04.00'ten itibaren TRT'nin yeniden kontrol altına alınmasıyla darbe girişiminin çözülmeye başladığını belirten Oktay, "Gözümüzü kapattığımızda üçüncü gündü. Sekiz gün oradan hiç ayrılmadık. Mücadele aylarca devam etti." dedi.
"Yapısal dönüşümler gerçekleştirildi"
15 Temmuz sonrasında darbenin tekrar yaşanmaması için kapsamlı yapısal değişiklikler yapıldığını belirten Oktay, bu süreci "tiyatro" olarak nitelendirenlere de yapılan düzenlemeleri anlattıklarını söyledi.
Jandarmanın Genelkurmay Başkanlığı yerine İçişleri Bakanlığı'na bağlanmasının önemli adımlardan biri olduğunu ifade eden Oktay, Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın başındaki ismin de darbe girişimine katıldığını öne sürerek, "Cumhurbaşkanlığını ele geçirmek istedi. Kıyılar bunların elindeydi." dedi.
Anadolu'dan çıkan bir yapının bu noktaya gelmesinin sorgulanması gerektiğini belirten Oktay, istihbarat mekanizmasının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
"Bürokrasinin başının darbeden haberi yoktu." diyen Oktay, savunma alanında "bulunduğu yerde yok etme" doktrinini imzaladıklarını, askeri okulların tamamen FETÖ tarafından işgal edildiğini düşündükleri için bu yapıyı kökten kaldırdıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile sivil iradenin güçlendirildiğini belirten Oktay, askerin tamamen sivil iradeye bağlandığını, Milli Savunma Bakanlığı'nın yeniden yapılandırıldığını ve sonuçlarının bugün görüldüğünü savundu.
"KHK'larla başlayan düzenlemeler yasalaştı"
15 Temmuz sonrasında çok ciddi adımlar atıldığını söyleyen Oktay, ilk düzenlemelerin Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile yapıldığını, daha sonra bunların tamamının yasalaştırıldığını ifade etti.
FETÖ ile mücadelenin 10 yılda tamamlanamayacağını belirten Oktay, "10 yıl asla yeterli değil. Açıklar tespit edilerek sistematik mücadelenin devam etmesi gerekiyor." dedi.
Uluslararası alanda da FETÖ'nün etkisini kırmaya yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirten Oktay, yargı boyutundaki mücadelenin de artarak sürmesi gerektiğini söyledi.
"Yurt dışına kaçanlar konusunda başarılı olamadık"
Yurt içinde yakalanarak yargılananların bulunduğunu ancak yurt dışına kaçan örgüt mensupları konusunda istenilen sonucun alınamadığını ifade eden Oktay, uluslararası hukuk nedeniyle iade süreçlerinde sorun yaşandığını söyledi.
"Evrensel hukuk kurallarına göre dava süreci için davet etmem gerekiyor diyor yargı. Adam zaten kaçmış, yurt dışından Türkiye ve Türk milleti aleyhine faaliyet yürütüyor." ifadelerini kullanan Oktay, bu durumun kabul edilemez olduğunu savundu.
Gelecekte çıkarılabilecek af düzenlemeleriyle bu kişilerin Türkiye'ye dönebileceği yönünde endişelerini dile getiren Oktay, ABD'nin de her zaman evrensel hukuk kurallarına göre hareket etmediğini öne sürdü.
Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin örnekler veren Oktay, bu değerlendirmelerinin yalnızca FETÖ ile sınırlı olmadığını belirterek, "Sınır dışına çıkıp Türkiye aleyhine faaliyet gösterilmesi kabul edilebilir değil. Bu benim şahsi görüşüm." dedi.
Aydın Ünal ile Mustafa Varank’ın FETÖ ile mücadele anıları konuşuluyor: Postacıyı milletimiz de bilsin
Vatandaşlar 15 Temmuz'un kahramanı Ömer Halisdemir'i anlattı: O gece bitmedi
Zekai Aksakallı şehit Ömer Halisdemir'in mezarını ziyaret etti