Fyeah'ın müzik yolculuğu başlamış.
Fyeah ile Tutkunun, Dostluğun ve Müziğin Peşinde: Roxy %100 Müzik Günleri’nden Geleceğe Uzanan Müzikal Yolculuk
25. roxy %100 müzik günleri'nin finalistlerinden ankara çıkışlı fyeah, lise arkadaşlığıyla başlayan hikayesini büyüterek konser performansları ve enerjik sahnesiyle dikkat çekti.
boğaç gökmen türkiye’nin en köklü bağımsız müzik organizasyonlarından biri olan 25. roxy %100 müzik günleri, bu yıl da yeni sesleri keşfetmemizi sağlayan güçlü performanslara sahne oldu. final haftası boyunca sahneye çıkan 12 finalist arasında dikkat çeken isimlerden biri de ankara çıkışlı fyeah oldu. lise arkadaşlığıyla başlayan hikâyelerini yıllar içinde büyüterek konser performansları ve enerjik sahne […] the post fyeah ile tutkunun, dostluğun ve müziğin peşinde: roxy %100 müzik günleri’nden geleceğe uzanan müzikal yolculuk appeared first on rotka .
Türkiye’nin en köklü bağımsız müzik organizasyonlarından biri olan 25. Roxy %100 Müzik Günleri, bu yıl da yeni sesleri keşfetmemizi sağlayan güçlü performanslara sahne oldu. Final haftası boyunca sahneye çıkan 12 finalist arasında dikkat çeken isimlerden biri de Ankara çıkışlı Fyeah oldu. Lise arkadaşlığıyla başlayan hikâyelerini yıllar içinde büyüterek konser performansları ve enerjik sahne duruşlarıyla kendi dinleyici kitlesini oluşturan grup, 25. Roxy %100 Müzik Günleri’ni ikincilik ödülüyle tamamladı.
Biz de Fyeah ile bir araya gelerek hem grubun kuruluş hikâyesini ve üretim süreçlerini konuştuk hem de Roxy sahnesinde yaşadıkları deneyimi, bağımsız müzik sahnesine bakışlarını ve gelecek planlarını dinledik.
Öncelikle tebrikler. 25. Roxy %100 Müzik Günleri bu yıl da birçok yeni grup ve müzisyeni keşfetmemizi sağlayan oldukça güçlü bir organizasyon oldu. Siz de yarışmayı ikincilikle tamamladınız. Final haftasını, sahne anını ve ödül törenindeki duyguyu biraz anlatır mısınız? O gece “galiba gerçekten başka bir noktaya geçiyoruz” dediğiniz bir an oldu mu?
Çok teşekkür ederiz. Yarışma öncesi oldukça yoğun birkaç hafta geçiriyorduk, finale seçildiğimizi görünce motivasyonumuz inanılmaz derecede arttı, yaptığımız işin kıymetini tekrardan hatırlamamıza vesile oldu. Prova ve konserlerin yoğun olduğu iki haftadan sonra İstanbul’a geldik. Roxy Müzik Günleri aynı zamanda bizim ekipçe İstanbul’daki ilk sahne deneyimimizdi. İstanbul yolunda grubun ilk demlerini hatırlamak ve geldiğimiz noktayı görmek hem gurur verici hem de duygusaldı. Sahne öncesinde, esnasında ve sonrasında enerjimizi olabildiğince yüksek tuttuk ve müziğimizi ne kadar severek yaptığımızı göstermek istedik. Bizim en çok kıymet verdiğimiz şey de bu zaten. Birincil amacımız her seferinde aynı: yaptığımız müziği önce kendimize sonra karşı tarafa bilişsel ve duygusal taraflarıyla olabildiğince aktarabilmek; monotonlaşmaya ve kara bulutlarla kaplanmaya çok müsait olan hayatlarımızda hepimize az da olsun ışık tutabilmek ve etki bırakabilmek. İstanbul’a ilk adımımızı attığımız anda çok güzel ve büyük bir başlangıcın kapısını araladığımızı hissettik.
Fyeah’ın hikâyesi lise arkadaşlığına dayanıyor. Grubu biraz yakından tanıyabilir miyiz? Bu kadar eski bir arkadaşlığın üzerine müzik eklemek grup içindeki ilişkiyi nasıl etkiliyor? Birlikte üretirken sizi ayakta tutan şey ne oluyor?
(Emir’in ağzından) Arkadaşlığın üzerine müzik eklemekten ziyade müzik bizi bir araya getirdi diyebiliriz. Agah, Yiğit ve ben lisede müzik sınıfında bir araya gelip kaynaştık ve üç yıl boyunca lisedeki 10m²lik odaya kendimizi kapatıp dersleri bile asarak sadece müzikle ilgilendik Yapılan işin de tutkuya dönüşmesi bu yıllarda başladı diyebiliriz. Üniversiteye geçtiğimiz zaman Fethi ve Hıdır ile tanıştık, yeni iki insanın gruba eklenmesi kimyayı inanılmaz ölçüde değiştirdi ve herkes birbirine yepyeni perspektifler kazandırdı. Değişimin ne kadar zorlayıcı ama aynı zamanda besleyici bir şey olduğunu gördük ve hayran kaldık. Müziğin, “İnsan” filtresinden geçmesi ve yeni şekillere bürünmesi Fyeah’nin müziğini daha da canlı kılıyor. Gruptaki insanların dışında yaşayan bir organizma var gibi hissediyoruz.
(Agah’ın ağzından) Son soruya cevap olarak bir şey eklemek istiyorum. Zihnimde işitsel/görsel sürekli bir şeyler dönüyor, bu benim sanatım. Hayatımı da bunu yaparak geçirmek istediğim için bunları dışarı vurmam gerekiyor. Bu yüzden üretim benim için zorunlu bir şey.
Müziğiniz birçok farklı türden örnekler barındırıyor. Bununla birlikte özgün bir yapı oluşturmayı da başarıyorsunuz. Kendi müziğinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Fyeah’ı birkaç cümleyle hiç dinlememiş birine nasıl anlatırsınız?
FYEAH pek çok farklı türün kendini ifade etme araçlarından faydalanarak karışık insani duyguları sınırlandırmadan veya değiştirmeden, olduğu gibi yansıtmaya çalıştığımız bir proje. Müziğimize genre ismi koymayı sevmiyoruz, hiç dinlememiş birisine dinletip yorumunu almayı tercih ederiz :p
Kısa sürede Ankara’da ciddi bir dinleyici kitlesi yakaladınız ve konser performanslarınızla öne çıktınız. Sahnede izleyen herkesi bir anda avucuna alabilecek güçlü bir enerjiniz var. Sizce sahnede sizi farklı kılan şey ne?
Bunun birden çok sebebi olduğuna inanıyoruz. Bizce birincil sebebi yaptığımız şeyi sevgiden de öte bir tutku ile yapmamız. Herhangi bir konserimizin herhangi bir anında beşimizi de ayrı ayrı incelerseniz eminiz ki aşırı tutku ve mutluluk ile çalan birisini göreceksiniz. Grup dinamiği kurmak çok zor bir şey, biz bu dinamiği ikili bir şekilde ele alıyoruz: müzikal bağlamda oluşan kimya ve arkadaşlık dolayısıyla oluşan kimya. Bu ikili dinamiği birbirine olabildiğince yakınsayarak insanlara aktardığımızı düşünüyoruz, bu da izleyen insanların da bizim kadar keyif almasına vesile oluyor. İkinci olarak bakacak olursak yaptığımız müzik Türkiye’de hatta dünyanın birçok yerinde sıra dışı. Hem sonik anlamda hem de bir deneyim açısından, yeni şeyler duymak isteyen bizim gibi insanların ilgisini çekiyor bizce. Konserlerimizden sonra dinleyen insanlarla konuştuğumuzda şunu fark ediyoruz ki herkes çok farklı türleri ve çok farklı icraları benimsemiş durumda. Bu çeşitlilik dinleyici tarafında da büyük bir renklilik oluşturuyor. Yaptığımız müziği “genre” kavramına takılmadan yapmamız ve birçok farklı türün ifade biçimini kullanmamızın bunda etkili olduğunu düşünüyoruz. Ne mutlu bize ki herkes müziğimizi farklı bir yerinden tutuyor ve seviyor.
Şarkı yazım süreciniz nasıl gelişiyor? Genelde biri bir fikirle gelip diğerleri mi tamamlıyor, yoksa her şey prova anında mı şekilleniyor? Bugüne kadar ortaya çıkan bir şarkıda sizi en çok şaşırtan dönüşüm hangisiydi?
Tüm şarkılar için genelleme yapamayız. Bazı şarkıların tamamı tek provada doğaçlanılarak beşimiz tarafından yazılmışken bazılarının ana temaları üyeler tarafından provalara getirilip üzerine inşa edilerek oluşturuldu. Eklemeliyiz, her konserde doğaçlanılan kısımlardan sevdiklerimizi bir sonraki provamızda şarkıların içine ekliyoruz. Bizim için en sürpriz olay ise kesinlikle “6”nın kaba hatlarıyla 20 dakika içinde yazılmış olması. Buna rağmen en “bitmiş” hissettiren ve mevcut haliyle içimize sinen parçanın 6 olması da güzel bir ironi Çok doğal ve rastgele bir şekilde oluştu. Yiğit, prova başlamadan önce gitar pedalındaki efektleri kurcalıyordu ve bam! bir anda 6 hayatımıza girdi.
Roxy Müzik Günleri gibi organizasyonlar özellikle bağımsız müzik yapan genç gruplar için sadece bir yarışma değil, aynı zamanda görünürlük alanı da yaratıyor. Siz bu süreçten nasıl çıktınız? Yarışma size müzikal ya da mental olarak ne kattı?
Roxy Müzik Günleri kesinlikle bizim üretim motivasyonumuzu kuvvetlendirdi, önceden sahip olduğumuz müziğimizi kaydedip paylaşma konusundaki hevesimizi arttırdı. Aynı zamanda kendi şehrimizden başka bir yerde müziğimize olumlu geri dönüşler almak bizi çok mutlu etti. Bunlar paha biçilemez deneyimler kesinlikle.
Final haftası boyunca birçok farklı müzisyen ve grupla aynı ortamı paylaştınız. Sizi en çok etkileyen detaylar nelerdi? Kuliste ya da sahne arkasında unutamadığınız bir an oldu mu?
Tabii ki pek çok harika sanatçı ile sahne paylaşmak, jüri kadrosundaki efsane isimlerle tanışmak gibi çok özel deneyimlerimiz oldu. Fakat bir olay var ki bu soruyu okuduğumuzda ekipçe en çok bunu anlatmak istedik. 13 Mayıs’taki final sahnesinde tam biz sahneye çıkmadan önce Roxy’de içeride Kendrick Lamar’ın King Kunta parçası çalmaya başladı. Tüm ekip büyük bir To Pimp A Butterfly hastası ve şarkıdaki Thundercat bassline’ı çok korkunç iyi. Agah’ın da üzerinde Thundercat’in kendisinin Agah’a hediye ettiği kıyafetler vardı, o yüzden sahneden önce Thundercat’in ruhunun bizi kutsadığını hissettik:p
Kesinlikle sahne performansımızı bu olay çok olumlu etkiledi.
Türkiye’de bağımsız müzik üretmek özellikle genç gruplar için hem heyecanlı hem de oldukça yorucu bir süreç olabiliyor. Siz bugüne kadar en büyük mücadeleyi hangi konuda verdiniz? Bu yolda sizi motive eden şey ne oldu?
Derinliksiz, besleyici olmayan; satirik, didaktik veya dramatik bir unsuru olmayan sosyal medya trendleri (gerek görsel gerek işitsel) arasında boğulurken gerçekten emek verilmiş işlerin geri planda kalması motivasyon kırıcı olabiliyor. Yine de çok güzel işlerin yapıldığının da farkındayız, görüyoruz, biliyoruz, severek takip ediyoruz ve biz de bir parçası olmaya çalışıyoruz. Kim ne derse desin bu ülkede güzel işler deneniyor ve ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan bir sürü insan var. Biz adım atmaya devam ettikçe yürüdüğümüz yolun daha da belli olacağına inanıyoruz. Önümüze ne gelirse gelsin, onu doğru bir kanala yönlendirip olumlu etkiler bırakacak bir fenomen yaratmak istiyoruz.
Bundan sonrası için Fyeah cephesinde neler var? Yeni kayıtlar, konserler ya da farklı projeler gündemde mi? Önümüzdeki dönemde dinleyiciyi nasıl bir Fyeah bekliyor?
Evvet! Roxy Müzik Günleri’nden sonra iki parçamızı yayımladık, ağustos ayı içerisinde de yeni kayıtlar için stüdyoya girmeye devam edeceğiz ve platformlarda paylaşacağız. Konserler de durmayacak, birkaç tane planladığımız konser var, duyuracağız. Sahne/konser ayarlama konusu bizim için ilginç bir konu çünkü bunun net kuralları ve bir yolu yok gibi. Şehir dışındaki yerler ile nasıl iletişim kurabiliriz, sosyal medyadan mı keşfedileceğiz gibi pek çok sorumuz var. Söylemeden geçemeyiz ki Roxy Müzik Günleri bize bu kafa karışıklığımız içerisinde pek çok yol açtı ve şimdiden pek çok şeye önayak oldu. Teşekkürler Roxy Müzik Günleri!
Son olarak, ileride Roxy Müzik Günleri sahnesinde olmayı hayal eden genç grup ve müzisyenlere ne söylemek istersiniz? Yarışmaya katılmadan önce bilinmesini istediğiniz bir şey var mı?
Türkiye’de üretmek isteyen her müzisyen için çok değerli bir platform olduğunu ve gerek jürileri gerek Roxy ailesi gerek diğer yarışmacılar olsun, çok güzel etkileşimler kurulduğunu söylemek isteriz. Yarışmaya katılmadan önce ödüllerin sadece reklamlanan ödüllerden ibaret olmadığını, orada kurulan bağların ve sahip olunan etkileşimlerin asıl ödül olduğu bilinciyle gidilebilir.
Lise yıllarında başlayan arkadaşlıklarını bugün sahneye ve ortak bir üretim alanına taşıyan Fyeah, Roxy %100 Müzik Günleri’nde elde ettiği başarıyla bağımsız müzik sahnesinde adından daha sık söz ettireceğinin sinyallerini verdi. Sahnedeki enerjileri kadar samimi yaklaşımlarıyla da dikkat çeken grup, yeni üretimler ve konserlerle yoluna devam etmeye hazır. Görünen o ki Fyeah için bu ödül bir sonuçtan çok yeni bir dönemin başlangıcı.
ROTKA TV YAYINLARINI YOUTUBE ÜZERİNDEN İZLEYEBİLİRSİNİZ
The post Fyeah ile Tutkunun, Dostluğun ve Müziğin Peşinde: Roxy %100 Müzik Günleri’nden Geleceğe Uzanan Müzikal Yolculuk appeared first on Rotka.