Gerede Çayı atıktan geçilmiyor
bolu'dan karabük'e kadar 100’ü aşkın köyden geçen gerede çayı’ndaki kirliliğe karşı yıllardır çözüm bulunmadı. son denetimlerde üç tesise idari yaptırım uygulanıp cumhuriyet başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulurken, yöre halkı kalıcı çözüm istedi.
bolu'dan karabük'e kadar 100’ü aşkın köyden geçen gerede çayı’ndaki kirliliğe karşı yıllardır çözüm bulunmadı. son denetimlerde üç tesise idari yaptırım uygulanıp cumhuriyet başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulurken, yöre halkı kalıcı çözüm istedi.
Bolu’nun Gerede ilçesinden doğup Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar 100’ü aşkın köyün içinden geçen Gerede Çayı, yıllardır sanayi atıklarıyla kirleniyor.
Bölge halkının defalarca yaptığı başvurulara rağmen kirliliğin sürdüğünü belirten yaşam savunucuları, son denetimlerde üç tesise para ceza uygulanması ve savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına karşın “Çay hâlâ kirletilmeye devam ediyor” diyerek yetkililere kalıcı çözüm çağrısı yaptı.
3 NOKTA 3 TESİSE CEZA
Gerede'deki Karma Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve Deri OSB fabrikalarının evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı'na deşarj etmesi nedeniyle yaşanan çevre kirliliği 20 yılı aşkın bir süredir devam ediyor. Son olarak Gerede Çayı’nın geçtiği Yağdaş Köyü'ndeki 2 ayrı nokta ve Ümitköy’de atıkların döküldüğü tespit edilmesi üzerine yöre halkı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği il Müdürlüğü'ne başvurdu. Yapılan başvurunun ardından Müdürlük bölgede inceleme yaptı ve yurttaşlara şu yanıtı iletti. “İl Müdürlüğümüzce, 2872 Sayılı Çevre Kanunu Mevzuatı kapsamında denetimler sürdürülmektedir. 09.06.2026 tarihinde gerçekleşen gece denetiminde numuneler incelenmeleri yapılıp analiz yapıldığına göre Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş, 3 tesise idari yaptırım uygulanarak ilgililer hakkında gerekli işlemler tesis edilmiştir."
Yaşam savunucuları, yıllardır bölgede mücadele ettiklerini ancak kirliliğin durdurulmadığını söyleyerek tepki gösterdi.
ŞİKÂYETLER SONUÇSUZ KALIYOR
Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu (GEÇTAP) Başkanı İlhan Armağan, yapılan şikâyetlerin ve ilgili mercilere yapılan başvuruların yıllardır sonuçsuz kaldığını söyledi. Armağan, “8 Haziran’da olan gece denetimlerimizde, hiç arıtmaya sokmadan deşarj ettiklerini gördük. Şikâyet ettik ve sonunda küçük bir gelişme yaşandı” diye konuştu. Bölgedeki sorunun yaklaşık 20 senedir sürdüğünü ifade eden Armağan, “2019 yılında fabrikalar üretimi artırdı ve yaşananlar da hız kazandı. Balık ölümleri arttı, tarımı bitirdiler buradaki canlılara zarar verdiler. Eskipazar'ın Bulduk Köyü'ne elektrik santralı kuruldu. Ayrıca Gerede Çayı’ndan alınan suyun %94’ü Ankara’ya aktarılırken, Gerede ve çevresine yalnızca %6’lık bir pay bırakıldı. Bu durum, çiftçinin tarlasını sulayamaz hâle gelmesine, hayvancılığın sekteye uğramasına ve köylerdeki doğal yaşamın zarar görmesine neden oldu. Suya erişemeyen üretici, ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı. Sonuç olarak su Ankara’ya verilince burada sanayi atıkları kaldı” dedi.
KARADENİZ’E DÖKÜLÜYOR
2022 yılında bölgede direniş başlattıklarını ve onlarca yetkili kuruma şikâyet dilekçesi verdiklerini kaydeden Armağan, şöyle devam etti: “AKP’li Belediye Başkanı Mustafa Allar ile görüştüm, AKP Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek ile görüştüm ancak sorun çözülmedi. Ardından biz direnişe başladık ve bugüne kadar geldik, resmi süreçlerde atmadığımız adım kalmadı. Vermediğimiz dilekçe kalmadı, bazı dilekçelerimiz yok edildi. Bizim sorunumuzun neden çözülmediğini biz çok iyi biliyoruz. Sanayiciler iktidara yakın insanlar. Deri OSB ve Karma OSB'deki firmaların yetkilileri AKP’li isimlerden oluşuyor. Biz çözüm bulunmasını istiyoruz. Gerede Çayı’nda kirliliğinin çıplak gözle görülebilmesine, burunla koklanabilmesine ve bilimsel analizlerle ortaya konulmasına karşın, sorumlu olanlar üstünü kapatıyor. Şu anda Gerede Çayı’nda ‘çok kirli su’, 288 km kat ederek Eskipazar, Çerkeş, Ovacık, Karabük, Yenice ve Çaycuma’dan geçip Filyos’tan Karadeniz’e dökülüyor. Biz bu kirliliğin bir an önce durmasını istiyoruz.”
SOMUT BİR ÇEVRE FELAKETİ
Yurttaşların Avukatı Yakup Şakip Okumuşoğlu da şunları söyledi: "Gerede Çayı’nda yaşanan kirlilik artık soyut bir iddia değil, idarenin bizzat kendi denetim ve yaptırım işlemleriyle de kabul ettiği somut bir çevre felaketidir. Bakanlık/İl Müdürlüğü tarafından gece-gündüz denetim yapıldığı, numune alındığı, analizler sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu ve idari yaptırımlar uygulandığını açıklamaktadır. Bu açıklama 'bu çevre felaketi engellenene kadar faaliyetin durdurulmasını' isteyen yurttaşların talebinin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha açıkça göstermektedir. Ancak mesele yalnızca ceza kesmek ya da suç duyurusunda bulunmakla çözülmemektedir. Gerede Çayı hâlâ kirlenmeye devam ediyorsa, idarenin görevi kağıt üzerinde işlem tesis etmekle sınırlı kalamaz. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 8. maddesi kirletmeyi yasaklamakta, 15. maddesi ise çevre ve insan sağlığı bakımından tehlike yaratan faaliyetlerin gerektiğinde durdurulmasını öngörmektedir. Nitekim dava dosyasında da bu kirliliğin yıllardır sürdüğü, para cezalarının kirletici faaliyetleri durdurmaya yetmediği için Çevre Kanunu'nun ilgili bu maddeleri gereği faaliyetin durdurulması yönünde karar verilmesi talep edilmiştir. Bugün Gerede Çayı’na bakıldığında sorun şudur: İdare artık kirliliği tespit ettiğini söylüyor; o halde hukuken ve vicdanen bir sonraki adım, kirlenmeye neden olan deşarjlar fiilen sona erinceye kadar etkili durdurma tedbirlerinin uygulanmasıdır. Aksi halde denetim yapılmış, ceza kesilmiş, suç duyurusu yapılmış olması Gerede Çayı’nın akmaya devam eden zehrini ortadan kaldırmaz; çevre hakkı da ancak sonuç doğuran, kirlenmeyi gerçekten durduran idari işlemlerle korunabilir. Kanunun amacı da çevreyi korumaktır, para cezası kesmek değil."