Gerze'ye rüzgar türbinleri dikilecekmiş.
Gerze’nin ormanlarına yeni türbinler yolda
sinop’un gerze ilçesinde apre enerji’nin depolamalı rüzgar enerji santralı projesine çed olumlu kararı verildi. projeyle birlikte çayır-mera, orman ve tarım arazilerini kapsayan 1360 hektarlık sahada sekiz türbin ve enerji depolama ünitesi kurulacak.
sinop’un gerze ilçesinde apre enerji’nin depolamalı rüzgar enerji santralı projesine çed olumlu kararı verildi. projeyle birlikte çayır-mera, orman ve tarım arazilerini kapsayan 1360 hektarlık sahada sekiz türbin ve enerji depolama ünitesi kurulacak.
İktidarın enerji yatırımları için doğa ve kırsal yaşamı sermayeye açan politikaları sürerken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bir projeye daha onay verdi. Bakanlık, Apre Enerji’nin Sinop’un Gerze ilçesinde planladığı 898 milyon 560 bin lira bütçeli depolamalı rüzgar enerji santralı (RES) projesi için çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararı verdi.
Proje kapsamında Gerze’ye bağlı Başsökü, Kahramaneli, Güzelyurt ve Kızılcak köylerinin sınırları içinde kalan 1360 hektarlık alana sekiz rüzgar türbini ile enerji depolama ünitesi inşa edilecek.
Proje sahası, çevre düzeni planında çayır-mera, orman ve tarım arazisi olarak tanımlanan alanları kapsarken proje dosyasında bölgede kaç ağacın kesileceğine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmedi.
Öte yandan proje sürecinde sahada BOTAŞ’a ait petrol boru hattı bulunduğunun tespit edilmesiyle başlangıçta 12 olarak planlanan türbin sayısı sekize düşürüldü. Türbin noktaları revize edildi ve ÇED süreci bir dönem durduruldu.
DSİ RAPORU EKSİK BULDU
Projeye ilişkin kurum görüşlerinde de eksiklikler dikkat çekti. Devlet Su İşleri (DSİ), türbin direklerinin kurulacağı alanlarda su kaynaklarının korunabilmesi için hidrojeolojik değerlendirme raporu hazırlanmasını istedi. Ancak yapılan incelemelerde rapordaki eksikliklerin giderilmediği belirtildi. DSİ, nihai görüşünü ancak bu eksikliklerin tamamlanmasının ardından verebileceğini bildirdi.
EVLERİN DİBİNDE
Projeye en yakın yerleşim birimi, Kızılcaköy’e bağlı bir konut olarak kaydedildi. Konutun türbinlere uzaklığı yaklaşık 800 metre mesafede yer alırken santral sahasından Kavakcılı ve Kirazyanı adlı mevsimsel akışlı derelerin geçtiği de kaydedildi.
Başsökü Köyü’nde düzenlenen halkın katılımı toplantısında projeye karşı çıkan köylüler, 22 Mayıs’ta ortak dilekçeyle projeye itiraz etti ve ÇED olumlu kararı verilmemesini talep etti. Dilekçede, bölgenin hassas ekosistemlere sahip olduğu, türbinlerin gürültü ve titreşiminin kuş göç yolları ile yaban hayatı üzerinde ciddi tahribat yaratacağı, bu konuda yapılan bilimsel çalışmaların yetersiz kaldığı belirtildi.
İtiraz dilekçesinde ayrıca proje nedeniyle ciddi miktarda ağaç kesimi ve arazi tahribatı yaşanacağı, bunun orman bütünlüğünü bozacağı, erozyon riskini artıracağı, su kaynakları ile hayvancılığı olumsuz etkileyeceği ifade edildi. Türbinlerin düşük frekanslı sesi ve mekanik gürültüsünün bölge halkının fiziksel ve psikolojik sağlığını olumsuz etkileyeceği, görüntü kirliliğinin kırsal yaşamı bozacağı da dile getirildi.
Köylüler, şirket tarafından hazırlanan ÇED raporunun kümülatif çevresel etkileri yeterince değerlendirmediğini, flora ve fauna çalışmalarının bilimsel açıdan eksik kaldığını ve halkın görüşlerinin karar süreçlerine etkin biçimde yansıtılmadığını belirtti. Dilekçede, kamu yararının yalnızca enerji üretimi üzerinden değil, doğa, tarım, su varlıkları ve bölge halkının yaşam hakkı gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.