Göç kapıları kapalıymış.
Göç Etiği: Genel Bir Giriş – Daniel Weltman
birçok ülke kendi vatandaşları dışındakilerin ülkeye girişini zorlaştırıyor. daniel weltman, insanların istedikleri ülkeye göç etmelerini kolaylaştırmanın gerekliliği üzerine temel argümanları ele alıyor.
neredeyse tüm ülkeler, kendi yurttaşları olmayan çoğu insanın ülkelerine girişini zorlaştırır. tabi ki nerede doğduğunuzla da ilişkili olarak, birçok ülkeye yalnızca ziyaretçi olarak girmek adına giriş izni almak bile zor veya imkansız olabilir, kalıcı olarak yerleşmek ise çok daha zordur. ülkelerin, kendi sınırları dışından gelen insanlara bu şekilde dışlayıcı yaklaşması makul mü? bu yazımızda, insanların canlarının istediği herhangi başka bir ülkeye göç etmelerini kolaylaştırmak gerekip gerekmediğine dair bazı temel argümanlar ile rakip pozisyonları ele alacağız.[1] 1. dışlamacı argümanlar çok az sayıda filozof ülkelerin her zaman için herkesi koşulsuz olarak dışlama hakkı olduğunu benimser: örneğin, neredeyse tüm filozoflar, ülkelerin canını kurtarmak the post göç etiği: genel bir giriş – daniel weltman first appeared on öncül analitik felsefe .
Neredeyse tüm ülkeler, kendi yurttaşları olmayan çoğu insanın ülkelerine girişini zorlaştırır. Tabi ki nerede doğduğunuzla da ilişkili olarak, birçok ülkeye yalnızca ziyaretçi olarak girmek adına giriş izni almak bile zor veya imkansız olabilir, kalıcı olarak yerleşmek ise çok daha zordur.
Ülkelerin, kendi sınırları dışından gelen insanlara bu şekilde dışlayıcı yaklaşması makul mü?
Bu yazımızda, insanların canlarının istediği herhangi başka bir ülkeye göç etmelerini kolaylaştırmak gerekip gerekmediğine dair bazı temel argümanlar ile rakip pozisyonları ele alacağız.[1]
1. Dışlamacı Argümanlar
Çok az sayıda filozof ülkelerin her zaman için herkesi koşulsuz olarak dışlama hakkı olduğunu benimser: Örneğin, neredeyse tüm filozoflar, ülkelerin canını kurtarmak isteyen mültecileri kabul etmek zorunda olduğunu düşünürler.
Bununla birlikte çoğu filozof, ülkelerin göçmenleri kabul etmeyip dışlama hakkına sahip olduğunu savunur.
Dışlama hakkı lehine argümanlardan biri, farklı kültürlerden gelen göçmenlerin geldikleri ülkenin kültürünü zayıflatabileceği veya yok edebileceği fikri etrafında şekillenir: Bu bağlamda, şayet bir ülkenin kendi kültürünü koruma hakkı varsa, bu hak o ülkeye, kendi kültürünü paylaşmayan göçmenleri dışlama hakkı verir.[2]
Göçmenleri dışlama hakkını savunan ikinci bir argümanın ana dayanağı, ülkelerin kamusal sağlık hizmetleri veya kapsamlı işsizlik fonları gibi sosyal yardım programlarına sahip olmasının iyi olduğu düşüncesidir. Bazı filozoflar, ülkelerin sözünü ettiğimiz bu tür programları sürdürebilmesi için yurttaşların birbirleriyle bir aidiyet ve bağlılık hissedip birbirlerini önemsemeleri gerektiğini yani toplumsal bir dayanışma olması gerektiğini savunur. Bu bağlamda, sınıfsız göçe izin vermek sözünü ettiğimiz toplumsal dayanışma ve toplumsal uyumu zedeleyebilir; o halde ülkelerin bu dayanışma ve toplumsal uyumu koruyabilmek adına göçmenleri dışlama hakkı olmalıdır.[3]
Göçmenleri dışlama hakkı lehine öne sürülen üçüncü bir argüman ise ülkelerin yurttaşlarına karşı yükümlülükleri olduğu düşüncesine dayanır: Ülkeler yurttaşlarını koruyup kollamalı ve onların ihtiyaçlarına duyarlı olup karşılamalıdır.
Göç, zorunlu olarak ülkeye yeni yurttaşların dahil olması ve ülkelerin karşılaması gereken ek yükümlülüklerin ortaya çıkmasını doğurduğundan dolayı, sözünü ettiğimiz ek yükümlülükleri sırtlanıp sırtlanmama tercihi ülkenin bizatihi kendi iradesinde olmalıdır.[4]
Göçmenleri dışlama hakkı lehine öne sürülen dördüncü bir argüman, organizasyonel ilişkilenme/bir araya gelme özgürlüğünün doğası gereği ilişki kurup kurmama hakkını da içerdiğini söyler. Şöyle düşünün: Aynen sizin ve arkadaşlarınızın bir partiye kimi davet edeceğinize karar verebilme hakkınızda olduğu gibi, siz ve yurttaşlar da ülkeye kimin göç edip etmeyeceğine dair karar verebilmelisiniz.[5]
Göçmenleri dışlama hakkı lehine (bir öncekine benzer) son bir argüman, ülkelerin yurttaşları tarafından kurulmuş ve bugüne değin var edilmiş olduğu tezine dayanır. Bu bağlamda, ülke, mevcut yurttaşlarındır ve ülkeyi nasıl yöneteceklerine karar verme hakkı da onlara aittir; ki bu hakka ülkeye dışarıdan kimin kabul edileceğine karar verme hakkı da dahildir.[6]
2. Dışlamacılık Aleyhine Argümanlar
Bazı filozoflar, acil sağlık gerekçeleri (mesela Ebola gibi tehlikeli bulaşıcı hastalıklara sahip kişiler) ve güvenlik gerekçeleri (mesela terör eylemi gerçekleştirme amacı olan kişiler) istisna olmak üzere, ülkelerin sınırları dışından gelen göçleri engelleme hakkına sahip olmadığını düşünür.[7] Bu görüş, çoğu insanın tehlikeli bulaşıcı hastalık taşımadığı veya terör eylemi niyetinde olmadığı göz önüne alındığında “açık sınırlar” yaklaşımı olarak tanımlanır. Bu pozisyon, çoğu insanın herhangi bir ülkeye serbestçe giriş yapmasına ve seyahat etmesine izin verilmesi gerektiğini iddia eder.
“Açık sınırları” savunan filozoflar, dışlamacılık lehine olan farklı argümanlara karşı çıkarlar. “Açık sınırlar” lehine bir argüman şöyledir: Şayet göçmenleri dışlamaya yönelik argümanlar başarılıysa, aynı argümanlar mevcut yurttaşların vatandaşlıklarının ellerinden alınmasını ve sınır dışı edilmelerini de meşrulaştırır. Ancak biz, mevcut yurttaşların vatandaşlıktan çıkarılıp sınır dışı edilmesi şeklindeki dışlamanın yanlış olduğunu düşünüyoruz. Bu akıl yürütme, mevcut yurttaşların, mesela kültürün zayıflamasına ve değişmesine neden olması durumunda dahi geçerlidir. O halde dışlama argümanı, mevcut yurttaşlara yapılması yanlış olan bir şeydir; göçmenlere de yapılmaması gerekir ve bundan ötürü de haklı olamaz.[8]
“Açık sınırlar” lehine bir diğer argüman, insanların özgürce hareket etme hakkına sahip olduğu fikrine dayanır. Ebola gibi bulaşıcı hastalıkların yayılmasını veya terör gibi şiddet eylemlerinin gerçeklemesini engellemek gibi istisnalar dışında, herhangi bir başka neden ötürü kendi ülkenizdeki şehirler arasında seyahat edemeyeceğinizin söylendiğini düşünün. Bu, haklarınızın kabul edilemez bir biçimde ihlal edilmesi anlamına gelirdi. Bazı filozoflar aynı manzaranın geçerli olduğunu düşünür; ülkeler arasında seyahat etme konusunda da aynı durum geçerlidir ve bundan ötürü de dışlama lehine olan her türden argüman başarısızdır.[9]
“Açık sınırlar” lehine üçüncü bir argüman, istediğimiz kişiyle ilişkilenme/bir araya gelme özgürlüğüne sahip olmamız gerektiğini söyler. Şayet bir yabancıyla evlenip birlikte yaşamak veya yabancı birini işe almak istiyorsanız, bu yasal olmalıdır. Ülkenizin size, başka şehirdeki biriyle evlenemeyeceğinizi veya işe alamayacağınızı söylemesi yanlış ise, başka ülkeden biriyle evlenemeyeceğinizi veya onu işe alamayacağınızı söylemesi de aynı şekilde yanlış olmalıdır.[10]
Açık sınırlar lehine dördüncü bir argüman, insanları dışlamanın adaletsiz uygulama mekanizmalarını da gerektirdiği şeklindedir; ki bu mekanizmalar bizatihi ülkenin yurttaşlarına da zarar verir.[11] Örneğin, ABD’deki Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (Immigration and Customs Enforcement – ICE) ile Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi (Customs and Border Protection – CBP), gazetecileri gözetlemiş ve ABD vatandaşlarını ölümüne neden olmuştur.[12] Yurttaşlara zarar verici davranışlarda bulunmak yanlış ve göç kısıtlamalarını uygularken de böylesi kötü muamelelerden kaçınmak zor veya imkânsız olduğundan ötürü, bazı filozoflar ülkelerin yurtdışından gelen göçü kısıtlamaması gerektiğini iddia eder: Ülkeler teknik olarak göçmenleri dışlama hakkı olsa dahi, bu hakkı kullanmamaları gerekir.[13]
Açık sınırlar lehine öne sürülen bir diğer argüman, göçü zorlaştırmanın ve sınırları kapatmanın eşitsizliği daha da derinleştirdiğini söyler.[14] Zengin ülkelerde doğan insanların yaşam kaliteleri ve olanakları, yoksul ülkelerdekine kıyasla çok daha iyi seviyededir. Bu eşitsizliğin nedenlerinden biri, yoksul ülkelerdeki insanların daha fazla para kazanabilecekleri zengin ülkelere özgürce gidememeleri veya göç edememeleridir. Ana fikir bu bağlamda şöyledir: Yoksul insanların göç etmesini engellemek demek dünyayı daha eşitsiz hale getirir; ve eşitliğin değerli olduğunu teslim ediyorsa belki de açık sınırları savunmamız en iyisidir.[15]
3. Sonuç
Birçok filozof, ya ülkelerin farklı gerekçelerden ötürü dışlama hakkı olduğunu savunan tarafta ya da ülkelerin çoğu başka nedenden ötürü göçmenleri dışlama hakkı olmadığını savunan diğer tarafta yer alır. Fakat ülkelerin bazı dışlamacı hakları olduğunu kabul edip diğer dışlamacı argümanların çoğunu reddeden orta yolcu filozoflar da vardır.[16]
Filozofların bu başlık altındaki meselelerle ilişki tartıştığı birçok şey daha vardır: Örneğin, “Hangi istisnai durumlar (demin bahsettiğimiz ebola ve terör örnekleri gibi) dışlama hakkını doğurur?” ve “Ülkelerin, kendi yurttaşlarına kıyasla daha az hakka sahip olacak göçmenleri kabul etmesi doğru mu?” soruları bunlardan birkaçıdır.[17]
Notlar
Kaynakça
İlgili Diğer Yazılar
Daniel Weltman – “Immigration Ethics: An Overview“, (Erişim Tarihi: 18.07.2026)