Derinlerde 31 yeni canlı bulmuşlar.
Güneş Işığının Bile Ulaşamadığı Derinlikte Yaşayan 31 Yeni Deniz Canlısı Keşfedildi
brezilya kıyıları açıklarında orta su katmanlarında 31 yeni deniz canlısı türü keşfedildi. araştırma, schmidt okyanus enstitüsü'ne ait falkor (too) gemisiyle yapıldı.
brezilya kıyıları açıklarında yürütülen okyanus keşif seferi, derin denizlerin az bilinen orta su katmanlarında 31 yeni türü ortaya çıkardı. uluslararası araştırma ekibi, güney atlantik okyanusu’nun tropikal sularında yaşayan bu canlıları gelişmiş görüntüleme teknolojileri ve genom analizleriyle inceledi. keşif, schmidt okyanus enstitüsü’ne ait falkor (too) araştırma gemisiyle gerçekleştirildi. araştırmacılar, güneş ışığının güçlü olduğu yüzey suları ile […] bu yazı güneş işığının bile ulaşamadığı derinlikte yaşayan 31 yeni deniz canlısı keşfedildi ilk olarak şu sitede yayımlanmıştır: kayıp rıhtım . yazının kaynağı bu sitedir.
Brezilya kıyıları açıklarında yürütülen okyanus keşif seferi, derin denizlerin az bilinen orta su katmanlarında 31 yeni türü ortaya çıkardı. Uluslararası araştırma ekibi, Güney Atlantik Okyanusu’nun tropikal sularında yaşayan bu canlıları gelişmiş görüntüleme teknolojileri ve genom analizleriyle inceledi.
Keşif, Schmidt Okyanus Enstitüsü’ne ait Falkor (too) araştırma gemisiyle gerçekleştirildi.
Araştırmacılar, Güneş ışığının güçlü olduğu yüzey suları ile derin okyanus arasında kalan “orta su” bölgesini inceledi. Güneş ışığının ancak sınırlı biçimde ulaşabildiği bu loş kuşak, Dünya’nın en büyük yaşam alanı olarak kabul ediliyor. Ancak erişilmesi zor olduğu için hâlâ büyük ölçüde bilinmezliğini koruyor.
Keşif seferinin baş bilim insanı ve Smithsonian National Museum of Natural History araştırmacısı Karen Osborn, orta su katmanlarının henüz yeni anlamaya başladığımız olağanüstü canlılarla dolu olduğunu belirtti.
Yeni tanımlanan türler arasında tül benzeri görünüme sahip deniz solucanları, taraklı denizanaları ve çıplak gözle görülebilecek kadar büyük tek hücreli organizmalar bulunuyor.
Brezilya Açıklarında Birbirinden Tuhaf Canlılar Görüntülendi
Orta su canlıları, alışılmadık görünümleri ve kırılgan yapılarıyla dikkat çekiyor. Araştırmacılar, mukustan balon benzeri “evler” oluşturarak küçük besin parçacıklarını yakalayan larvase türlerini ve tek bir organizma gibi hareket eden koloni canlıları olan sifonoforları da gözlemledi.
Derin deniz canlılarının çoğu yumuşak ve jelatinimsi yapıda. Bu özellik, aşırı basınca dayanabilmelerini sağlıyor. Ancak aynı zamanda klasik örnek toplama yöntemleriyle kolayca zarar görmelerine de yol açıyor.
Bu nedenle ekip, canlıları doğal ortamlarından çıkarmadan incelemeye odaklandı.
Yeni Teknolojilerle Zarar Vermeden İnceleme Hedefleniyor
Araştırmacılar, uzaktan kumandalı su altı aracı SuBastian’a bağlanan üç gelişmiş görüntüleme sistemi kullandı. Monterey Körfezi Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen DeepPIV ve EyeRIS sistemleri, lazer taramalarıyla canlıların üç boyutlu görüntülerini oluşturdu.
Ekip ayrıca Japonya Deniz-Yer Bilimi ve Teknolojisi Ajansı tarafından geliştirilen gölge grafiği kamerasından yararlandı. Bu sistem, canlıların yüksek kontrastlı siluetlerini çıkararak lazer taramalarında görünmeyen ince ayrıntıları ortaya koydu.
Bu teknolojiler sayesinde daha önce tanımlanmamış türler, yıllar sürebilecek süreçler yerine çok daha kısa sürede doğrulanabildi.
Deniz Ortamında Bir İlk
Sefer sırasında bilim insanları, denizde bir ilke de imza attı. Stanford Üniversitesi tarafından geliştirilen Squid mikroskobu kullanılarak, protist adı verilen tek hücreli bir mikroorganizmanın canlı hücresel yapısı ve cam benzeri iskeleti üç boyutlu olarak görüntülendi.
Araştırmacılar ayrıca canlıların davranışlarını incelemek için Batı Avustralya Üniversitesi tarafından geliştirilen bir sanal gerçeklik uygulaması ve Stanford Üniversitesi tasarımı hidrodinamik bir “koşu bandı” kullandı. Bu düzenek, sonsuz bir su sütununu taklit ederek mikroskobik canlıların hareketlerini doğal koşullara yakın biçimde gözlemlemeyi sağlıyor.
Deniz Bilimi için Yeni Bir Dönem
Monterey Körfezi Araştırma Enstitüsü’nden biyomühendis Kakani Katija, bu tür canlıları doğal ortamlarında ve zarar vermeden inceleyebilmenin deniz bilimi açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.
Schmidt Okyanus Enstitüsü İcra Direktörü ve fiziksel oşinograf Jyotika Virmani ise görevin, orta su ekosistemlerini incelemek için geliştirilen yenilikçi teknolojilerin test edilmesi ve ilerletilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Yeni keşif, okyanusların en geniş ama en az bilinen yaşam alanlarında hâlâ tanımlanmayı bekleyen çok sayıda canlı bulunduğunu gösteriyor.
Araştırmacılar, gelişmiş ve zarar vermeyen görüntüleme tekniklerinin derin deniz yaşamını anlamada giderek daha büyük rol oynayacağını vurguluyor.
İlginizi Çekebilir: Okyanus Suyundaki Gizli Kaynak, İnsanlığın 50 Bin Yıllık İhtiyacını Karşılayabilir
Yeni keşfedilen türlere dair düşüncelerinizi yorumlarda veya Kayıp Rıhtım Forum’da paylaşabilir, bilim dünyasından yeni haberler için bizleri Google News ve WhatsApp üzerinden takip edebilirsiniz.
Bu yazı Güneş Işığının Bile Ulaşamadığı Derinlikte Yaşayan 31 Yeni Deniz Canlısı Keşfedildi ilk olarak şu sitede yayımlanmıştır: Kayıp Rıhtım. Yazının kaynağı bu sitedir.