Savaş Afrika'yı da yutacakmış.
Hürmüz’den Kızıldeniz’e: Savaş Afrika’yı da kuşatıyor
abd ve i̇srail'in i̇ran'a karşı yürüttüğü savaş, afrika ülkelerini enerji, ticaret ve güvenlik politikaları açısından yeni hesaplar yapmaya zorluyor.
dış haberler abd ve i̇srail’in i̇ran’a karşı yürüttüğü savaş, yalnızca ortadoğu’da değil afrika’da da enerji, ticaret yolları ve güvenlik politikaları üzerinde yeni hesapları gündeme getirdi. afrika ülkeleri, hürmüz boğazı ve kızıldeniz hattındaki gerilimin büyümesiyle dışa bağımlılıklarını ve büyük güçlerle ilişkilerini yeniden tartışıyor. abd-i̇srail’in i̇ran’a karşı savaşı, küresel enerji piyasaları ve deniz ticaret yolları üzerinden afrika ülkelerini de etkiliyor. el cezire ’nin haberine göre afrika hükümetleri, artan belirsizlik ortamında enerji güvenliğini, savunma ortaklıklarını ve yatırım stratejilerini yeniden değerlendirmeye başladı. savaşın ilk etkileri petrol piyasalarında, nakliye rotalarında ve finansal belirsizlikte hissedilirken, daha uzun vadeli sonuçların afrika’nın dış ilişkilerini ve ekonomik önceliklerini yeniden şekillendirebileceği belirtiliyor. enerji ithalatı kırılganlığı artırıyor hürmüz boğazı, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. abd enerji enformasyon i̇daresi’ne göre boğaz, dünya petrol ve lng ticaretinde merkezi bir konumda bulunuyor. bölgede tanker trafiği, yeniden gerilim nedeniyle sert biçimde düşerken, sigorta maliyetleri ve güvenlik riskleri de artmış durumda. bu durum özellikle rafine petrol ürünleri, yakıt, gübre ve temel ithalat kalemlerinde dışa bağımlı afrika ekonomileri için yeni bir baskı anlamına geliyor. afrika kıtası ham petrol ihraç etmesine rağmen birçok ülke rafine petrol ürünlerinde ithalata bağımlı. bu çelişki, kriz dönemlerinde yakıt fiyatları ve tedarik güvenliği üzerinden daha görünür hale geliyor. mevcut kriz, afrika ülkelerinde yerli rafinaj kapasitesinin artırılması, lojistik ağların güçlendirilmesi ve enerji tedarikinde dışa bağımlılığın azaltılması yönündeki tartışmaları hızlandırdı. nijerya’daki günlük 650 bin varil kapasiteli dangote rafinerisi de bu çerçevede kıtanın enerji güvenliği açısından önemli bir örnek olarak gösteriliyor. kızıldeniz ve limanlar yeni rekabet alanı i̇ran savaşı, kızıldeniz ve hürmüz hattındaki güvenlik krizini de afrika açısından daha kritik hale getirdi. 2023’ten bu yana kızıldeniz’de ticari gemilere dönük saldırılar, büyük taşımacılık şirketlerini afrika’nın güneyinden dolaşan daha uzun ve pahalı rotalara yöneltmişti. maersk ve hapag-lloyd gibi şirketler, bu saldırılar nedeniyle gemilerini afrika çevresinden dolaştırmıştı. bu tablo afrika limanlarının önemini artırırken, aynı zamanda kıtanın deniz ticareti altyapısındaki eksikliklerini de ortaya çıkarıyor. kriz, afrika ülkeleri için yalnızca risk değil, aynı zamanda limanlar, lojistik merkezler ve kıta içi ticaret ağları üzerinden yeni bir konumlanma fırsatı olarak da görülüyor. sudan ve kızıldeniz hattı savaşın afrika’daki en hassas yansımalarından biri sudan üzerinden görülüyor. sudan’daki iç savaş, uzun süredir bölgesel ve uluslararası güçlerin müdahil olduğu bir çatışma i̇ran savaşı nedeniyle suudi arabistan ve birleşik arap emirlikleri’nin sudan konusunda daha yakınlaşacağı beklentisi şu ana kadar gerçekleşmedi, aksine kızıldeniz çevresindeki rekabet daha da derinleşti. bu durum, afrika boynuzu ve kızıldeniz hattında limanlar, askeri erişim, silah tedariki ve diplomatik nüfuz mücadelesinin daha da sertleşebileceğine işaret ediyor. abd, rusya, çin ve türkiye rekabeti krizin bir diğer sonucu da afrika’daki dış aktörler arasındaki rekabetin yeniden şekillenmesi. i̇ran’ın afrika’daki siyasi ve güvenlik bağlantıları savaşın uzaması halinde zayıflayabilir. ancak bu, dış müdahalenin azalacağı anlamına gelmiyor. aksine rusya ve türkiye gibi aktörler kıtadaki askeri ve diplomatik etkisini artırabilir. rusya, afrika corps gibi askeri yapılar ve silah anlaşmaları üzerinden sahel ve orta afrika’da etkisini genişletirken; türkiye de savunma sanayii ihracatı, si̇ha teknolojisi, eğitim programları ve diplomatik temaslarla kıtadaki varlığını artırıyor. abd açısından ise ortadoğu’daki savaş afrika’ya ayrılan diplomatik ve askeri kapasiteyi azaltabilir. bu da özellikle sahel, sudan, somali ve afrika boynuzu gibi bölgelerdeki askeri boşluklarının daha fazla dış aktör tarafından doldurulmasına yol açabilir. sol haber'i whatsapp ve telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.