Cezaevlerinde hak ihlalleri artmış.
İHD’dan 2025 cezaevi raporu: 24 bin 207 hak ihlali kayıtlara geçti
i̇hd, 2025 yılı cezaevleri hak ihlalleri raporunu açıkladı. rapora göre 24 bin 207 hak ihlali yaşanırken, 62 mahpus hayatını kaybetti.
i̇hd êlih şubesi merkezi hapishane komisyonu, 2025 yılı cezaevleri hak ihlalleri raporunu açıkladı. raporda yer alan bilgilere göre 24 bin 207 hak ihlali kayıtlara geçti, 62 mahpus yaşamını yitirdi i̇hd êlih şubesi merkezi hapishane komisyonu, “2025 yılı cezaevi hak i̇hlali raporu”nu açıkladı. rapora göre, 2025 yılı boyunca i̇hd şubelerine yapılan toplam 889 başvuru sonucunda en […].
İHD Êlih Şubesi Merkezi Hapishane Komisyonu, 2025 yılı cezaevleri hak ihlalleri raporunu açıkladı. Raporda yer alan bilgilere göre 24 bin 207 hak ihlali kayıtlara geçti, 62 mahpus yaşamını yitirdi
İHD Êlih Şubesi Merkezi Hapishane Komisyonu, “2025 Yılı Cezaevi Hak İhlali Raporu”nu açıkladı. Rapora göre, 2025 yılı boyunca İHD şubelerine yapılan toplam 889 başvuru sonucunda en az 24 bin 207 hak ihlali kayıtlara geçti. Raporu, İzmir İHD Hapishaneler Eşsözcüsü Nazlı Turan okudu.
Nazlı Turan, derneğe yıl boyunca cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin çok sayıda başvuru olduğuna dikkat çekerek, “Bugün burada, İnsan Hakları Derneği Merkezi Hapishaneler Komisyonu olarak hazırladığımız 2025 Yılı Türkiye Hapishaneleri Hak İhlalleri İzleme Raporu’nu kamuoyuyla paylaşmak ve bir kez daha hapishanelerde yaşanan hak ihlallerini görünür kılmak amacıyla bir araya geldik. Hapishanelerde insan onuruna yaraşır koşulların sağlanması için kamuoyunu bilgilendirmek ve yetkili kurumları harekete geçirmek, İnsan Hakları Derneği’nin savunduğu evrensel insan hakları değerleri ile tüzüğünden kaynaklanan temel sorumluluklarından biridir. Bu doğrultuda derneğimize yıl boyunca hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine ilişkin çok sayıda başvuru ulaşmaktadır. Merkezi Hapishaneler Komisyonu tarafından hazırlanan bu rapor; Genel Merkezimize, şubelerimize ve bölge temsilciliklerimize yapılan başvurular, düzenli izleme çalışmaları, avukat ve uzman heyet ziyaretleri ile hapishanelerde gerçekleştirilen yerinde incelemeler sonucunda elde edilen verilere dayanmaktadır. Elde edilen bulgular, Türkiye hapishanelerinde insan onuruyla bağdaşmayan, sistematik ve süreklilik arz eden ağır hak ihlallerinin 2025 yılı boyunca da devam ettiğini açıkça ortaya koymaktadır” dedi.
‘İşkence ve kötü muamele alanında 2 bin 945 başvuru’
2025 yılı boyunca İHD’ye yapılan başvurular kapsamında, işkence ve kötü muamele alanında toplam 2 bin 945 hak ihlali tespit edildiğini söyleyen Nazlı Turan, “Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin tutulma koşullarının insan onuruna uygun şekilde düzenlenmesi hem Anayasa hem de Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri gereğince devletin mutlak yükümlülüğüdür. Buna karşın 2025 yılına ilişkin tespitlerimiz, hapishanelerin kanunda öngörülen infaz kurumları olma niteliğinden uzaklaştırıldığını; ek bir cezalandırma, yıldırma ve hak mahrumiyeti mekanizmasına dönüştürüldüğünü göstermektedir. Yıl boyunca Genel Merkezimize, şubelerimize ve bölge temsilciliklerimize toplam 889 başvuru yapılmış; başvurular sonucunda en az 24 bin 207 hak ihlali tespit edilmiştir.
2025 yılı boyunca derneğimize yapılan başvurular kapsamında, işkence ve kötü muamele alanında toplam 2 bin 945 hak ihlali tespit edilmiştir. Kayıtlara geçen ihlaller; darp, tehdit, hakaret ve provokatif tutumların yanı sıra ajanlık dayatması ve tecrit uygulamalarını kapsamaktadır. Elde edilen veriler; özellikle kuruma ilk girişte, oda aramalarında ve hastane/adliye sevkleri esnasında uygulanan çıplak arama, ayakta tekmil verdirme, telefonda tekmil, askerî nizamda yürütme dayatması ve baskın aramalarda kişisel eşyaların dağıtılması gibi uygulamaların sistematik biçimde sürdürüldüğünü göstermektedir. Ayrıca havalandırma hakkının kısıtlanması, barınma alanlarına ilişkin sorunlar, özel yaşam alanlarını görecek şekilde kamera yerleştirilmesi ve buna itiraz eden mahpuslara fiziki müdahalede bulunulması, ağır hasta yakınlarını ziyaret hakkı ile yakınlarının cenazesine katılım izinlerinin kısıtlanması veya reddedilmesi bu alan altındaki diğer somut ihlal alanlarını oluşturmaktadır” diye belirtti.
Cezaevinde 62 tutsağın yaşamını yitirdiğini kaydeden Nazlı Turan, “Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, hapishanelerde yaşamını yitiren mahpuslara ilişkin düzenli ve şeffaf veri paylaşmamaktadır. 6 Mayıs 2026 tarihli TBMM Birleşim tutanaklarına yansıyan resmî bilgilere göre; 2025 yılı içerisinde hapishanelerde 792’si hükümlü, 77’si tutuklu olmak üzere 869’u doğal/eceliyle, 132’si ise kaza veya izin süreçlerinde olmak üzere toplam bin 1 mahpus yaşamını yitirmiştir. Ayrıca 1 Ocak–6 Mayıs 2026 tarihleri arasında 26 mahpusun intihar ettiği ve bunlardan 14’ünün psikiyatrik ilaç kullandığı resmî makamlarca beyan edilmiştir. İnsan Hakları Derneği olarak yürüttüğümüz izleme çalışmaları sonucunda ise 2025 yılında yaşamını yitiren 62 mahpusun bilgisine ulaşılabilmiştir. Derneğimizin tespit edebildiği bu sayı, resmî verilerin yalnızca yüzde 6’sına karşılık gelmekte; aradaki devasa fark şeffaflık eksikliğini ve veri akışının engellendiğini açıkça göstermektedir” diye konuştu.
“Saptayabildiğimiz yaşam hakkı ihlallerinin önemli bir bölümü; ağır kronik hastalıkların tedavi edilmemesi, hastane sevklerinin geciktirilmesi ve sağlıksız barınma koşulları gibi ağır ihmaller zinciri sonucunda meydana gelmiştir. Bunun yanı sıra tecrit rejiminin yarattığı psikolojik tahribat, şüpheli ölümler ve intihar vakaları kaygı verici boyuta ulaşmıştır. Ailelerin ve avukatların tüm uyarılarına, nakil ve tedavi taleplerine rağmen gerekli önlemler alınmamış; bazı vakalarda mahpuslar yaşamını yitirinceye kadar hücrelerde tutulmuştur. Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünün en ağır biçimde ihlal edildiği alanlardan bir diğeri de sağlık hakkına erişimin engellenmesidir. 2025 yılı içerisinde sağlık hakkı kapsamında toplam 9 bin 592 hak ihlali tespit edilmiştir. Bu çerçevede hastane sevklerinin kasıtlı olarak geciktirilmesi veya hiç yapılmamasına ilişkin 398, kelepçeli muayene ve insan onuruyla bağdaşmayan sevk uygulamalarına ilişkin 174, düzenli ve diyete uygun beslenme, temiz suya erişim engelleri ile aşırı kalabalık ve sağlıksız barınma koşullarına ilişkin ise 5 bin 192 ihlal kayıtlara geçmiştir.”
Cezaevlerinde ihlallerin son bulması ve acilen atılması gereken adımları hatırlatan Nazlı Turan, bu adımları ve talepleri şöyle sıraladı:
Nazlı Turan son olarak, “Hapishanelerdeki infaz koşullarının evrensel hukuk standartlarına, Anayasa’ya ve insan onuruna uygun hale getirilmesi; tecrit, kötü muamele ve hak ihlallerinin son bulması amacıyla yürüttüğümüz belgeleme, izleme ve hukuki mücadelemizi aralıksız sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” dedi.