Barış için demokratikleşme şartmış.
İHD’den süreç raporu: Kalıcı barış için demokratikleşme şart
i̇hd, pkk ile silahlı çatışmanın sona erdiğini ancak insan hakları, demokrasi ve adalet alanında ciddi gerilemeler yaşandığını belirterek kalıcı barış için demokratikleşmenin şart olduğunu vurguladı.
‘pkk – barış süreci i̇zleme raporu’nu açıklayan i̇hd, pkk ile silahlı çatışmanın sona erdiği ama insan hakları, demokrasi, adalet ve temel özgürlükler açısından ciddi gerilemelerin yaşandığı bir yıl olduğuna dikkat çekerek, kalıcı barış için atılması gereken adımları sıraladı i̇nsan hakları derneği (i̇hd), 1 ekim 2024 ile 1 temmuz 2026’yı kapsayan, “pkk – barış süreci i̇zleme […].
‘PKK – Barış Süreci İzleme Raporu’nu açıklayan İHD, PKK ile silahlı çatışmanın sona erdiği ama insan hakları, demokrasi, adalet ve temel özgürlükler açısından ciddi gerilemelerin yaşandığı bir yıl olduğuna dikkat çekerek, kalıcı barış için atılması gereken adımları sıraladı
İnsan Hakları Derneği (İHD), 1 Ekim 2024 ile 1 Temmuz 2026’yı kapsayan, “PKK – Barış Süreci İzleme Raporu”nu açıkladı. İHD Genel Merkez ve Amed Şube yöneticilerinin katıldığı rapor Amed Barosu’nda açıklandı.
Raporun sunumunu İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın yaptı.
Kamuya açık kaynaklara dayandırılan rapor, “Sürecin ana dönemleri ve akışı”, “Meclis Komisyonu dinleme çalışmaları ve toplumsal beklentiler”, “Meclis Komisyonu çalışmaları ve Meclis Raporu’nun analizi” ve “Barış sürecinin haklar, özgürlükler ve hukuk alanına etkileri” şeklinde dört ana bölümden oluşuyor. Raporda ayrıca sürecin başladığı günden bu yana geçen 21 aylık dönemi kapsayan ayrıntılı bir kronoloji yer alıyor.
Raporu hazırlanma nedenine dair; Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde üçüncü taraflardan oluşan yerel ve uluslararası aktörlerin katılımıyla izleme mekanizmaları kurulmadığı, bu nedenle İHD’nin bu boşluğu doldurma sorumluluğunu üstlendiğine değinilirken, İHD’ye 11 Temmuz 2025’teki silah yakma törenine yakılan silahların envanterinin teslim edildiği hatırlatıldı.
Raporda, incelenen 21 aylık süreç, şu dört evrede ele alındı:
Meclis’te çıkan komisyon raporuna işaret edilen raporda, parti raporları ile komisyon raporu incelendiğinde “sorunu bir ‘terör’ meselesi olarak tanımlayan güvenlik/devlet odaklı yaklaşım” ile “sorunu ‘Kürt meselesi’ olarak tanımlayan hak/kimlik/muhatap odaklı yaklaşım” şeklinde iki temel yaklaşımın ortaya çıktığı kaydedildi.
Raporda, 2025 yılı “PKK ile silahlı çatışmanın sona erdiği ama insan hakları, demokrasi, adalet ve temel özgürlükler açısından ciddi gerilemelerin yaşandığı” bir yıl olarak tanımlanırken, bu süre zarfında altı alanda yaşanan gerilemeler şu şekilde sıralandı:
Raporda kalıcı barışın inşasında devletin gerekli adımları atmadığına dikkat çekilerek, Meclis Komisyonu’nun değerli bir kurumsallaştırma çabası olduğunun ancak bağlayıcı sonuç üretme kapasitesinden yoksun olduğu belirtildi. “İHD’nin vardığı sonuç açıktır: silahların susması barış için gerekli ama tek başına yeterli değildir” denilen raporda, kalıcı barış için atılması gereken adımlar şu şekilde sıralandı:
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın süreçteki aktörlüğüne dikkat çekilen raporda, “Silahsızlanma kararının örgüt tabanında kabul görmesini sağlayabilecek etkili bir lider olarak değerlendirilmektedir. Çatışma çözümü literatüründe lider aktörler, güven inşası ve alınan kararların uygulanması açısından kritik rol oynayabilmektedir. Bu nedenle sürecin kurumsal bir zeminde yürütülmesi ve ilgili aktörlerin hukuki çerçeve içinde tanımlanması önerilmektedir” denildi.
İnfaz hukukunda yapılabilecek değişiklikler, “umut hakkı” konusunda adım atılması gerektiğine dikkat çekilen raporda, hukukun üstünlüğü, mağdur haklarının gözetilmesi, toplumsal meşruiyet, şeffaf ve demokratik karar alma süreçlerinin devreye konulması çağrısı yapıldı.
“Sürecin başarısı, güvenlik, hukuk, demokrasi ve toplumsal uzlaşının birlikte güçlendirilmesine bağlıdır” denilen raporda, barışın bir fırsat olduğu ve bunun kaçırılmaması gerektiğine işaret edildi.