Gazetecilere yine kuş kondurmuşlar.
İki devlet, tek kuşatma
azerbaycan'da toplum tv ile bağlantılı 9 gazeteci ve sivil toplum temsilcisine toplam 121 yıl hapis cezası verildi.
azarbaycan’da bakü ağır ceza mahkemesi, bağımsız yayın kuruluşu toplum tv ile bağlantılı 9 gazeteci ve sivil toplum temsilcisine toplam 121 yıl hapis cezası verdi. uluslararası basın ve insan hakları örgütlerinin tepki gösterdiği karar, cumhurbaşkanı i̇lham aliyev yönetiminin muhalif sesleri susturmaya yönelik baskı politikasının son ve en ağır halkası olarak değerlendiriliyor. “tek millet, iki devlet” ifadesi, azerbaycan ile türkiye arasındaki ilişkileri […] the post i̇ki devlet, tek kuşatma appeared first on journo .
Azarbaycan’da Bakü Ağır Ceza Mahkemesi, bağımsız yayın kuruluşu Toplum TV ile bağlantılı 9 gazeteci ve sivil toplum temsilcisine toplam 121 yıl hapis cezası verdi. Uluslararası basın ve insan hakları örgütlerinin tepki gösterdiği karar, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev yönetiminin muhalif sesleri susturmaya yönelik baskı politikasının son ve en ağır halkası olarak değerlendiriliyor.
“Tek millet, iki devlet” ifadesi, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ilişkileri karakterize etmek için kullanılan bir söylem. Görünen o ki, her iki ülkede medya üzerindeki baskıcı kuşatmayı tarif etmek için de kullanılabilir.
Azerbaycan’da, 2023 sonundan bu yana devam eden bağımsız medyaya yönelik operasyon dalgası, rekor hapis cezalarıyla sonuçlandı. Toplum TV kurucuları, çalışanları ve bağlantılı sivil toplum temsilcilerine toplam 121 yıl hapis cezası verildi. Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’ndan (IFJ) Sınır Tanımayan Gazeteciler’e (RSF) kadar pek çok kuruluş, “düzmece” olarak niteledikleri davanın siyasi saikle açıldığını belirterek tutukluların derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Toplum TV, Azerbaycan’da hükümetten bağımsız yayın yapan sayılı medya kuruluşlarından biri. Özellikle yolsuzluk iddiaları, insan hakları ihlalleri ve seçim süreçlerine ilişkin haberleriyle biliniyor. Mart 2024’te Toplum TV ile Demokratik Girişimler Enstitüsü’nün (IDI) ofislerine polis baskınları düzenlendi. Polis operasyonunun ardından Toplum TV’nin YouTube ve Instagram hesapları hacklendi ve tüm içerikleri silindi. Gazeteciler önce kaçakçılık suçlamasıyla gözaltına alındı. Daha sonra dosyaya kara para aklama, vergi kaçırma, yasa dışı girişimcilik ve organize suç örgütüne üyelik suçlamaları eklendi.
Hedefteki Demokratik Girişimler Enstitüsü (Demokratik Teşebbüsler İnstitutu – IDI) ise Azerbaycan’da insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve kamu politikaları alanlarında faaliyet yürüten bağımsız bir sivil toplum kuruluşu.
Açılan davanın 27 Temmuz 2026’da görülen karar duruşmasında mahkeme, Toplum TV’nin kurucuları, gazetecileri ve sivil toplum temsilcilerini 12 ila 15 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı. Mahkeme ayrıca yargılama öncesinde serbest kalan tek sanık olan Toplum TV gazetecisi Elmir Abbasov’un mahkeme salonunda gözaltına alınmasına karar verdi. Davadan çıkan cezalar şöyle:
GAZETECİLER NEYLE SUÇLANIYOR?
Savcılığa göre sanıklar, yurt dışından yasa dışı fon temin ederek organize biçimde mali suçlar işlemekle suçlandı. Davada “kaçakçılık”, “örgütlü yasa dışı girişimcilik”, “kara para aklama”, “vergi kaçırma” ve “yabancı fonların usulsüz kullanımı” suçlamaları yöneltildi.
Gazeteciler ve avukatları ise suçlamaların tamamını reddederek iddiaların siyasi olduğunu ve davanın bağımsız gazeteciliği susturmayı amaçladığını savundu. Avukatlar kararı temyize götüreceklerini açıkladı.
Toplum TV’nin kurucularından, basın avukatı Alesgar Mammadli’nin ise tiroid kanseri tedavisi gördüğü biliniyor. Uluslararası hak örgütleri, Mammadli’nin cezaevinde ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetlerine erişemediğini belirterek serbest bırakılması çağrısında bulundu.
AZERBAYCAN SESSİZ
Karar duruşması sonrası ulaştığımız Azerbaycan Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Müşfiq Aleskerli, ülkedeki gazetecilik örgütlerinin davaya ilişkin ortak bir dayanışma kampanyası yürütmediğini söyledi. Aleskerli’ye göre bunun temel nedeni, yargılamanın gazetecilik faaliyetlerinden çok ekonomik suçlamalar ve Toplum TV’nin Medya Sicili’ne kayıt yaptırmaması üzerinden tartışılması. Bu durumun medya çevrelerinde davaya ilişkin farklı değerlendirmelere yol açtığını ifade etti.
Azerbaycan yasalarına göre sivil toplum kuruluşlarının yurt dışından fon alabilmesi için devlet onayı gerekiyor. Gazetecilik örgütleri ise bu düzenlemenin muhalif medya kuruluşlarını hedef almak için kullanıldığını savunuyor.
Uluslararası basın örgütlerine göre de Toplum TV’nin başına gelenler bir yıldırma politikası.
GAZETECİLİĞİ SUSTURMAYA YÖNELİK SİYASİ BİR DAVA
Gazetecilik ve insan hakları örgütleri, 2023 sonundan itibaren bağımsız medya kuruluşlarına yönelik operasyonların sistematik hale geldiğini belirterek karara tepki gösteriyor.
Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) ile Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), ortak açıklamalarında verilen cezaları “aşırı ağır” ve “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
İki kuruluş, mahkeme kararının davanın siyasi niteliğini ortaya koyduğunu belirterek, yargılanan kişilerin gazeteci, medya yöneticisi, proje koordinatörü ve gazetecilik eğitmeni olduklarını; cezaların ise bağımsız gazeteciliği yıldırmayı ve eleştirel sesleri susturmayı amaçladığını ifade etti.
EFJ Genel Sekreteri Ricardo Gutiérrez açıklamasında şunları söyledi: “Azerbaycan’daki cesur sesleri susturmayı amaçlayan ve bu davanın tamamen siyasi niteliğini doğrulayan bu son derece orantısız cezalar karşısında şok içindeyiz.”
“Bu mahkeme kararı, kadın medya çalışanları da dahil olmak üzere gazetecilere yönelik amansız bir baskı politikasının parçasıdır” diyen IFJ Genel Sekreteri Anthony Bellanger ise kararın adaletle hiçbir ilgisinin olmadığını söyledi. Bellanger “Bu tamamen hükümet baskısı ve gözdağıdır. Bu adalet komedisine katkıda bulunanlar cezasız kalmayacaktır. Dünya sizi izliyor” ifadelerini kullandı.
RSF: DÜZMECE YARGILAMA
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) de verilen ağır mahkumiyet kararlarına sert tepki göstererek duruşmaları “düzmece yargılama” olarak tanımladı ve tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.
CPJ: ŞOK EDİCİ CEZALAR
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), verilen hapis cezalarını “şok edici” olarak nitelendirdi ve gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.
CPJ Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Fiona O’Brien konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Toplum TV ile bağlantılı dokuz kişiye verilen şok edici derecede ağır cezalar, uluslararası alanda bir hesap sorulabilirliğin olmamasının Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev gibi otokratları nasıl cesaretlendirdiğinin ders kitabı niteliğindeki bir örneğidir” dedi.
HRW: GAZETECİLER SERBEST BIRAKILMALI
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Toplum TV davasında verilen kararların ardından Azerbaycan yönetimine ve uluslararası topluma çağrıda bulundu. Hak ihlallerine dikkat çekilen açıklamada gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
ECPMF: BAĞIMSIZ MEDYAYA BASKI SONA ERMELİ
Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF) de Azerbaycan makamlarına “gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevinde bulunan tüm gazeteci ve medya çalışanlarını derhal ve koşulsuz serbest bırakma” çağrısında bulundu.
Açıklamada ayrıca, “siyasi amaçlı mahkûmiyetlerin bozulması” ve “bağımsız medyaya yönelik baskının sona erdirilmesi” istendi.
HÜKÜMET SUÇLAMALARI REDDEDİYOR
Azerbaycan yönetimi ise gazeteciliğe yönelik baskılar konusundaki suçlamaları reddediyor. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev 26 Nisan 2024’te Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile Berlin’de düzenlediği ortak basın toplantısında gazetecilerin basın özgürlüğü hakkındaki sorularını yanıtlarken şöyle demişti:
“Azerbaycan’da medya özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Azerbaycan’da sansür yoktur, özgür internet vardır ve yüzlerce medya kuruluşu bulunmaktadır. Bireysel meselelere ve olaylara gelince, elbette kolluk kuvvetleri tüm bu hususları soruşturmaktadır. Bir süre önce, yurt dışından yasa dışı olarak finanse edilen bazı medya kuruluşlarının temsilcileri soruşturma makamları tarafından gözaltına alındı. Bu, tamamen Azerbaycan mevzuatına uygun olarak yapıldı. Herhangi bir ülke kendi yasalarını savunmak zorundadır. Yurt dışından yasa dışı finansman alan bir medya temsilcisinin soruşturulması, medyamızın özgür olmadığı anlamına gelmez.”
EN AZ 25 GAZETECİ CEZAEVİNDE
CPJ’nin 2025 yılı cezaevi sayımına göre Azerbaycan, gazetecileri en fazla hapseden ülkeler arasında altıncı sırada. Uluslararası basın özgürlüğü kuruluşlarının güncel verilerine göre en az 25 gazeteci ve medya çalışanı tutuklu bulunuyor. Ülke, RSF’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 171. sırada yer alıyor. Türkiye ise 163’üncü sırada.
BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?
Azerbaycan’da basın özgürlüğü uzun yıllardır uluslararası insan hakları ve basın meslek örgütlerinin gündeminde yer alıyor. Toplum TV davası, Kasım 2023’te Abzas Media ile başlayan ve daha sonra Meydan TV, Kanal13, Kanal11 ve diğer bağımsız medya kuruluşlarına uzanan geniş çaplı operasyonlar zincirinin son halkası olarak değerlendiriliyor.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 2003 yılında göreve gelmesinden bu yana ülkedeki bağımsız medya kuruluşları, gazeteciler ve sivil toplum temsilcilerine yönelik baskıların giderek arttığı yönündeki değerlendirmeler uluslararası raporlara yansıyor. 2022’de yürürlüğe giren medya kanunu ile gazeteciliğin üzerindeki baskı yasal zemine oturtuldu. Ocak 2023’te 40’tan fazla gazeteci ortak bir bildiri yayımlayarak kanunun anayasal ifade özgürlüğünü engellediğini vurguladı.
Kasım 2023 itibarıyla ise eş zamanlı ve geniş çaplı operasyonlar başlatıldı. Gazetecilerin büyük bölümü “kaçakçılık”, “yasa dışı girişimcilik”, “vergi kaçırma”, “kara para aklama” ve “yabancı fonların usulsüz kullanımı” gibi ekonomik suçlamalarla tutuklandı.
2023’TEN BU YANA NELER YAŞANDI?
The post İki devlet, tek kuşatma appeared first on Journo.