İlhami Algör sohbetine davet etmiş.
İlhami Algör okumak için 20 neden: Bir masada, davetsiz bir misafirle tanışmanın hikayesi
bazı yazarlar sessizce rafa yerleşirken, i̇lhami algör kapıyı çalmadan içeri dalar ve bir sohbetin ortasına düşersiniz. i̇şte bu yüzden onu okumak bir teslimiyettir.
bazı yazarlar kitaplığınıza sessizce yerleşir. sırtları size dönük, adları unutulmaya yüz tutmuş, bir gün elinizin değeceği anı bekleyerek dururlar orada. i̇lhami algör öyle biri değildir. o, rafa girmez; kapıyı çalmadan içeri dalar, karşınıza oturur, kadehini ister ve siz daha “buyurun” demeden anlatmaya başlar. sonra fark edersiniz ki artık bir kitap okumuyorsunuz bir sohbetin ortasına düşmüşsünüz, masanın baş köşesinde o oturuyor, siz de yanına ilişivermişsiniz, kalkmak aklınızdan bile geçmiyor.ben algör'le böyle tanıştım. bir sahafın tozlu rafında, kapağı bile bir vaat gibi duran “fakat müzeyyen bu derin bir tutku”yla. o günden sonra anladım ki bazı yazarları okumak bir tercih değil, bir teslimiyettir. i̇şte tam da bu yüzden, sizi de bu teslimiyete davet ediyorum. i̇lhami algör'ü neden okumanız gerektiğini yirmi maddede anlatacağım ama söz veriyorum, listenin sonunda siz de kitapçıya koşmak isteyeceksiniz.