"Ghuaze"nin 115 yıllık geçmişi varmış.
İlk Adige gazetesi ‘Ghuaze’nin yayın hayatına başlamasının üzerinden 115 yıl geçti
i̇stanbul'da yayınlanan ilk adige gazetesi "ghuaze"nin 115. yıl dönümü dolayısıyla kabardin-balkarskaya pravda muhabiri anna asanova, gazetenin tarihsel önemini vurguladı.
i̇lk adige gazetesi olarak i̇stanbul’da yayınlanan “ghuaze”nin yayın hayatına başlamasının üzerinden geçen 115 yıla dair kabardin-balkarskaya pravda gazetesi muhabiri anna asanova, gazetenin tarihsel önemine dikkat çekti.
Rusya Federasyonu’na bağlı Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteren Kabardin-Balkarskaya Pravda gazetesine göre Çerkes diasporasının ilk süreli yayını olarak kabul edilen “Ghuaze” (Fener) gazetesinin yayın hayatına başlamasının üzerinden 115 yıl geçti. 1911 yılında İstanbul’da yayımlanmaya başlayan gazete, Çerkes toplumunun dilini, kültürünü ve tarihsel hafızasını koruma çabalarının önemli bir simgesi olarak kabul ediliyor.
Kabardin-Balkarskaya Pravda gazetesi muhabiri Anna Asanova, gazetenin tarihsel önemine dikkat çekerek, “Ghuaze, yalnızca bir gazete değil, diaspora Çerkeslerinin ortak sesi olma hedefiyle ortaya çıkan bir yayın organıydı. Çerkes aydınlarını bir araya getirmeyi, ana dili yaşatmayı ve tarihî vatanla bağları güçlendirmeyi amaçlıyordu” ifadelerini kullandı.
“Çerkes Birlik ve Yardımlaşma Derneği”nin yayın organı olarak çıkarılan gazetenin genel yayın yönetmenliğini ve dernek sekreterliğini Çerkes aydını Nuri Tsagov üstlendi. İstanbul’da 1911-1914 yılları arasında yayımlanan gazete, siyasi, ekonomik, sosyal ve bilimsel içerikleriyle dikkat çekti.
Asanova, gazetenin dil ve kimlik konularına özel önem verdiğini belirterek, “Gazetenin sayfalarında Çerkes halklarının dili, eğitim meseleleri ve alfabe çalışmaları geniş yer buluyordu. Bu yönüyle Ghuaze, kültürel kimliğin korunmasına yönelik önemli bir platform işlevi gördü” değerlendirmesinde bulundu.
Ağırlıklı olarak Türkçe yayımlanan gazete, Osmanlı coğrafyasının yanı sıra Çerkes diasporasının yaşadığı bazı Arap ülkelerinde de dağıtılıyordu. Ayda iki ya da üç kez yayımlanan sekiz sayfalık gazete, dönemin toplumsal ve siyasi gelişmelerini de okuyucularına aktarıyordu.
Gazetede Kafkasya direnişinin simge ismi Şeyh Şamil'in faaliyetleri de dikkat çekiyor...
Gazetenin günümüze ulaşan nüshalarında Kafkas-Rus savaşları ve sürgün sürecine ilişkin dikkat çekici bilgiler yer alıyor. Asanova, bu konuya ilişkin olarak, “10 Nisan 1911 tarihli bir yayında, çeşitli kaynaklara dayanılarak yalnızca Kuban bölgesinden 1863 yılında Osmanlı İmparatorluğu’na 258 bin Şapsığ ve yaklaşık aynı sayıda Abadzeh’in göç ettiği belirtiliyor. Diğer Çerkes topluluklarının da eklenmesiyle toplam sayının 1 milyon 750 bine ulaştığı ifade ediliyor” dedi.
Gazetede ayrıca “Tarihin Sayfaları” başlıklı bölümde Kafkasya direnişinin önde gelen isimlerinden Şeyh Şamil’in faaliyetlerine de yer verildiğini hatırlatan Asanova, “İlk sayılardan itibaren Çerkeslerin tarihsel hafızasını canlı tutmaya yönelik içeriklere önem verildiği görülüyor” ifadelerini kullandı.
1914 yılında yayımlanan 45. sayısıyla yayın hayatına son veren Ghuaze’nin kapanış nedeni konusunda farklı görüşler bulunuyor. Asanova, “Gazetenin kapanmasına ilişkin çeşitli değerlendirmeler mevcut. Bunlardan biri, dönemin Osmanlı yönetiminin uyguladığı baskıların yayın hayatının sona ermesinde etkili olduğu yönünde” değerlendirmesini yaptı.
Çerkes basın tarihinin öncü yayınlarından biri olarak kabul edilen Ghuaze, aradan geçen 115 yıla rağmen diaspora hafızasında ve Çerkes kültür tarihinde özel bir yere sahip olmayı sürdürüyor.