İş insanı Karatay, memleketi ve ülkeye dair mesajlar vermiş.
İş İnsanı Karatay’dan Ardahan ve Ülke Gündemine Dair Çarpıcı Mesajlar
tay sürücü kursları sahibi veysel karatay, damga tv'de ardahan ve ülke gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu.
tay sürücü kursları sahibi, ardahanlı iş insanı ve siyasetçi veysel karatay, damga tv’de yayınlanan "damga business" programında gazeteci mehmet mert’in konuğu oldu.
Türkiye'nin başarılı iş insanlarının hayat hikayelerini ve vizyonlarını ekrana taşıyan programda Karatay, ulusal siyaseten, Kürt sorununa, sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarından, memleketi Ardahan’ın ihmal edilmişliğine kadar birçok konu da ezber bozan açıklamalarda bulundu.
Uzun yıllardır İstanbul'un nüfus açısından en büyük ilçesi olan Esenyurt'ta iş ve siyaset hayatını devam ettirdiğini belirten Veysel Karatay, ilçenin kozmopolit yapısını Türkiye’nin bir minyatürüne benzetti. Esenyurt’un çok kültürlü yapısının bir zenginlik olduğunu vurgulayan Karatay, ilçedeki yerel yönetim mekanizmalarını da sert bir dille eleştirdi.
“ESENYURT’TA YEREL YÖNETİMLERDE LİYAKAT EKSİKLİĞİ VAR”
Karatay, "Esenyurt’u Türkiye’ye benzetiyorum. Burada mutluysanız, Türkiye'de de mutlusunuz demektir. Ancak bu devasa ilçenin sağlıklı yönetilmesi gerekiyor. Sivil toplum örgütlerinden siyasi partilere kadar ortalıkta bir sürü 'başkan' geziyor ama ortada liyakat yok. Mevcut yerel yönetimin bu ilçeyi iyi idare etmesi gerekiyor. Bu da tabi yönetici kadroların iyi seçilmesinden geçiyor. Bugün baktığımız da Esenyurt’ta yerel yönetimlerde büyük bir liyakat sorunu var" dedi.
"MASA BAŞINDA LİSTE YAPAN LİDERLERİN ÜLKEYE VERECEĞİ BİR ŞEY YOK"
Siyasi kariyerine AK Parti’de başladığını ve ardından Gelecek Partisi’ne geçerek Genel Başkan Ahmet Davutoğlu’nun bir dönem danışmanlığını yürüttüğünü hatırlatan Karatay, milletvekilliği adaylığı sürecinde yaşananlara sitem etti.
Parti liderlerinin yönetim tarzını eleştiren iş insanı, "Geçtiğimiz dönem ki milletvekilliği sürecinde biraz darıldım ve üzüldüm. Eğer o dönem ben milletvekili olabilseydim, bu bölgeden Gelecek Partisi 3-4 milletvekili çıkarıp bölgenin kaderini değiştirebilirdik. Ne yazık ki parti liderleri masa başında milletvekili listesi yaptığı sürece bu ülkeye verebilecekleri fazla bir şey yoktur"ifadelerine yer verdi.
"YÜREĞİNİZİ ORTAYA KOYMAZSANIZ LİDER OLAMAZSINIZ"
Türkiye’deki siyasi sosyolojiyi yakından incelediğini belirten Karatay, iktidardan memnun olmayan ciddi bir kitle olduğunu ifade etti.
CHP lideri Özgür Özel’in son dönem performansını da değerlendiren Karatay, "Özgür Özel, kurultay sürecinin mahkeme kararıyla iptal edilmesi ve Kılıçdaroğlu’nun yeniden başkanlık koltuğuna oturmasına CHP tabandan gelen itirazla lider konumuna yükseldi. Ancak kendisine 'muhteşem bir lider' deme şansımız yok. Siyasette 'Acaba şunlar ne der?' diyerek hareket ederseniz siyaset yapamazsınız. Yüreğinizi ortaya koymadığınız sürece gerçek bir lider olamazsınız" açıklamasında bulundu.
Gündemdeki barış süreci ve Kürt meselesine dair değerlendirmelerde de bulunan Veysel Karatay, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a ayrı bir parantez açtı.
Mevcut iktidar ve MHP’nin adımlarını olumlu bulduğunu ancak sürecin eksik yürütüldüğünü savunan Karatay, "Bugün Türkiye’de barışın sağlanmasına en çok kim katkı veriyor derseniz, tereddütsüz Selahattin Demirtaş derim. 10 yıldır cezaevinde olmasına rağmen gösterdiği duruş takdire şayandır. Siyasette bu kadar bedel ödemesine rağmen hâlâ bu ülkenin barışı için çabalaması çok kıymetli. Demirtaş, sadece Kürtlerin değil, tüm kesimlerin uzlaşabileceği siyasi bir profildir. Ancak bu sürece gerçek katkıyı sunması gereken kişi sürecin dışında tutuluyor. Türk siyasetinde Demirtaş’ın gelecekte bir tez konusu olarak konuşulacağını düşünüyorum" dedi.
"NATO TOPLANTISI YAPILIRKEN MÜSLÜMANLAR KATLEDİLİYOR"
Ankara’da gerçekleştirilen NATO toplantısına ve dış politikaya da değinen Karatay, ideolojik kalıpların yıkılması gerektiğinin altını çizdi.
Karatay, "Emperyalizmin tam göbeğindeki insanlar ülkemize geliyor. Bu sırada yanı başımızdaki Müslüman ülkelerde insanlar katlediliyorsa, asıl konuşulması gereken konu budur. Ancak kimse korkusundan bunu konuşamıyor. Sağcı-solcu demeden, hepimizin birinci sınıf Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu bilinciyle hareket etmeliyiz. Batının Ortadoğu üzerindeki emellerini görmemiz lazım. Batıyla ticarete evet ama onlarla yeni dünya düzeni iş birliğine hayır diyorum" dedi.
Konuşmasının son bölümünde memleketi Ardahan'ın kronikleşen sorunlarına değinen Veysel Karatay, İstanbul’daki Ardahan derneklerine ve yerel bürokrasiye sert eleştiriler yöneltti.
Memleketinin adeta kaderine terk edildiğini söyleyen Karatay, "Benim hemşerilerim buradan memlekete gidip festivallerde sadece halay çekiyor. Kardeşim, siz Ardahan’ın sorunlarını çözmek için ne yaptınız? Kentin iki sınır kapısı var ama ticaret yok. Ne bir havaalanı ne de tren getirebildiniz. Bayramda memleketime gittim ve gördüğüm manzara karşısında büyük üzüntü duydum. Benim görüşüme göre devletimizin orada yaşayan insanlara her ay düzenli maaş vermesi lazım. 'Siz burada devletin sınırlarını koruyor, bekçilik yapıyorsunuz' denmeli. Geçen yıl memleketimde şap hastalığı çıktı, çiftçinin on binlerce hayvanı telef oldu ama çıkıp kimse bunun hesabını sormadı. Yılda bir kez düzenlenen festivallere dernekler buradan otobüs kaldırıyor. Akrabaları görüp deşarj olmak güzel ama mesele bu değil. Liyakati olmayan kişilerin yönettiği dernekler topluma ne verebilir? Adamın vizyonu yok ki; ancak 'haydi memlekete gidip halay çekelim' der" eleştirisinde bulundu.