Genç kadınlar İstanbul'da sıkışmış.
İstanbul Vakfı araştırması: Genç kadınlar barınma ve güvenlik kıskacında
i̇stanbul vakfı'nın araştırması, üniversiteli genç kadınların kentte barınma, güvenlik ve geçim kriziyle boğuştuğunu gösterdi; gece güvenlik kaygısı yaşayan, ekonomik baskı altındaki kadınlar gelecek kaygısı taşıyor.
i̇stanbul vakfı'nın "üniversiteli genç kadınların sesinden i̇stanbul" araştırması, üniversiteli genç kadınların kentteki barınma, güvenlik ve geçim krizini çarpıcı verilerle ortaya koydu. gece güvenlik kaygısı yaşayan, kamusal alanda kısıtlanan ve ekonomik baskı altındaki genç kadınlar hem gelecek kaygısı taşıyor hem de siyasi süreçlerde seslerinin duyulmadığını düşünüyor.
İstanbul Vakfı tarafından hazırlanan "Üniversiteli Genç Kadınların Sesinden İstanbul" araştırmasının sonuçları bugün düzenlenen toplantıyla kamuoyuna açıklandı. 417 genç kadınla gerçekleştirilen saha araştırmasında kentteki barınma, güvenlik ve yaşam kalitesine dair çarpıcı veriler paylaşıldı. Ayrıca araştırmadan hareketle hayata geçirilen yeni kampanya "İstanbul'da Yanındayız" destek modeli de tanıtıldı.
Florya’daki İstanbul Planlama Ajansı’nda (İPA) düzenlenen toplantı, İstanbul Vakfı Genel Müdürü Dr. Canan Aratemür Çimen’in açılış konuşmasıyla başladı. Çimen, “Daha erişilebilir, daha adil ve daha kapsayıcı bir İstanbul'a katkı sunmak istiyoruz. Yaptığımız bütün çalışmaların arkasında bu var” dedi.
Genç kadınların eğitimini destekleyen, burs veren ve kişisel gelişim atölyeleri düzenleyen İstanbul Vakfı’nın en dikkat çeken projelerinden biri olan Büyüt Hayalleri’nden bahseden Çimen, bu kapsamda bugüne kadar 8 bin kadına burs desteği sağladıklarını söyledi.
İBB’DE KADIN YÖNETİCİ SAYISI 3’E KATLANDI
Ardından söz alan İBB Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz Duman da toplantının gerçekleştiği İPA merkezini tanıttı. Duman, İBB yönetim vizyonu adına şu sözleri kaydetti:
“İBB 2019'dan bugüne, bugün tartışacağımız ana konuyu çok odağına aldı ve açıkçası adalet açısından, sürdürülebilirlik açısından, yaşamın sürdürülebilirliği açısından ve daha da önemlisi çok daha büyük hedefler koyabilmek adına, hayal koyabilmek adına da bunu çok önemsiyoruz. O da gençler ve kadınlar. Yönetime geldiğimiz tarihten itibaren toplam çalışanlarımızın yüzde 12'si kadındı. Bugün yüzde 24'ü kadın. Yani yaklaşık yüzde 100 büyütmüş durumdayız. Kadın yönetici sayısı, bütün yöneticilerin yüzde 10'uydu. Şu anda yüzde 30'u, yani 3 kat büyümüş. Bu oranları artırmaya devam edeceğiz.”
GENÇ KADINLAR GELECEK KAYGISI TAŞIYOR
Konuşmaların ardından söz alan İstanbul Vakfı Sosyal Etki ve Kapsayıcılık Danışmanı Doç. Dr. Ece Öztan saha araştırmasının bulgularını paylaştı. Kentte öğrenci sayısının giderek arttığını ancak barınma kapasitesinin yetersiz olduğunu ifade etti. Verilere göre 2023-2024 yılları arasında 800 bin öğrenci olduğunu ifade eden Öztan, KYK’nin kadın öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılama oranının yüzde 19-23 arasında kaldığını söyledi. Megakente üniversite amaçlı göçün arttığını söyleyen Öztan, üniversiteli kadın göçüne ilişkin herhangi bir veri bulunmadığının da altını çizdi.
“Üniversite eğitimi temelli iç göç, son 20 yılın önemli iç göç dinamiklerinden biri. Dahası, eğitim amaçlı iç göçlerde kadınların oranı daha yüksek. 2022’den bu yana Türkiye’de üniversite öğrencisi kadınların oranı, erkek öğrencilerin oranını geçti. 25-34 yaş grubunda 2008’den bu yana üniversite mezunu kadın oranı da 4 kattan fazla artış gösterdi. Ancak verilere baktığımızda en önemlisinin eğitimli kadınların işsizliği olduğunu da görüyoruz.”
Özel yurt fiyatlarının 2025 ve 2026 yılları arasında yüzde 53 artığını ifade eden Öztan kamu yurtları ile özel yurt arasındaki farkın yüzde 13-32 arasında kaldığını söyledi. Barınma krizinin kadınların eğitim hakkını tehdit ettiğini ifade eden Öztan, 27 üniversiteli genç kadınla da odak gruplar halinde görüştüklerini kaydetti. Öztan şöyle konuştu: “Araştırmalarımız, incelemelerimiz doğrultusunda geçinme maliyetinin İstanbul’da ortalama 50-60 bin TL bandında olduğunu görüyoruz. Katılımcıların yüzde 90’ının 20 bin TL’nin altında barınmak için harçlık alıyor. Yüzde 66’sı ise 15 bin TL’nin altında yaşıyor. Yüzde 7’si ise 5 bin lira altında. Kentteki kadınların yüzde 72’si üniversiteye ulaşmak için 2 vasıta değiştiriyor” dedi.
%77’Sİ KIYAFETLERİNİ GİDECEĞİ YERE GÖRE SEÇİYOR
Öztan saha araştırmasından şu verileri paylaştı:
>Yüzde 60’ı mezun olduktan sonra İstanbul’da kalmak istiyor.
>Yüzde 36’sı İstanbul’da iş bulabileceğine inanıyor.
>Yüzde 20’si iş bulamayacağını düşünüyor.
>Yüzde 35’i en büyük kariyer kaygılarının iş bulamama olduğunu ifade ediyor.
>Yüzde 25’i düşük ücret kaygısı yaşıyor.
>Yüzde 78’i gece güvenlik önlemi alma ihtiyacı hissediyor
>Yüzde 70’i gece kentte rahat hareket edemiyor
>Yüzde 45’i kamusal alanda özgür hissetmiyor
>Yüzde 77’si kıyafetini gideceği yere/ taşıta göre seçiyor
>Yüzde 61’i kültür sanat etkinliklerine ayda bir katılabildiğini ifade ediyor. Yüzde 18’i ise katılamıyor
>Yüzde 80’i siyasi süreçlerde genç kadınların sesinin duyulmadığını düşünüyor
>Yüzde 70’i siyasi ve toplumsal konularda kendini ifade etmekte özgür hissetmiyor
>Yüzde 74’ü yerel yönetim kararlarının hayatını etkilediğini ifade ediyor.
>Yüzde 63’ü seslerini en çok sosyal medyadan duyurduğunu ifade ediyor.
GENÇ KADINLAR SESLERİNİN DUYULMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR
Saha araştırmasının sonuç kısmında ise şu veriler ve yapılması gerekenler sıralandı:
> %90'ı barınma hariç aylık 20.000 TL ile geçiniyor. Burs ve finansal destek, %70 ile en büyük erişim açığı. İBB yurtları bu grup için zaten kritik bir dayanak - bu dayanağın güçlendirilmesi zorunlu.
>%78'i gece güvenlik önlemi almak zorunda, %70'i gece kentte rahat hareket edemiyor. Bu durum sadece korkuyu değil, kentsel yaşama katılımı da kısıtlıyor.
>%45'i son 6 ayda kültür-sanat etkinlikleri için kendi imkânıyla hiç bilet almadı. İBB ve İstanbul Vakfı’nın sunduğu erişim “ek imkân” değil, bu grup için çoğu zaman tek kanal.
> %80'i siyasi süreçlerde genç kadınların sesinin duyulmadığını düşünüyor. Yerel yönetimle doğrudan iletişim kanallarını yalnızca %5,8 kullanıyor. Görünür ve erişilebilir katılım mekanizmaları şart.
> Her 2 katılımcıdan 1'i güvenlik, geçim ve aidiyetsizlik sorunlarını aynı anda yaşıyor. Tek bir hizmet alanına odaklanan müdahale yetmez; güvenlik, ekonomik destek ve aidiyet birlikte ele alınmalı.
‘İSTANBUL'DA YANINDAYIZ’ DESTEK MODELİ TANITILDI
Araştırmanın ardından tekrar söz alan Çimen, “İstanbul’da Yanındayız” destek modelini de kamuoyu ile paylaştı. Çimen destek modeline ilişkin, barınmadan kitap desteğine kadar pek çok alanda en az 5 bin genç kadın öğrenciye ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.
Araştırmanın ortaya koyduğu ihtiyaç alanlarıyla uyumlu olan destek modeliyle, kentte üniversite eğitimi için gelen genç kadınların kente uyum süreçlerini kolaylaştırmayı ve eğitim yaşamlarını çok yönlü biçimde desteklemeyi amaçladıkları ifade edildi. Model kapsamında genç kadınların eğitim hayatına güvenli ve güçlü bir başlangıç yapabilmeleri için geliştirilen desteklerin, yalnızca ekonomik ihtiyaçlara değil, barınma, kent yaşamına uyum, sosyal destek mekanizmalarına erişim ve aidiyet duygusunun güçlendirilmesine de katkı sunması hedeflendiği belirtildi.