Sandık sabırsızlıkla bekleniyormuş.
İYİ Parti İzmir Milletvekili Kırkpınar Çiğli'de yurttaşla buluştu: Sandık sabırsızlıkla bekleniyor
i̇yi̇ parti i̇zmir milletvekili hüsmen kırkpınar, çiğli'de esnaf ve vatandaşlarla buluşarak ekonomik sorunları dinledi, halkın sandığı beklediğini söyledi.
i̇yi̇ parti i̇zmir milletvekili hüsmen kırkpınar, çiğli'de gerçekleştirdiği pazar ziyaretinde esnaf, üretici ve vatandaşlarla bir araya gelerek ekonomik sorunları dinledi. kırkpınar, "bu ülkede işsizlik var mı? var. yoksulluk var mı? var. açlık sınırı var mı? var. çarşı pazarın durumu ortada. ama ben hepsinin gözünde bir şey okuyorum. sandığı sabırsızlıkla bekliyorlar." dedi.
İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, Çiğli'de gerçekleştirdiği pazar ziyaretinde esnaf ve vatandaşların ekonomik sorunlarını dinledi.
Ziyaret öncesinde Menemen'in Seyrek Mahallesi'nde üreticilerle de bir araya gelen Kırkpınar, artan üretim maliyetleri, hayat pahalılığı ve alım gücündeki düşüşe ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kırkpınar, çeşitli bölgelere yaptığı ziyaretlerde üreticinin giderlerden dert yandığını anlattı:
Her geçen gün daha da hüzünlendiğim bir tablo var. Yoksul insanlar, dar gelirli insanlar, haftanın belli günlerinde açılan pazar yerlerine evlerinin ihtiyaçlarını almak için geldiklerinde üç ayrı etiket görüyorlar. Bamya 260 lira; yarım kilosu 130 lira, 250 gramı ise şu kadar. Sabah Menemen Seyrek'ten başladık. Seyrek Ovası'nda hem pamuk hem domates ve benzeri ürünlerin yetiştirildiği bir bölge. Çok sulak bir arazisi var. Pamuk üreticisini dinledik. Gübresi, tohumu, mazotu... dertlerini sıraladı. 'İki kız evladım var. Onlar işsiz kalmasın diye ben bu işi devam ettiririm ama bilemiyorum, nereye kadar devam ettirebilirim' diyor
"ÜRETİCİ DE SATICI DA VATANDAŞ DA MUTSUZ"
Satıcıların ve üreticilerin mutsuz olduğuna vurgu yapan Hüsmen Kırkpınar şöyle konuştu:
Burası Türkiye'nin üçüncü büyük şehri. Menemen, Çiğli gibi büyük ve merkez ilçeler. Önce tarlaya gittik. Tarladaki mutsuz. Pazara geldik, satıcı mutsuz. O arada alıcılarla da konuşuyoruz, onlar da mutsuz. Ama bir şey var tabii; yüzlerindeki gülümseme eksik olmuyor. Çünkü bu toprakların insanları her şeyi sabırla takip eder. Sonunda da bu ülkeyi iyi yönetemeyenlerle ilgili nihai kararını verir. Şimdi hangi bakanlığın neresini anlatayım? Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin durumu ortada. Bu ülkede açlık sınırında yaşayan insanlar, yoksulluk sınırında yaşayan insanlar buralardan alışveriş ediyor. Ve taneyle ya da 200 gram, 250 gram alarak ihtiyaçlarını karşılamaya başlamışlar. Yaptığım gözlem şu: Bu pazar da dahil olmak üzere, Seyrek Pazarı'ndaki satıcıların yüzde 80'ine yakını emekli. Aldıkları maaş 20 bin, 28 bin lira civarında. Bir kişiye rastladım, 30 bin lira alıyormuş. Onun da evi yokmuş. Çoğunun evi var. 'Allah'tan zamanında ev almışız.' diyorlar. Birinin 17 bin lirası kiraya gidiyormuş. Geriye 13 bin lirayla geçinmek kalıyor. Yani böyle bir durum var. Hem tarlada üreticinin, hem pazarda satıcının hem de alışveriş yapanların ne durumda olduğunu biliyorum. Onlara sadece bir soru soruyorum. Kahvehanelerde de soruyorum: "Mutlu musunuz?" Bir tane 'Evet, mutluyum.' diyen satıcı yok. Alıcılara da soruyorum. Bir tane 'Mutluyum.' diyen yok
"SANDIK GELDİĞİNDE ÖYLE BİR CEVAP VERECEKLER Kİ..."
İşsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kırkpınar, vatandaşın sandığı beklediğini vurguladı:
Bu ülke gerçekten iyi yönetilemiyor. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne geçtiğimiz dönemden bugüne kadar bu süreç devam ediyor. Çünkü bırakmak istemiyorlar. Her seçimde farklı bir yöntem kullanıp Cumhurbaşkanlığını kazanmayı başarıyorlar ve bu süreci devam ettirmek istiyorlar. Son seçimde de ikinci turda yüzde 52-54 civarında oy aldılar ama partinin oyu yüzde 35'ti. Bu sistemde tek bir kişinin elindeki kalemle, Bilgi Üniversitesi gibi uluslararası niteliğe sahip, yüz binlerce mezunu olan bir üniversite perşembe günü kapatılıyor, pazartesi günü açılıyor. Neden kapatıldığını hiçbir milletvekili, hatta kendi milletvekilleri ve bakanları dahil bilmiyor. Neden tekrar açıldığını da yine hiçbiri bilmiyor. 32 yaşında, kısa süre kaymakamlık yapmış birini, Millî Savunma Bakanlığı'nda tümgenerallerin yapması gereken önemli bir göreve, üstelik kendi yeğeni olduğu söylenen bir kişiyi atayamazsınız. Yani bu ülkede işsizlik var mı? Var. Yoksulluk var mı? Var. Açlık sınırı var mı? Var. Çarşı pazarın durumu ortada. Ama ben hepsinin gözünde bir şey okuyorum. O günü sabırsızlıkla bekliyorlar. Sandık geldiğinde, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu yönetime öyle bir cevap verecekler ki hep birlikte göreceğiz