Gülistan Doku'dan hâlâ iz yokmuş.
Karanlık ağ!
6 senedir kayıp olan gülistan doku dosyasında yeni deliller ve tanıklar ortaya çıksa da doku'ya ait tek bir iz bile bulunamadı.
6 senedir kayıp olan gülistan doku dosyası yürütülen soruşturma kapsamında yeni deliller ve tanıklarla genişliyor. ancak gülistan doku’ya ait hâlâ tek bir iz dahi bulunamadı.
Dersim'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada gözaltına alınan ve çoğunluğu emniyet personeli olan 18 kişiden aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel dahil üç şüpheli hakkında dört farklı suçlamadan daha tutuklama kararı verildi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar aylardır sürerken Gülistan Doku'ya ait hiçbir bulguya ulaşılamaması, herhangi bir ize rastlanamaması tepki çekti.
6 yıldır aydınlatılamayan Doku dosyası, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun talimatıyla Nisan 2026'da yeniden açıldı ve dosya kapsamlı bir cinayet soruşturmasına dönüştürüldü. Yaklaşık 3 aydan bu yana yapılan gözaltı ve tutuklamalar ile genişleyen soruşturma dosyasında neredeyse her gün yeni bir gelişme yaşanıyor. Son olarak önceki gün 15 ilde yapılap operasyonda aralarında görevini ihmal etmekle suçlanan eski Tunceli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü'nün de bulunduğu 15 emniyet görevlisi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan Tuncay Sonel ile birlikte koruma polisi Şükrü Eroğlu ve görevinden ihraç edilen eski polis memuru Gökhan Ertok "nitelikli yağma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme ve bozma" ve "kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi" suçlamalarından tutuklandı.
Ancak gelinen aşamada yıllar önce dosyayı inceleyen dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla birlikte savcısından hakimine pek çok kilit isim halen soruşturmaya dahil edilmedi. Son süreçte pek çok isim gözaltına alınıp tutuklansa da Gülistan’a ait tek bir ize hala rastlanamaması soru işaretlerini büyüttü.
Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamasıyla son tutuklanan isim oldu. Savcılığın dayandığı deliller arasında, Doku'nun kaybolduğu gün resmi konutta çalışan kişilerin ifadeleri ve dijital materyaller yer aldı. Tanıklar, Handan Sonel'in 5 Ocak günü ev çalışanlarını panik içinde erken gönderdiğini anlattı. Bir başka tanık ise Sonel ailesinin daha sonra Mustafa Türkay Sonel'e ait bazı eşyaları kolilere koyarak "bunları atın gitsin" dediğini öne sürdü. Tanık Turan Güler, Handan Sonel'in kendisine cesedin ortadan kaldırılması karşılığında para teklif ettiğini ve oğlunun Doku'yu öldürdüğünü iddia etti. Öte yandan Handan Sonel'in mal varlığı da dün ortaya çıktı. Sonel'in evinden 13 milyon liralık ziynet eşyası çıktı. Sonel çiftinin aylık geliri ise 900 bin lira olarak kayıtlara geçti.
Dosyada en kilit isim olarak yer alan Tuncay Sonel 17 Nisan 2026’da "delil karartma" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın ilerleyen safhalarında yeni dijital materyallerin, iletişim kayıtlarının ve tanık beyanlarının dosyaya girmesiyle birlikte 24 Temmuz 2026 tarihinde soruşturmanın genişletişmesiyle Sonel hakkında bir tutuklama kararı daha verildi. Bu kez Sonel "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" ve "nitelikli yağma" suçlamalarıyla ikinci kez tutuklandı. Tutuklanmasına karşın Eski Vali hakkında hala çok sayıda iddia ve suçlama bulunuyor. Bunlardan bazıları şöyle:
Doku’ya dair hastane kayıtlarının silinmesi
Gülistan Doku’ya ait SIM kartını alıp WhatsApp yazışmaları ile sosyal medya mesajlaşmalarındaki önemli verilerin silinmesi yönünde talimat vermesi
Vali Sonel ve yine gözaltında bulunan eski koruma Şükrü Eroğlu ile görüşme trafiği ve birden fazla para transferi gerçekleşmesi
Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarına girilmesi için talimat vermesi.
Dosyada en dikkat çeken isimlerden biri eski polis memuru Gökhan Ertok. Ertok’un Doku’nun telefon ve dijital verilerine müdahale ettiği iddia ediliyor. Dönemin vali koruma polisi Şükrü Eroğlu hakkında ise gizli tanık ifadelerine dayanan, cesedin taşınmasına yardım ettiği yönünde suçlamalar bulunuyor. Soruşturmada ayrıca Doku’nun kaybolmasından beş gün önceki hastane kayıtları da incelendi. Savcılık, 31 Aralık 2019’da Tunceli Devlet Hastanesi’ne giriş yaptığı görülen Doku’ya ait bazı sağlık kayıtlarının silindiğini veya değiştirildiğini iddia etti.
Soruşturma kapsamında “bilişim sistemindeki verileri bozmaya veya yok etmeye azmettirme” ile “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlarından tutuklanan iş insanı Mehmet Aca’nın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Aca, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e yetim ve öksüz çocuklara yardım amacıyla yaklaşık 800 bin lirayı elden verdiğini, bu yardımlar nedeniyle kentteki bir caddeye adının verildiğini öne sürdü. Aca, hakkındaki suçlamaları reddetti. Bürokrasiyle yakın ilişkileri de olan Aca sık sık il emniyet müdürleri ve il jandarma komutanlarıyla da yan yana geliyordu.
OLAY 6 SENEDİR NEDEN AYDINLATILMADI?
6 senelik sürede dosyaya 3 il başsavcısı ve 4 Emniyet Müdürü baksa da Doku’nun akıbeti aydınlatılmadı. 6’ncı yılda soruşturma genişletilirken, dönemin emniyet müdürleri ve savcılarının da aralarında bulunduğu kilit isimlerin sürece dahil edilip edilmeyeceği hâlâ belirsiz.
Dikkat çeken 2 kilit isim dönemin Tunceli İl Emniyet Müdürü olan ve şu anda Yalova’da görev yapan Yılmaz Delen ile İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Sinan Şen sadece tanık sıfatıyla ifade verdi. Doku ailesinin şikayetçi olduklarını belirterek işaret ettiği iki kilit ismin verdiği çelişkili ifadelerin ardından yeniden ifadelerine başvurulmaması ise kamuoyunun tepkisini çekti.
Olayın yaşandığı dönemde İçişleri Bakanı olan ve 8 sene Bakanlık koltuğunda oturan Süleyman Soylu’nun talimatıyla adeta ödüllendirilen ve kritik görevlere getirilen bu savcısından hakimine pek çok ismin daha ifadelerinin alınıp alınmadığı ise en büyük tartışma konusu.
Gelinen aşamada “Bu isimler soruşturmaya ne zaman dahil edilecek?”, “Eğer edildiyse hangi sıfatla ifadeleri alınacak/alındı?” “Bugün çıkan yeni detaylar neden 6 sene önce bulunamadı?” gibi sorular gündemdeki yerini koruyor.