Teknokent dolmuş.
Kütahya Tasarım Teknokent'te yerli teknoloji üreten firma sayısı artıyor
kütahya tasarım teknokent'te 3 yılda 37'den 145'e çıkan yerli teknoloji üreten firma sayısı dikkat çekiyor.
yerli teknoloji üretiminin gerçekleştirildiği kütahya tasarım teknokent'teki firma sayısı 3 yılda 37'den 145'e yükseldi.
Üniversiteler ve organize sanayi bölgelerinin de aralarında bulunduğu 11 paydaşlı teknokent, sağladığı güçlü ekosistemle bölgesel bir teknoloji ve inovasyon üssü haline geldi.
Teknokentte, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordineli şekilde yerli ve milli teknolojiler başta olmak üzere yazılım ile inovasyon odaklı projelere öncelik veriliyor.
Tarım, seramik, sağlık, perakendecilik, enerji, havacılık, elektronik, finans ve fintech (finansal teknoloji) gibi sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda firma alanlarıyla ilgili yazılım ve teknoloji üretimi gerçekleştiriyor.
Kütahya Tasarım Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Durmuş Özdemir, teknokentin üniversiteler, organize sanayi bölgeleri ve ticaret odasının yer aldığı 11 paydaşlı yönetim kuruluyla yönetildiğini söyledi.
Teknokentin son dönemde ciddi bir büyüme ivmesi yakaladığını belirten Özdemir, "2023 yılında 37 olan firma sayımız, Temmuz 2026 itibarıyla 145'e ulaştı. Benzer şekilde bünyemizdeki firmalarda çalışan personel sayısı 290 civarındayken, bugün yaklaşık 750 nitelikli personel teknokentimiz çatısı altında istihdam edilmekte ve devletimizin sunduğu teşviklerden yararlanmaktadır." ifadesini kullandı.
Özdemir, Kütahya Tasarım Teknokent'in sadece kent merkezindeki firmalarla sınırlı kalmadığını, Türkiye'nin dört bir yanından teknoloji şirketlerinin ilgi odağı olduğunu vurguladı.
Geniş bir coğrafyadan girişimcileri ağırladıklarını belirten Özdemir, şöyle devam etti:
"Teknokentimizde sadece Kütahya'ya özgü firmalar bulunmuyor. Erzincan'dan Sinop'a, Çanakkale'den İstanbul'a, Ankara'dan Mersin'e ve Konya'ya kadar pek çok farklı şehirden firmamız teknoparkımız bünyesinde faaliyet gösteriyor. Bu ilgide, ekibimizle birlikte kurduğumuz güçlü iletişim ve diyalog ortamı belirleyici oldu."
Özdemir, teknokentlerin yalnızca maliyet avantajı sağlayan alanlar olarak görülmemesi gerektiğini, buranın entegre bir ekosistem olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Teknokentleri sadece sağlanan vergi, SGK ve maliyet avantajlarıyla değerlendirmemek gerekir. Teknokent bir ekosistem sunar. Teknokentte yer alan bir firma Bakanlık uzmanlarına, girişimcilere ve nitelikli personele doğrudan erişim sağlar. Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında akademisyenlerimizle projeler yürütülebilir. Amacımız, ülkemizin cari açığını kapatacak, katma değerli ürünlerin üretilmesine öncülük etmektir."
Bünyelerindeki firmalar arasında sinerji oluşturduklarını bildiren Özdemir, KOBİ ölçeğindeki firmaları büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının problemleriyle buluşturarak eşleştirme yaptıklarını söyledi.
Durmuş Özdemir, teknokent bünyesinde oyun geliştirme ve biyomedikal gibi özel alanlarda kümelenme yapıları oluşturduklarını ayrıca hakem onayından geçen projelerin firmalara pazarlama ve kurumsal güvence anlamında büyük bir itibar ve avantaj sağladığını sözlerine ekledi.