Tercih değil, gelecek seçiliyormuş.
LGS'de doğru tercih: Bir okul değil, bir gelecek seçiliyor
lgs sonrası tercih dönemi başladı. rehber öğretmen, bu sürecin sadece okul seçimi olmadığını, öğrencinin geleceğini şekillendirecek önemli bir karar olduğunu belirtti.
ted edirne koleji ortaokulu psikolojik danışman ve rehber öğretmeni miray gizerler, lgs sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayan tercih dönemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. gizerler, tercih sürecinin yalnızca bir okul seçimi olmadığını, öğrencinin geleceğini şekillendirecek önemli bir karar süreci olduğunu vurguladı.
TED Edirne Koleji Ortaokulu Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmeni Miray Gizerler, LGS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte öğrenciler ve aileler için heyecanlı olduğu kadar önemli bir sürecin de başladığını belirtti. Gizerler, tercih döneminin yalnızca bir okulun adını listeye yazmaktan ibaret olmadığını ifade ederek, bu sürecin öğrencinin önümüzdeki dört yılını, akademik gelişimini, sosyal çevresini ve geleceğe dair hedeflerini şekillendirecek önemli kararların alındığı bir yol ayrımı olduğunu söyledi.
Tercih döneminde en sık yapılan hatalardan birinin okul seçiminde yalnızca puana ya da okulun toplumdaki algısına odaklanılması olduğunu belirten Gizerler, doğru tercihin öğrencinin kendisini tanımasıyla başladığını kaydetti. Her öğrencinin ilgi alanı, öğrenme biçimi, güçlü yönleri ve hayallerinin farklı olduğuna dikkat çeken Gizerler, bu nedenle 'En yüksek puanlı okul hangisi?' sorusundan önce 'Çocuğum hangi okulda kendini gerçekleştirebilir?' sorusunun yanıtının aranması gerektiğini ifade etti.
Öğrencinin başarılı olduğu ve keyif aldığı derslerin, ilgi alanlarının, yeteneklerinin ve kişilik özelliklerinin tercih sürecinde mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Gizerler, fen bilimlerine ilgi duyan bir öğrenci ile sosyal bilimlerde, yabancı dillerde, sanatta ya da sporda kendini daha iyi ifade eden bir öğrencinin aynı eğitim ortamından aynı verimi almasının beklenemeyeceğini söyledi. Doğru okulun, öğrencinin güçlü yönlerini geliştiren ve potansiyelini ortaya çıkaran okul olduğunu dile getirdi.
Öğrencilerin geleceğe ilişkin hedeflerinin de tercih sürecinde göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Gizerler, üniversitede okunması düşünülen bölümün, yabancı dil beklentisinin, uluslararası eğitim hedeflerinin, akademik yoğunluğa uyum sağlayabilme durumunun ve kariyer planlarının okul seçiminde yol gösterici olması gerektiğini ifade etti.
Okul tercih edilirken yalnızca akademik başarıya odaklanmanın yeterli olmadığını kaydeden Gizerler, okulun eğitim anlayışı, öğretmen kadrosu, rehberlik hizmetleri, yabancı dil olanakları, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetleri ile öğrencinin kendini geliştirebileceği kulüpler ve projelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bunun yanında ulaşım süresi, servis imknları, okulun bulunduğu çevre ve ihtiyaç hlinde pansiyon olanakları gibi günlük yaşamı etkileyen unsurların da göz önünde bulundurulmasının önemine işaret etti. Gizerler, öğrencinin kendini ait hissettiği ve huzurlu olduğu bir ortamın akademik başarıyı destekleyen en önemli etkenlerden biri olduğunu belirtti.
Tercih listesi hazırlanırken geçmiş yılların taban puanlarından çok yüzdelik dilimlerin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Gizerler, listenin yalnızca hayal edilen okullardan değil, aynı zamanda ulaşılabilir seçeneklerden de oluşturulmasına özen gösterilmesi gerektiğini söyledi. Her yıl kontenjanların ve yerleşme sonuçlarının değişebildiğini hatırlatan Gizerler, tercihlerin güncel veriler doğrultusunda değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Tercih sürecinin öğrenci ve ebeveynin birlikte yürüttüğü bir süreç olduğunun unutulmaması gerektiğini belirten Gizerler, öğrencinin duygu ve düşüncelerine değer verilmesi, beklenti ve hedeflerinin dinlenmesi; ailelerin ise deneyimleriyle yol gösterici bir rol üstlenmesinin daha sağlıklı kararlar alınmasını sağlayacağını ifade etti. Tercih listesinin başkalarının beklentilerine göre değil, öğrencinin potansiyeli ve hedefleri doğrultusunda oluşturulması gerektiğini kaydetti.
Gizerler, doğru tercihin yalnızca bir liseye yerleşmek olmadığını belirterek, öğrencinin kendini mutlu, güvende ve değerli hissedeceği, ilgi ve yeteneklerini geliştirebileceği bir eğitim ortamını seçmesinin önemine dikkat çekti. İyi bir lisenin sadece sınav başarısı kazandıran değil, öğrenciyi hayata, üniversiteye ve geleceğe hazırlayan bir kurum olduğunu ifade eden Gizerler, tercih sürecinde verilecek en doğru kararın öğrenciyi merkeze alan, bilinçli ve çok yönlü bir değerlendirme ile alınan karar olacağını sözlerine ekledi.