Kalamış'ı daha çok ısıtacakmış.
Marina, Kalamış'ı daha da ısıtacak
fenerbahçe-kalamış yat limanı'nda kapasite artışı ve yeni yapılaşma planları, bölge halkını endişelendiriyor; betonlaşmanın iklimi de etkileyeceği düşünülüyor.
kapasite artışıyla birlikte çalışmaları da hızlanan fenerbahçe-kalamış yat limanı, bölgede betonlaşmayı daha da büyütecek. bölge halkı, deniz üzerinde de yeni bir yapılaşmanın planlandığı ve hem kapasite artışı ile deniz yüzeyi kompozit malzemeyle kaplanması, hem betonlaşmanın iklimi de etkileyeceğini söyledi.
Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı’nda yürütülen kapasite artışı ve genişletme çalışmalarıyla birlikte sahil hattındaki çalışmalar da hız kazandı. Fenerbahçe Kalamış Dayanışması’ndan Mehmet Remzi Çelik, Kalamış Marina projesinin yalnızca kıyı ekosistemini değil, Kadıköy’ün mikro iklimini de etkileyeceğini vurguladı. Çelik, betonlaşmanın “kentsel ısı adası” etkisini artıracağını belirterek, projenin halk sağlığı, deniz ekosistemi ve yaşam kalitesi, klima enerji faturaları açısından ciddi riskler, yükler barındırdığını söyledi.
Koç Holding’e 40 yıllığına işletme hakkı devredilen marina alanında yürütülen proje kapsamında otel, ticari alanlar, restoranlar ve büyük ölçekli otoparkların yanı sıra deniz üzerinde yeni yapılaşma, yat kapasite artışı planlandığı iddiaları tartışmaları sürürken, Kalamış koyunda kıyı ekosisteminin ve kamusal kullanım alanlarının daraldığını söyleyen halkın projeye tepkileri de büyüyor. "Marina büyürken kıyı betona, deniz yüzeyi 60°C kompozit malzemeye gömülüyor" diyen Kalamış halkı, denizde ve karada toplam 437 bin 788 metrekarelik alana yayılması planlanan proje kapsamında marina kapasitesinin yaklaşık iki katına çıkarılmasının hedeflendiğini, bölgede yüksek gelir grubuna yönelik ticari bir yaşam alanı oluşturulduğunu, tüm bu gelişmelerin kentin mikro iklimini bozacağına söyledi.
KENTSEL ISI ADASI ETKİSİ
Fenerbahçe Kalamış Dayanışması'ndan makine mühendisi Mehmet Remzi Çelik, BirGün'e yaptığı değerlendirmede projenin Kadıköy’de “kentsel ısı adası” etkisini artıracağını belirterek, bilimsel değerlendirmeler ışığında yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Çelik, kentsel ısı adasının yalnızca sıcaklık artışı anlamına gelmediğini, betonlaşma ve yeşil alanların azalmasıyla birlikte kentte biriken ısının gece saatlerinde çevreye yayıldığını anlattı. Özellikle geniş beton ve asfalt yüzeylerin , yat yüzey malzemesinin gün boyunca depoladığı ısının akşam saatlerinde mahallelere geri verildiğini belirten Çelik, “Bu durum kentin doğal serinleme sürecini engelliyor ve başta Kalamış olmak üzere Fenerbahçe, Moda, Caferağa ve Zühtüpaşa gibi mahalleleri doğrudan etkiliyor” dedi. Marina alanının büyüklüğüne dikkat çeken Çelik, yüz binlerce metrekarelik sert zeminin yaz aylarında adeta "dev bir ısıtıcı radyatör" gibi davranacağını savundu. Artan sıcaklıkların özellikle yaşlılar, kronik hastalar ve çocuklar açısından ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu belirten Çelik, aşırı sıcakların kalp ve solunum hastalıklarını tetikleyebileceğine de vurgu yaptı.
KİRLİLİĞİ DE ARTIRACAK
Çelik, marina inşaatının yalnızca sıcaklık artışına değil, hava kirliliği ve trafik yoğunluğuna da neden olacağını öne sürdü. İnşaat sürecinin yıllarca sürecek toz, gürültü ve ağır araç trafiğini beraberinde getireceğini ifade eden Çelik, bunun bölgedeki yaşam kalitesini olumsuz etkileyeceğini söyledi. Yaklaşık beş yıldır hukuki ve toplumsal mücadele yürüttüklerini anımsatan Çelik, “Doğaya uyumlu, doğru yerde ve bilimsel kriterlerle planlanmış projeler elbette yapılabilir. Ancak şehir merkezinde bu ölçekte bir marina, iklim, çevre ve halk sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğuracaktır” diye konuştu. Çelik ayrıca artan sıcaklık nedeniyle bölge sakinlerinin daha fazla klima kullanmak zorunda kalacağını, bunun da hem enerji tüketimini hem de ekonomik eşitsizliği artıracağını belirterek, karar vericilere projeyi bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirme çağrısında bulundu.
MARMARA’NIN EKOSİSTEMİ ZARAR GÖRECEK
Marina kapsamında planlanan mendirek ve dip tarama çalışmalarının Marmara Denizi’nin kırılgan ekosistemini daha da zorlayacağını belirten Çelik, müsilajın denizde yaşanan ekolojik tahribatın en somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi. Deniz çayırları, yosunlar ve balıkların yaşam alanlarının zarar görebileceğini ifade eden Çelik, deniz hareketlerinin değişmesinin yalnızca Kalamış’ı değil tüm Kadıköy kıyılarını etkileyeceğini belirterek, “Bu yalnızca Kalamış’ın değil, Marmara’nın meselesi. Suyun sınırı yok. Müsilaj Marmara Denizi'nin kefeni olmasın. Kentsel ısı adası etkisi yerel yön8etimin hassasiyet göstermesi gereken bir konudur" dedi.