Dar tanım işsizliği gizlemiş.
Maske emeğe dar geliyor
neoliberal politikalar 408 milyonu ücretli emeğin dışına iterken tüi̇k’in "dar tanım" maskesi düşüyor. ilo'ya göre gerçek işsizlik, krizi emekçinin sırtladığı türkiye gibi ülkelerde ancak politika değişikliğiyle yok edilebilir.
neoliberal politikalar dünyada 408 milyonu ücretli emeğin dışına iterken tüi̇k’in “dar tanım” maskesi düşüyor. ilo’ya göre gerçek işsizlik, krizi emekçinin sırtladığı türkiye gibi ülkelerde ancak politika değişikliğiyle yok edilebilir.
Tüm dünyada işçi sınıfı, savaşlar, ekonomik kriz ve teknolojik gelişme gibi bahanelerle, emekleriyle tehdit ediliyor. Türkiye’de de işsizlik adeta kronikleşmiş bir sorun olarak varlığını sürdürürken TÜİK’in “dar tanımlı” ele aldığı işsizlik verileri iktidarın başarı hikayelerini doğuruyor. Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun çalışmaları, istihdamın bütüncül olarak ele alınması gerektiğini, dar tanımın gerçek işsizliği örtmeye yetmediğini söylüyor.
Ülkede güncel dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,2 iken gerçek işsizlik yüzde 31 seviyesinde. ILO’nun raporu, tüm dünyada “dar tanımlı işsizlik” maskesini düşürüyor. Ekonomideki her türlü gelişme, işçiye fatura olarak kesiliyor.
ILO’nun 2026 Küresel İstihdam ve Sosyal Durum raporu, dünya genelinde resmi işsizliğin yüzde 4,9 ile kâğıt üzerinde durağan göründüğünü ancak çalışmak istediği halde sistemin dışına itilenlerin oluşturduğu gerçek iş açığı denen gerçek işsizliğin 408 milyon kişiye ulaştığını ortaya koyuyor. Türkiye’de de çalışabilir nüfusta her 3 kişiden biri işsiz ya da yeterli sürelerde çalışmıyor. Dünya çapındaki bu gizli işsizlik, krizin faturasının emeğiyle geçinenlere yüklendiği Türkiye’de daha da sert hissediliyor. Neoliberal politikaların yükseldiği ülkelerde işçiler, açlık sınavında.
ILO raporunda, ekonomik büyümenin artık istihdam kalitesi yaratmadığı görüşü yer alırken ülkelerin sosyal koruma kalkanlarının zayıfladığı vurgulandı. Dünyada tam 2,1 milyar insan, yani işgücünün yüzde 57,7’si hiçbir sosyal güvencesi olmadan kayıtdışı çalışıyor. Ayrıca, dünya genelinde 284 milyon kişi bir işe sahip olmasına rağmen günde 3 dolardan az kazanarak aşırı yoksulluk sınırında hayat mücadelesi veriyor.
Türkiye’deki kayıtdışılık ve eriyen alım gücü verilerde tahmin ediliyor. ILO’ya göre toplam istihdamın yüzde 24,6’sı, yani yaklaşık 8 milyon kişi kayıtdışı çalıştırılıyor. Tarım sektöründe kayıt dışılık oranı yüzde 82,1 gibi bir seviyedeyken tarım dışı sektörlerde de yüzde 17’ye ulaşıyor. Ülkede resmi işsiz sayısı 3 milyon civarındayken sigortasız ve güvencesiz çalışanların sayısının 8 milyona yaklaşması, yüksek enflasyon ve zamsız ücretlerle tüm dünyada Türkiye’yi dibe sürüklüyor. ILO raporunda “Ekonomik büyüme tek başına yeterli değil. Bu nedenle sosyal adaleti güçlendirecek politika müdahaleleri zorunlu halde” denildi.
GENÇLİK KRİZİNDE BAHANE YAPAY ZEKÂ
ILO’ya göre dünya ve Türkiye’de ortak bir diğer kriz, eğitimli gençlerin durumu. ILO raporu, yüksek öğrenim görmüş gençlerin, “yapay zekâ ve otomasyon teknolojileri” yüzünden işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu tespit etti. Buna göre veri analizi, ön muhasebe ve idari işler gibi mesleklerin iş yükünün yapay zekâya devredilmesi dünyada 257 milyon genci ne eğitimde ne istihdamda olan ev gençleri sınıfına itti. Türkiye’nin de içinde yer aldığı ülkeler grubu için “Bu kriz sosyal bir patlama riski taşıyor” denilen raporda, genç erkeklerde ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı yüzde 13,3 iken genç kadınlarda bu oranın yüzde 24,9’a fırladığı yer aldı.