Veysel Eroğlu geçmişe sahip çıkmış.
"Mazisini Bilmeyenler Atide Destan Yazamaz"
eski orman ve su i̇şleri bakanı prof. dr. veysel eroğlu, kıbrıs barış harekâtı'nın yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, geçmişin önemini vurguladı.
eski orman ve su i̇şleri bakanı ve cumhurbaşkanı irak özel temsilcisi prof. dr. veysel eroğlu, kıbrıs barış harekâtı’nın yıl dönümü dolayısıyla tarihî bir açıklama yayımladı.
Açıklamasında Kıbrıs’ın fethinin tarihçesine ve stratejik önemine dikkat çeken Eroğlu, gençlerin tarihi iyi öğrenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Hem bir mühendis hem de bir tarihçi olarak hazırladığı değerlendirmede Eroğlu, Kanuni Sultan Süleyman döneminde sınırları çok genişleyen Osmanlı Devleti için Doğu Akdeniz’deki Kıbrıs Adası’nın büyük bir risk oluşturduğunu belirtti. Ada'nın her an Anadolu'yu kuşatmaya hazır bir hançer gibi durduğunu vurgulayan Eroğlu, bu durumun 2. Selim döneminde fetih kararını jeopolitik ve stratejik bir mecburiyet haline getirdiğini ifade etti.
Üç Kollu Seferle Gelen Zafer
1570 yılının Mart ayında hazırlıklarına başlanan Türk donanmasının üç filo halinde Akdeniz'e açıldığını hatırlatan Eroğlu; Murat Reis, Piyale Paşa ve Kaptan-ı Derya Müezzinzade Ali Paşa komutasındaki donanmanın başarılarını detaylandırdı. 30 Haziran 1570'te Kıbrıs istikametinde hareket eden ordunun, 2 Temmuz’da Limasol’a, 3 Temmuz’da ise Tuzla Körfezi’ne ulaştığını kaydetti.
Lefkoşa’nın 9 Eylül 1570’te fethedildiğini, Girne ve Baf kalelerinin ardından ise Magosa Kalesi’nin 1 Ağustos 1571 Çarşamba günü şiddetli bir taarruzla düşürüldüğünü belirten Eroğlu, böylece Kıbrıs’ın tamamen Osmanlı hâkimiyetine geçtiğini aktardı.
"KKTC'yi Korumak Aziz Milletimize Düşen En Önemli Vazifedir"
Açıklamasında Hazreti Muhammed’in teyzesi Hala Sultan’ın Kıbrıs’taki manevi makamına da değinen Prof. Dr. Veysel Eroğlu, adanın geçmişte olduğu gibi bugün de kritik bir stratejik konuma sahip olduğunu belirtti.
Eroğlu, mesajını şu ifadelerle tamamladı:
"Bu zaferde kahramanca çarpışan askerlerimizi ve şehitlerimizi rahmetle ve minnetle yâd ediyorum. Kıbrıs Adası, geçmişte olduğu gibi günümüzde de çok stratejik konumunu muhafaza etmektedir. Dolayısıyla 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ve neticesinde kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni korumak ve kollamak aziz milletimize düşen en önemli bir vazifedir."