Ömer Turan şiirleri hep birlikte okunmuş.
Mehmet Ali Başaran yazdı: Ömer Turan Şiiri
trabzon sanat evi'nde toplanan şairin sevenleri, ömer turan'ın şiirlerini okuyarak ona vefa gösterdi; ondan fazla isim sahne aldı.
ömer turan şiiri: sokağın kini yok 25 temmuz cumartesi günü trabzon sanat evi’nde şair ömer turan’ın yakınları -arkadaşları, dostları ve okurları- şiirin ve şairin etrafında toplandık. ondan fazla isim ömer turan’ın şiirlerini okudu. bir şairin şiirlerini kendi başınıza okumaktan çok daha fazlasına tekabül eder başka başka insanların algı ve vurgusuyla canlı canlı dinlemek. okurlar olarak […].
25 Temmuz Cumartesi günü Trabzon Sanat Evi’nde şair Ömer Turan’ın yakınları -arkadaşları, dostları ve okurları- şiirin ve şairin etrafında toplandık.
Ondan fazla isim Ömer Turan’ın şiirlerini okudu. Bir şairin şiirlerini kendi başınıza okumaktan çok daha fazlasına tekabül eder başka başka insanların algı ve vurgusuyla canlı canlı dinlemek. Okurlar olarak bu deneyimin bereketini ıskalıyoruz bana kalırsa. Şiiri bizzat orada, okunurken görmek ve dinlemek, göze ve kulağa hitap eden söze şahitlik etmek… Bunun anlamı üzerinde durmak ve düşünmek gerek.
Şiiri her okuyan onunla kurduğu öznel ilişkiyi yansıtıyor. Hangi kelimelerin üzerinde ne denli duraksadığına göre anlam da salınıyor ve değişime uğruyor. Böylece her okumanın başka bir okuma, her deneyimin farklı bir karşılaşma olduğuna tanıklık ediyoruz. Şiirin tazeliğini korumasının, bizi tekrar tekrar çağırmasının altında yatan sebeplerden biri de budur belki.
Sahneye çıkanlar, şaire ve şiirine dair kısaca hatıralarını, duygu ve düşüncelerini dile getirdiler. Şiir akşamına iştirak edenleri bekleyen sürpriz, şairin gelini tarafından yapılan konuşmaydı. Gelini, sonradan tanıdığı bir insan ve baba olarak Ömer Turan’a dair izlenimlerini aktarırken duygulanmıştı.
Her şairin kendine has bir dünya algısı, yaşama tecrübesi olduğu gibi her şiirin de bir yazılış hikâyesi ve yazgısı bulunuyor. Bunu bilmek okurun ayaklarını yere sağlam basmasına olanak sağlıyor.
Bir şairi neden severiz sorusunu da sordum kendime bu vesileyle. Aynı şehirde ve devirde yaşıyor olmanız veya şairin yetkin olması geçerli veya yeterli sebepler değiller bence. Tam olarak izah edemeseniz de nedenini, size iyi gelen bir tarafı olmalı o şiirin. Sizde belli duygulara dokunuyor olmalı.
Belki de gelininin şahitliğinde saklıdır bu sorunun cevabı. Kelimelerin arkasındaki adamla evdeki, sokaktaki, hayattaki adam aynı kişi olmalı, pozdan uzak ve su katılmamış bir tevazu ile yaşayan. Bu sahicilik ve samimiyet metne ve oradan da okura aksediyor olmalı diye düşündüm.
“belleği ne ki! kalbidir insanın en büyük not defteri” diyen şairi tanıyanlar bana hak verir sanırım.
“soğuk kazı”ya arzuhal adlı şiirin bir yerinde şöyle diyor:
“riya değmemiş bir yeryüzü durağında bekle
Şair sizi kelimelerle evine, yüreğine buyur ediyor olanca içtenliğiyle. Zorlaştırmayıp kolaylaştıran, uzaklaştırmayıp yakınlaştıran ve sevdiren ve esinleyen bir hali var ondaki şiirin. Mısraların arasındaki boşluklarda patikalar da, dinlenme yerleri de var ve iyi esiyor.
Sokağın Kini Yok başlığı altında bir araya getirilmiş Toplu Şiirler şairin Üryan ve İsyan, Kedi Güzü, Dünyanın İlk Sabahı ve Atların Günü adlı kitaplarından müteşekkil. Son iki kitap 2016 Ömer Asım Aksoy Şiir Ödülü ve 2019 Ceyhun Atıf Kansu Şiir Ödülü’ne değer görülmüş.
Program sonunda sahneye çıkan şair, gelecek yıl içinde yayınlanması öngörülen yeni kitabından şiirler seslendirdi. Biz has şiirin gür sesini işitmeye devam ederken Ömer Turan yeni okurlar edinecektir.
Dünya ve insanlık nasıl bir değişim yaşarsa yaşasın, has şiir, okurlarıyla akrabalık bağları kurarak varlığını sürdürecek.