Meta yüz tanıma özelliğini anlatmış.
Meta'nın Yüz Tanıma Özelliği Tartışma Yarattı
meta yöneticileri, akıllı gözlüklerdeki yüz tanıma özelliği hakkında çelişkili açıklamalar yaparak gizlilik endişelerini yeniden alevlendirdi.
meta yöneticileri, meta nametag özelliğinin var olmadığını savunmalarının ardından bu kez aynı sistemi ayrıntılarıyla anlattı. şirketin teknoloji şefi andrew bosworth, akıllı gözlüklerde geliştirilen yüz tanıma özelliğinin nasıl çalışacağını kamuoyuyla paylaşırken önceki açıklamalarla çelişen ifadeler kullandı. gelişme, meta’nın gizlilik politikaları ve biyometrik veri kullanımı konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. meta yöneticilerinin açıklamaları şirketin önceki söylemleriyle çelişti ….
Meta yöneticileri, Meta NameTag özelliğinin var olmadığını savunmalarının ardından bu kez aynı sistemi ayrıntılarıyla anlattı. Şirketin teknoloji şefi Andrew Bosworth, akıllı gözlüklerde geliştirilen yüz tanıma özelliğinin nasıl çalışacağını kamuoyuyla paylaşırken önceki açıklamalarla çelişen ifadeler kullandı. Gelişme, Meta’nın gizlilik politikaları ve biyometrik veri kullanımı konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Meta Yöneticilerinin Açıklamaları Şirketin Önceki Söylemleriyle Çelişti
Haziran ayında Wired tarafından yayınlanan araştırma, Meta’nın henüz kullanıma sunulmayan “NameTag” isimli bir yüz tanıma sistemi üzerinde çalıştığını ortaya koymuştu. Haberde, Meta AI Glasses için geliştirilen bu sistemin kullanıcıların karşılaştığı kişilerin yüzlerini biyometrik imzalara dönüştürdüğü ve bunları yalnızca kullanıcının cihazında saklanan kayıtlarla karşılaştırdığı öne sürülmüştü.
Araştırmanın ardından Meta İletişim Başkan Yardımcısı Andy Stone, sosyal medya platformu X üzerinden söz konusu özelliğin bulunmadığını savunarak haberi “yanıltıcı” olarak nitelendirmişti. Stone, Meta’nın gazetecilerin sorularını yanıtlamamasının nedenini ise özelliğin mevcut olmaması şeklinde açıklamıştı.
Ancak birkaç hafta sonra Meta Teknoloji Direktörü Andrew Bosworth, The Atlantic CEO’su Nick Thompson’ın podcast programında aynı sistemi ayrıntılı şekilde anlattı. Bosworth, NameTag’in kullanıcının cihazında şifrelenmiş olarak çalışacağını, akıllı gözlük sahibinin daha önce tanıştığı kişileri hatırlamasına yardımcı olacağını ve herhangi bir merkezi yüz veritabanı oluşturmayacağını söyledi.
Bosworth’a göre sistem, kullanıcı daha önce biriyle tanıştığında o kişinin adını yerel olarak kaydedebiliyor. Akıllı gözlük aynı kişiyle yeniden karşılaşıldığında kullanıcının adını hatırlamasını sağlayacak bildirimler gösterebiliyor. Meta, bu kullanım senaryosunu “kokteyl partisi problemi” olarak adlandırıyor. Şirket, özelliğin özellikle görme engelli veya görme yetisi sınırlı kullanıcılar için de fayda sağlayabileceğini belirtiyor.
Wired ise yayınladığı araştırmada hiçbir zaman merkezi bir yüz veritabanı oluşturulduğunu iddia etmediğini vurguladı. Haberde yalnızca NameTag kodlarının Meta’nın mobil uygulamasına eklendiği ve sistemin etkinleştirildiğinde kameranın gördüğü kişileri tanıyabilecek şekilde tasarlandığı belirtilmişti. Araştırmanın kamuoyunda ses getirmesinin ardından Meta’nın ilgili kodları uygulamadan kaldırdığı da öne sürüldü.
Meta daha sonra yaptığı yeni açıklamada aylardır bu tür özellikleri araştırdıklarını, ancak hiçbirinin son kullanıcıya sunulmadığını ifade etti. Buna karşın uzmanlar, geliştirme aşamasındaki bir sistemin “yok” olarak tanımlanmasının şirketin önceki açıklamalarıyla bağdaşmadığını değerlendiriyor.
Meta’nın akıllı gözlükleriyle ilgili tartışmalar bununla da sınırlı değil. Şirket, daha önce kullanıcı kayıtlarının yalnızca cihazda saklandığını belirtmesine rağmen bazı ses kayıtlarının insan veri etiketleyicilerine gönderildiği iddiaları nedeniyle devam eden bir tüketici davasıyla da karşı karşıya bulunuyor.