Kadınlar el emeği ürünlerini satmış.
Moda Yaz Panayırı: Kadınların el emeği tezgahlarda
geleneksel moda yaz panayırı, kadıköy lisesi bahçesinde açıldı; kadınlar 2010'dan beri el emekleriyle hazırladıkları cam, bakır ve ahşap takı gibi ürünleri satıyor.
geleneksel moda yaz panayırı’nda tezgah açan kadınlar, el emeği eserlerinin satışını yapıyor geleneksel moda yaz panayırı, i̇stanbul kadıköy lisesi (moda lisesi) bahçesinde eğitim ve öğretim döneminin sona ermesiyle tezgahlar açıldı. kadınlar 2010 yılından bu yana her sene düzenlenen panayır ile el emekleriyle hazırladıkları ürünleri satıyor. kadınların el emeğiyle yaptığı cam, bakır ve ahşap takı ile […].
Geleneksel Moda Yaz Panayırı’nda tezgah açan kadınlar, el emeği eserlerinin satışını yapıyor
Geleneksel Moda Yaz Panayırı, İstanbul Kadıköy Lisesi (Moda Lisesi) bahçesinde eğitim ve öğretim döneminin sona ermesiyle tezgahlar açıldı. Kadınlar 2010 yılından bu yana her sene düzenlenen panayır ile el emekleriyle hazırladıkları ürünleri satıyor. Kadınların el emeğiyle yaptığı cam, bakır ve ahşap takı ile dekoratif ürünler tezgahlarda yerini aldı.
Tezgah açan kadınlardan Cam sanatçısı Yüksel Çevik, 17 yıldır bu sanatı icra ediyor. Farklı yerlerden aldığı eğitimleri daha da fazla geliştirmek için evine atölye kuran Yüksel Çevik, “Cam sanatına hobi olarak başladım. Sonrasında ortaya güzel ürünler çıktığını görünce neden başka insanlar ile de paylaşmayalım, diye düşündüm. Atölyede insanlara da gösterdik herkes çok beğendi ve güzel geri dönüşler aldık. Ardından kendimize Moda Lisesinin Bahçesine de gelip tezgah açtık. Tasarım yapmak muhteşem bir şey, renkli bir dünya. Yaptığım çalışmaları insanların üstünde, onların taktığını görmek çok büyük bir haz” ifadelerini kullandı.
Cam fiyatlarının arttığını dile getiren Yüksel Çevik, cam sanatını icra ederken, onların malzemelerini almakta zorlandığını vurguladı. Camların yurt dışından getirildiğini dile getiren Yüksel Çevik, “Biz malzemeleri alırken fiyatlardan etkilediğimiz için takılarda yansıtmak zorunda kalıyoruz müşteride etkilenmiş oluyor. Bu yüzden satışlarımız zorlaşıyor” diye belirtti.
Kumaş baskı ile işiyle uğraşan Türkan Çetin de baskı sanatının memleketi Tokat’tan geleneksel bir miras olduğunu ifade etti.
Türkan Çetin, çocukluğunda bu yana öğrendiği sanatı, uzun yıllardır icra ettiğini söyledi. Türkan Çetin, 16 yıldır panayırda tezgah açtığını belirterek, “İstanbul’da başladığımda çok kişi de bu işten haberdar değildi. Bu 700 yıllık bir sanat. İstanbul Yazmacıları çarşısındakiler dışında çok az bilen var. Ben bu sanatın yapımını insanlara anlattım. Daha sonra da bu benim geçim kaynağım oldu, çocuklarımı okuttum. Hala da kazanmaya devam ediyorum. Çok da severek yapıyorum. Ne zaman ki gözlerim görmez olur, ellerim tutmaz olur ancak o zaman bırakırım. Umarım benim öğrettiğim, yetiştirdiğim insanlar da devam eder” diye konuştu.