Murgul’a son çiviyi çakıyorlarmış.
Murgul'a yapılması planlanan Tank Liçi Projesi'ne tepki: "Son çiviyi çakıyorlar"
artvin'in murgul ilçesinde yapılması planlanan tank liçi projesi için i̇dk toplantısı yapıldı. toplantı sonrası halk, projenin yaşam alanlarına dayandığını belirterek sonuna kadar mücadele edeceklerini açıkladı.
artvin'in murgul ilçesinde yapılması planlanan tank liçi projesi'ne ilişkin i̇dk toplantısı ankara’da gerçekleştirildi. toplantı sonrası yapılan açıklamada “murgul'a tabuta son çivisi çakılmak istenmektedir. artık yaşam alanlarımıza dayanmıştır bu proje. gidecek yerimiz de kalmamıştır. sonuna kadar mücadele edeceğiz” denildi.
Artvin'in Murgul ilçesinde Cengiz Holding'in siyanürlü Tank Liçi Projesi'ne ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nda İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısı, yapıldı.
Toplantının ardından Murgul Siyanür'e Hayır Platformu üyeleri Bakanlık önünde basın açıklaması düzenleyerek projeye tepki gösterdi. Platform, siyanür kullanımının bölge için ciddi çevresel riskler taşıdığını belirterek ÇED dosyasındaki teknik eksikliklere dikkat çekti. Açıklamada, projeye karşı mücadelenin sürdürüleceği vurgulandı. Murgul Belediye Başkanı Mehmet Yıldırım’ın katıldığı basın açıklamasına Yeni Parti Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Urfa Milletvekili Mahmut Tanal, Kocaeli Milletvekili Harun Özgür Yıldızlı ve SOL Parti Ekoloji Grubu Sözcüsü Sercan Dede de destek verdi.
Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, toplantıda Murgul halkının taleplerinin yetkililere iletildiğini ifade etti. Bayraktutan, “Murgul’da siyanür havuzunu hiçbir şekilde kurdurmayacağız. Şirket yetkililerine sesleniyorum bu yanlıştan dönsünler” dedi. Platformun kurucu üyelerinden Görkem Durmuş, projenin mevcut flotasyon tesisine siyanür tankı eklenmesiyle sınırlı olmadığını, çok daha kapsamlı bir madencilik faaliyetinin önünü açacağına dikkat çekti. Durmuş, Murgul halkının 2014 yılından bu yana ilçede kıymetli metal üretiminde siyanürlü yöntemin kullanılmaması için mücadele verdiğini belirterek, "2014 yılında Cengiz Holding’den bununla ilgili bir taahhüt aldık. Ama gelinen süreçte bu taahhütlere uyulmadı. Yeniden kıymetli metal elde etmek için siyanürlü metot uygulanmak isteniyor” dedi.
ÇED dosyasına dikkat çeken Durmuş, projenin amacının çok daha büyük olduğunu vurgulayarak “ÇED'e baktığımız anda bunun sadece Murgul'u ilgilendiren ve Murgul'la kapsamlı kalacak bir proje olmadığını söyleyebiliyoruz. Çünkü ÇED'de sayısal olarak verilen havuzların yeterli kapasitede olmadığını ve ÇED'de sunulan kıymetli metallerin tenörü bu sisteme uygun olmadığı çok açık ortadadır. Bundan dolayı projenin ÇED'de gösterildiği gibi değil çok daha büyük bir projeyi kapsadığını bugün bakanlık yetkililerine de anlattık" ifadelerini kullandı.
Projenin yaşam alanlarını tehdit ettiğini söyleyen Durmuş, "Murgul'a tabuta son çivisi çakılmak istenmektedir. Artık yaşam alanlarımıza dayanmıştır bu proje. Bunu aynı zamanda maden ile ilgili ÇED'de geçen maden ruhsatı da bunu göstermektedir. Keza ilimizde de bu sorun baş göstermektedir. İlimizin büyük bir kısmı maden ruhsatlıdır. Bizim artık yaşam alanlarımıza dayanmış bir projedir. Asırlardan beri madencilik yapılan bu cefasını çekmiş insanlar olarak artık yaşam alanlarımıza dayanmış bir projeye karşıyız" dedi.Durmuş, mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek şunları söyledi:
"Gidecek yerimiz de kalmamıştır çünkü tabiri caizse madencilikte kavgaya dönmüş bir memlekette yaşamaktayız. Bu metot bizim için uygun değildir ve sonuna kadar mücadele edeceğiz."
MURGUL YIPRANDI
SOL Parti Ekoloji Grubu Sözcüsü Sercan Dede ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nı şirketlerden yana tavır aldığını ifade etti. Yaşam savunucularının sık sık Bakanlık önünde eylem yapmak zorunda kaldığını belirten Dede, "Bu bakanlık doğayı, çevreyi korumak yerine şirketlerin yanında yer alıyor" dedi.
Murgul'un yıllardır madencilik faaliyetleri nedeniyle ağır bedeller ödediğini söyleyen Dede, siyanür tesisiyle birlikte bölgenin yeni bir çevre felaketiyle karşı karşıya bırakılacağını savundu. "Murgul zaten senelerdir madencilikle yıpranmış ve yorgun düşürülmüş bir kentimiz. Bugün siyanür havuzuyla Murgul'un tabutuna son çivi çakılmak isteniyor. Murgul'da siyanür demek ölüm demektir. Doğanın yok edilmesi, halk sağlığının tehdit edilmesi demektir" diyen Dede, Artvin'in giderek bir maden kentine dönüştürüldüğünü, Murgul'da kurulması planlanan tesisin bölgede çıkarılacak rezervlerin işlenmesiyle çevresel riskleri daha da büyüteceğini ifade etti.
Bölge halkının siyanür tehdidini 2014 yılında geri püskürttüğünü hatırlatan Dede, “Murgul halkı daha önce 2014'te orada çalışan emekçilerle beraber 900 kişinin yaptığı grevle kentin tamamıyla beraber siyanür tehdidini ortadan kaldırdı. Bugün de Murgul kenetlenmiş bir durumda siyanüre kararlılıkla hayır diyor, dur diyor. Bu mücadelenin peşinde olacağız. Murgul halkının yanında, doğamızı, çevremizi, yaşam alanlarımızı tehdit eden bu projelerin karşısında yer almaya omuz omuza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.