NATO Zirvesi tutuklamalarına tepki: Tutuklananlar sağlık hizmetlerine erişimde sorun yaşıyor
dernek ve meslek odalarını yaptığı açıklamada "yaşam hakkının ve sağlık hakkının korunmasının, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişiler bakımından da devletin vazgeçilmez yükümlülüklerinden biri olduğunu bir kez daha hatırlatıyor; sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz" ifadeleri kullanıldı.
dernek ve meslek odalarını yaptığı açıklamada "yaşam hakkının ve sağlık hakkının korunmasının, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişiler bakımından da devletin vazgeçilmez yükümlülüklerinden biri olduğunu bir kez daha hatırlatıyor; sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz" ifadeleri kullanıldı.
7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi önce yüzlerce yurttaşın tutuklanmasının ardından tutukluların hapishane koşullarına dair açıklamalar geliyor.
Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, İstanbul Tabip Odası, Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası tarafından yayımlanan basın açıklamasında Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Bakırköy Şube yöneticisi Çiğdem Yıldırım ile İstanbul Tabip Odası ve SES İstanbul Aksaray Şube üyesi Dr. Barış Kaya’nın hapishane koşullarına dair anlattıkları aktarıldı.
Dernek ve meslek odalarının basın açıklaması şöyle:
"7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde yapılan operasyonlar kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alınmış, aralarında kadın hakları savunucuları, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve sendikacıların da bulunduğu birçok kişi tutuklanmıştır.
Tutuklananlar arasında bulunan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Bakırköy Şube yöneticisi Çiğdem Yıldırım ile İstanbul Tabip Odası ve SES İstanbul Aksaray Şube üyesi Dr. Barış Kaya’nın hapishane koşullarına ilişkin aktardıkları bilgiler, özellikle sağlık hakkına erişim bakımından ciddi kaygı yaratmaktadır.
Kronik ürtiker tanısı bulunan sağlık emekçisi ve sendika yöneticisi Çiğdem Yıldırım’ın düzenli kullanması gereken ilaçlara erişemediği ve revire çıkma taleplerinin karşılanmadığına yönelik aktarımları, hapishanelerde sağlık hizmetlerine erişim konusunda yaşanan sorunları bir kez daha gündeme getirmektedir.
Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin sağlık hizmetine zamanında, eşit ve kesintisiz erişimi devletin yerine getirmekle yükümlü olduğu temel insan hakları yükümlülüklerinden biridir. Kronik hastalığı bulunan kişilerin tedavilerinin kesintiye uğramaması, ilaçlarına erişimin sağlanması ve gerekli sağlık hizmetlerinden yararlandırılmaları hapishane idaresinin sorumluluğundadır.
NATO Zirvesi öncesinde günlerce süren ev baskınları, çok sayıda kişinin gözaltına alınması, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine yönelik yasaklar ile tutuklamalar birlikte değerlendirildiğinde, temel hak ve özgürlüklerin kullanımına ilişkin kaygıları artırmaktadır. Bunun yanında hapishanelerde tutulan kişilerin en temel sağlık haklarının korunması ve sağlık hizmetlerine erişimlerinin güvence altına alınması hukuk devletinin ve insan haklarına saygının gereğidir.
Başta hapishane idaresi olmak üzere ilgili tüm kurumları, mahpusların kişilerin sağlık hizmetine erişimini gecikmeksizin sağlamaya, kamuoyuna yansıyan iddiaları etkili biçimde incelemeye ve ulusal ile uluslararası insan hakları standartlarına uygun hareket etmeye davet ediyoruz.
Yaşam hakkının ve sağlık hakkının korunmasının, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişiler bakımından da devletin vazgeçilmez yükümlülüklerinden biri olduğunu bir kez daha hatırlatıyor; sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz."