Mahalleli evinden çıkmaya başlamış.
Nişantepe’de mahalleliyle inşaat şirketi arasında protokol: Süreç belirsiz
çekmeköy nişantepe'de 30 yılı aşkın süredir yaşayan roman yurttaşlar, 17 saat süren görüşmelerin ardından bir inşaat şirketiyle protokol imzalayarak evlerini 15 gün içinde boşaltma kararı aldı. detaylar belirsizliğini koruyor.
çekmeköy nişantepe’de 30 yılı aşkın süredir yaşayan çoğu roman yurttaş, yaklaşık 17 saat süren görüşmelerin ardından bir inşaat şirketiyle protokol imzaladı. her haneye farklı miktarlarda ödeme vaat edilirken yurttaşlara evlerini boşaltmaları için 15 gün süre verildi. belgenin hukuki niteliğine, ödemelerin ne zaman ve nasıl yapılacağına ilişkin ise mahalleliye açık bir bilgi verilmedi.
İstanbul’un Çekmeköy ilçesine bağlı Nişantepe Mahallesi’nde, yaklaşık 30 yıldır yaşadıkları evler nedeniyle “işgalci” sayılan yurttaşların mücadelesi, belirsizliklerle dolu bir protokol sürecine dönüştü.
BirGün’ün 19 Haziran’da gündeme getirdiği, çoğunluğu Roman yurttaşlardan oluşan mahallede yaşayanların büyük bölümü, bir inşaat şirketiyle evlerini boşaltmalarını öngören belgeler imzaladı. Mahalle sakinlerinin anlatımına göre görüşme süreci 20 Temmuz günü saat 14.00 sıralarında başladı ve 21 Temmuz sabahı saat 07.00’ye kadar sürdü. Yurttaşların büyük bölümü belediye binasına saat 16.00 civarında geldi.
Yaklaşık 17 saat boyunca belediyede bekleyen mahalle sakinleri görüşmelere tek tek alındı. Mahallelinin aktardığına göre ilk görüşme turunda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadı ve imzalar alınamadı. Yurttaşlar daha sonra ikinci kez içeri çağrıldı. Protokoller de ikinci görüşmeler sırasında imzalatıldı.
ŞİRKET, BELEDİYE VE MUHTAR AYNI MASADA
Yurttaşlara, evlerini boşaltmaları halinde belirli miktarlarda ödeme yapılacağı bildirildi. Ancak her haneye aynı rakam teklif edilmedi. Bazı yurttaşlara 1,5 milyon lira, bazılarına ise 3,5 milyon liraya varan bedeller gösterildiği belirtildi. Mahalle sakinleri, bu rakamların hangi ölçütlere göre belirlendiği konusunda kendilerine açık bir açıklama yapılmadığını iddia etti. Yurttaşların aktardığına göre elektrik aboneliği ve faturası bulunan bazı hanelere daha yüksek tutarlar önerilirken, yapılara sonradan eklenen bölümler için farklı hesaplamalar yapıldı. Yapıların büyüklüğü, kullanım süresi, hanede yaşayan kişi sayısı ve ailelerin geçmişten kaynaklanan taleplerinin ödeme miktarlarının belirlenmesinde nasıl dikkate alındığı ise bilinmiyor.
“EVİNİ YIK, FOTOĞRAFINI AT”
Yurttaşların aktardığına göre imzaladıkları belgelerde evlerin 15 gün içerisinde boşaltılması istendi. Mahalle sakinlerine, bu süre içinde evlerini terk etmeleri ve yapıların cam ya da çerçevelerini kırarak evin artık kullanılmadığını gösteren fotoğrafları çekmeleri gerektiği söylendiği öne sürüldü. Çekilen fotoğrafların daha sonra belediyenin önüne götürülmesinin istendiği belirtildi. Mahalleliye, bu işlemin gerçekleştirilmesi halinde belediyeye bağlı yıkım ekiplerinin bölgeye gelmeyeceğinin ve ödeme sürecinin başlatılacağının söylendiği iddialar arasında. Yurttaşların yıllardır yaşadıkları evleri kendi elleriyle kullanılmaz hale getirmeye yönlendirilmesi, tahliye ve yıkım işleminin hangi kurumun sorumluluğunda olduğu sorusunu da gündeme getirdi.
"FOTOĞRAFI ÇEKİP BELEDİYENİN ÖNÜNE GİDECEĞİM"
Mahalle sakinlerinden Engin Hayman, kendisine toplam 2 milyon liraya denk gelen bir ödeme önerildiğini söyledi. Hayman, teklifin 1,5 milyon lira ile 500 bin liralık bir taksit biçiminde anlatıldığını belirterek, ödeme konusunda henüz herhangi bir işlem yapılmadığını ifade etti. Protokolde banka hesap bilgilerinin yer almadığını söyleyen Hayman, yalnızca isim, soyisim ve telefon numaralarının alındığını anlattı.
Hayman, kendilerine aktarılan süreci şöyle anlattı:
“Hiçbir şey daha olmadı. Şimdi evin fotoğrafını çekeceğim, doğrudan belediyenin önüne gideceğim. Yıkıldığına dair fotoğrafı telefondan göstereceğim. Hemen parayı verip vermeyeceklerini bilmiyorum, inşallah verirler. ‘Siz evin boşaltıldığına dair fotoğrafı çekin, belediyenin önüne getirin’ dediler. Ondan sonra IBAN’a para yatırılacağı söylendi.”
Hayman, IBAN bilgisinin imzaladığı protokolde bulunmadığını, banka hesap numarasının fotoğraf teslim edildikten sonra alınacağının kendilerine söylendiğini belirtti.
Bu anlatıma göre yurttaşlardan, ödeme yapılmadan önce evlerini boşaltmaları ve kullanılmaz hale getirmeleri isteniyor. Ancak fotoğraf teslim edildikten sonra paranın ne kadar süre içerisinde yatırılacağına ilişkin mahalleliye yazılı bir takvim verilmedi.
BELGENİN HUKUKİ NİTELİĞİ BELİRSİZ
Mahalle sakinlerine imzalatılan belgenin hukuki niteliği konusunda herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı belirtildi. Belgenin yalnızca evlerin boşaltılmasını düzenleyen bir tahliye taahhütnamesi mi, taşınmazlara ilişkin bir satış vaadi sözleşmesi mi yoksa başka hak ve yükümlülükler içeren farklı bir protokol mü olduğu bilinmiyor. Mahalle sakinlerinin tapu sahibi olmaması nedeniyle imzalanan belgenin mülkiyet, kullanım hakkı ya da gelecekte ileri sürülebilecek talepler açısından nasıl bir sonuç doğuracağı da belirsizliğini koruyor. Mahallelinin anlatımına göre kendilerine belgenin bir örneği de verilmedi. Bu nedenle yurttaşlar, protokolü daha sonra bir hukukçuya inceletme imkânından da mahrum kaldı.
ÖDEME EVLER BOŞALTILDIKTAN SONRA
Mahalle sakinlerinin anlatımlarına göre teklif edilen paraların, evlerin boşaltıldığını ve kullanılmaz hale getirildiğini gösteren fotoğrafların teslim edilmesinin ardından ödenmesi planlanıyor. Vaat edilen bedellere ilişkin banka teminatı, senet, ipotek ya da benzeri bir hukuki güvence bulunup bulunmadığı da açıklanıyor. Mahalle sakinleri verilen sözlere inanmak istediklerini ancak evlerini terk ettikten sonra ödemelerin yapılmaması ihtimalinden endişe duyduklarını anlattı.
"DOĞRU ÇIKMASINI UMUYORUZ"
BirGün’e konuşan mahalle sakinleri, kendilerine vaat edilen ödemelerin yapılacağına inanmak istediklerini söyledi.
Yurttaşlar, yıllardır devam eden yıkım ve tahliye baskısının ardından ilk kez karşılarına somut bir para teklifi çıkarıldığını, bu nedenle protokolleri imzaladıklarını ifade etti.
Ancak mahalle sakinlerinin önemli bir bölümü imzaların hangi şartlar altında alındığı ve verilen sözlerin yerine getirilip getirilmeyeceği konusunda kaygılı.
Yaklaşık 30 yıldır burada yaşayan Fatih Kozgiç yaşananları şöyle anlattı: “Bizi aradılar, muhtar eşliğinde. Öğlen 15.00’te belediyeye gittik. Gece 12.00’de belediyeden çıktık. Bize bir protokol verdiler ama ne imzaladığımızı bilmiyoruz. Notere falan gitmedik. Para süreci ne zaman olacak, nasıl verecekler bilmiyoruz. Kimine 5 milyon TL, kimine 7 milyon TL, kimine 3 milyon TL, kimine 500 bin TL bedel teklif ettiler. Biz bu protokolleri imzaladık. Ama fotoğrafını çekemedik. Bize “evinizi boşaltın, eşyanızı çıkarın, boşalttığınıza dair bir fotoğraf çekip gönderin; sonra bedelin karşılığını alacağız” dediler. Ama ne zaman nasıl alacağız bilmiyoruz.”
Başka bir mahalleli ise şöyle dedi: “Öğlen 14.00 gibi gittik, sabah 07.00’ye kadar sürdü. İnsanları tek tek içeri aldılar. Belgenin fotoğrafını çekmek istedik, izin vermediler. Hepimize belli bir bedel gösterdiler. Evinizi boşalttığınız takdirde bu bedeli alacaksınız dediler. Ama nasıl alacağımızı anlatmadılar. Kopyasının bizde olması lazımdı ama verilmedi. Biz de imzalamış bulunduk. Şimdi paramızı ne koşulda alacağız, nasıl alacağız bilmiyoruz. Avukatımız içeri girmek istedi, “Burası mahkeme salonu değil, sadece şahıs girebilir” dediler. Şimdi ne olacağını bilmiyoruz.”
DİRENİŞTEN PROTOKOLE
Nişantepe sakinleri, henüz bir ay önce evlerine ilişkin tahliye ve yıkım kararlarını protesto etmek için Çekmeköy Belediyesi önünde eylem gerçekleştirmişti. Yaklaşık 44 hanenin yaşadığı bölgede yurttaşlar, 30 yılı aşkın süredir aynı evlerde yaşadıklarını, elektrik ve su faturalarını ödediklerini, çeşitli vergi ve harçları yatırdıklarını belirterek “işgalci” olarak tanımlanmalarına tepki göstermişti. Mahalle sakinlerinin bir bölümü, 2018 yılında yürürlüğe giren İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi almıştı. Yapı Kayıt Belgesi doğrudan mülkiyet hakkı sağlamasa da yapıların kayıt altına alınmasına ve elektrik, su ve doğalgaz gibi bazı kamu hizmetlerinden yararlanılmasına imkân tanıyordu. Mahalle avukatlarının daha önce aktardığına göre 2023 yılından itibaren, arazilerin üçüncü kişilere ya da tüzel kişilere ait olduğu gerekçesiyle bazı Yapı Kayıt Belgeleri iptal edildi. Ardından mahalledeki evlere ilişkin yıkım kararları çıkarılmaya başlandı. Yıkım işlemlerine karşı açılan davalarda yürütmeyi durdurma kararları alınmasına rağmen mahalledeki tahliye baskısı sona ermedi. Haziran ayında “Yıkım değil, çözüm istiyoruz” diyerek belediye önünde eylem yapan mahalle sakinlerinin büyük bölümü, aradan geçen yaklaşık bir ayın ardından evlerini 15 gün içerisinde boşaltmalarını öngören belgeleri imzaladı.
"BİZ NEREYE GİDELİM?" DEMİŞLERDİ
BirGün’ün haziran ayında ziyaret ettiği mahallede yurttaşlar, evlerinin yıkılması halinde gidecek başka bir yerlerinin bulunmadığını anlatmıştı. Güldane Demirdöğen, 35 yıldır aynı bölgede yaşadıklarını belirterek, “Yapı yaptık, vergi verdik, faturamızı ödedik. Ama bugün bize ‘çık’ deniyor. Ben bu saatten sonra kira veremem. Bir çadırda bile yaşayacak halde değiliz” demişti. Gülten Gozgiç ise eşinin yaklaşık 40 yıl önce bölgeden arsa aldığını belirterek, “Geldik, burada baraka yaptık, yılanlarla yaşadık. Jandarma barakamızı yıktı, biz yeniden evimizi kurduk. Şimdi biz sokakta mı kalalım?” diye sormuştu. Bir ay önce gidecek yerlerinin olmadığını söyleyen mahalle sakinlerine bugün evlerini boşaltmaları için 15 gün süre verildi.