Orman köylüsüne destek bireysele dönmüş.
Orman köylüsüne destekte rota değişti
ogm verileri, orman köylüsüne yönelik politikalarda kolektif destekten bireysel desteklere yönelim olduğunu ortaya koydu. uzmanlar, izlenen politikaların kırsal kalkınmayı zayıflattığını dile getirirken kararların yerelden kopuk biçimde alındığını söyledi.
ogm verileri, orman köylüsüne yönelik politikalarda kolektif destekten bireysel desteklere yönelim olduğunu ortaya koydu. uzmanlar, izlenen politikaların kırsal kalkınmayı zayıflattığını dile getirirken kararların yerelden kopuk biçimde alındığını söyledi.
Orman Genel Müdürlüğü (OGM) verileri, iktidarın orman köylüsüne yönelik destek politikasında kooperatiflerden bireysel kredilere yöneldiğini gösterdi.
2015-2025 döneminde orman köylüsüne verilen ferdi desteklerin bütçesi ve desteklenen aile sayısı artarken kooperatiflere sağlanan kredi miktarı yaklaşık üçte bire, proje sayısı ise üçte birin de altına düştü. Uzmanlar, bu dönüşümün yalnızca ekonomik değil, kırsaldaki kolektif örgütlenmeyi zayıflatan siyasal bir tercih olduğunu değerlendirdi.
Verilere göre 2015 yılında kooperatifler için 23 alt proje kapsamında 111 milyon 734 bin 408 TL kredi sağlanırken 2025’te bu sayı 7 alt proje ve 39 milyon 33 bin 563 TL krediye geriledi.
Aynı dönemde bireysel desteklerde ise ters yönde bir tablo ortaya çıktı. 2015 yılında 10 bin 421 aileye toplam 115 milyon 422 bin 688 TL destek verilirken 2025 yılında 10 bin 830 aileye 2 milyar 506 milyon 972 bin 833 TL destek verildi. Destek tutarlarındaki artışta enflasyon etkisi dikkate alınması gereken bir unsur olsa da, destek modelinin ağırlık merkezinin bireysel kredilere kaydığı görüldü.
Verilere göre orman köylerinde yaşayan nüfus da uzun vadede azalma eğilimi gösterdi. 2015 yılında 7 milyon 96 bin 483 olan orman köylüsü nüfusu pandemi döneminde artarak 2021’de 7 milyon 451 bin 124’e ulaştı. Ancak sonraki yıllarda yeniden düşüş yaşandı. 2025 projeksiyonunda nüfus 7 milyon 2 bin 841 kişi olarak kaydedildi.
BİREYSELLİK SEÇİLİYOR
Dr. Öğretim Üyesi Hikmet Batuhan Günşen, destek politikasındaki değişimin bilinçli bir yönelim olduğunu belirterek, “AKP hükümetleri döneminde kolektif yapıya yani kooperatiflere olan desteklerden bireysel desteklere bir kayma var” şeklinde değerlendirdi.
Kooperatif desteklerindeki gerilemeyi iki temel nedenle açıklayan Günşen, “Birincisi iktidarın bireyselliği seçmesi ki bunu çok daha rahat kontrol edebiliyorlar. İkincisi ise toplumsal hayattaki çözülmeler ve bunun kooperatiflere de yansıması” ifadelerini kullandı.
Günşen, göç nedeniyle orman köylerinde yaşlı nüfusun kaldığını, bunun da kooperatiflerin aktif ortak sayısını azalttığını belirterek ortaklar arasındaki güven kaybının da proje başvurularını zorlaştırdığını söyledi.
Bununla birlikte tüm sorumluluğun OGM’ye yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Günşen, ORKÖY dışında Tarım ve Orman İl Müdürlükleri ile kalkınma ajanslarının da orman köylerine destek sağladığını hatırlattı. Kooperatif projelerinin standart yapısına da dikkat çeken Günşen, her projenin her kooperatifin koşullarına uygun olmadığını belirtti.
TAKİBİ YAPILMIYOR
Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (Köy-Koop Birlik) Başkanı Sedat Özcan Özdemir ise bireysel desteklerin yaygınlaştırılırken denetim mekanizmasının işletilmediğini söyledi.
Özdemir, “Bireysel olarak destek veriyorlar ama takiplerini yapamıyorlar. Örneğin binlerce süt soğutma tankı verildi ya da köylerde yüzlerce hayvan desteği var, diğer makine ekipmanı desteği var. Ama takip edilmediği için bir işe yarayıp yaramadığı, nereye gidip gitmediği bilinmiyor” dedi.
KARARLAR YUKARIDAN
Kooperatif kredilerindeki gerilemenin siyasi tercih olduğunu dile getiren Özdemir, “Mevcut hükümetin kooperatiflere bakış açısı çok sıcak değil. Kooperatiflerin yaygınlaştırılmasını, organize bir işin olmasını pek istemiyorlar. Çünkü ‘Desteği şahsa verirsem, onu daha çok memnun ederim, şahıs hisseder’ anlayışı var” ifadelerini kullandı.
Yerel ihtiyaçların dikkate alınmadan merkezi kararlarla destek programları oluşturulduğunu belirten Özdemir, “’Bu yıl şu kadar milyon destek verelim’ diyorlar. Verelim de, ‘nasıl verelim’i hiç kimse tartışmıyor. Yöredeki yöneticilerle, kooperatif başkanlarıyla, birlik başkanlarıyla masaya yatırılıp tartışılmıyor. Sadece yukarıdan karar veriliyor” diye konuştu.
Dağınık bireysel desteklerin kırsal kalkınma yaratmadığını ifade eden Özdemir, değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Dağın başında, şehre 60 kilometre ötede bir orman köylüsüne iki baş hayvan veriliyor hayvan veriliyor ancak bunun ekonomik boyutu tartışılmıyor. Biz hep ‘Bir köye, orman köylüsüne elli baş hayvan verin. Biz de organize olalım, oraya bir süt toplama merkezi yapalım. Oradaki hayvanların sütünü pazarlayalım’ diyoruz. Çünkü 60 kilometre ötedeki orman köylüsüne iki tane hayvan vermenin bir anlamı yok. Çünkü orada elde ettiği sütü pazarlayamayacak. Pazarlayamadığı zaman bir anlam ifade etmeyecek, ekonomik bir faaliyet olmayacak.”
Kooperatifler için destek koşullarının da ağırlaştırıldığını belirten Özdemir, bu durumun kooperatifin gelişimini etkilediğini ve bölgede tepkiye neden olduğunu vurguladı.