Groovie Studio müziği geleceğe taşımış.
Röportaj: Groovie Studio London kurucularından Onur Polat: “Biz müziği yalnızca yayımlamıyoruz; onun hafızasını korumaya ve geleceğini birlikte inşa etmeye çalışıyoruz.”
bağımsız plak şirketi groovie studio london, müziğin hafızasını koruyup geleceğini inşa etme misyonuyla dünya çapında faaliyet gösteriyor. oluşum, bağımsız ve özgün müzisyenlere kapılarını açıyor.
burak soyer onur polat ve yavuz çetin’in oğlu yavuzcan çetin’in birlikte kurduğu, londra’dan çıkıp dünya çapında faaliyet gösteren bağımsız plak şirketi groovie studio london, bağımsız, özgün, söyleyecek sözü olan müzisyenlere ve topluluklara kapısını açan, kendilerini de bağımsız olarak tanımlayan, “şirket” demeyeceğim, bir oluşum. kataloglarında yukarıdaki tanıma uyan dünyanın dört bir yanından sanatçıyı bünyesinde bulunduran groovie […] the post röportaj: groovie studio london kurucularından onur polat: “biz müziği yalnızca yayımlamıyoruz; onun hafızasını korumaya ve geleceğini birlikte inşa etmeye çalışıyoruz.” appeared first on rotka .
Onur Polat ve Yavuz Çetin’in oğlu Yavuzcan Çetin’in birlikte kurduğu, Londra’dan çıkıp dünya çapında faaliyet gösteren bağımsız plak şirketi Groovie Studio London, bağımsız, özgün, söyleyecek sözü olan müzisyenlere ve topluluklara kapısını açan, kendilerini de bağımsız olarak tanımlayan, “şirket” demeyeceğim, bir oluşum. Kataloglarında yukarıdaki tanıma uyan dünyanın dört bir yanından sanatçıyı bünyesinde bulunduran Groovie Studio Londan son olarak Yavuz Çetin’in Bodrum kayıtlarının ikincisini yayınladı. Biz de bunu fırsat bilip müziğin göbeğinde, “müziğin hafızasını koruyan ve geleceğini birlikte inşa” eden Groovie Studio London’ın hikâyesini dinleyelim dedik.
Öncelikle nasıl bir araya geldiniz? Önceden tanışıyor muydunuz? Buradan başlamak isterim…
Aslında hikâyemizin merkezinde çok eski bir dostluk var. Yavuzcan Çetin ile yıllardır birbirimizi tanıyoruz. Zaman içinde sadece müzik üzerine değil, müziğin geleceği üzerine de çok konuştuk. Bağımsız müzik üretmenin zorluklarını, değerli kayıtların zaman içinde kaybolmasını, sanatçıların uluslararası görünürlük sorunlarını ve teknolojinin bütün bunları nasıl değiştirebileceğini sık sık tartışıyorduk. Ben kariyerimin bir bölümünü medya ve teknoloji dünyasında geçirdim. BluTV’nin kurucu ekibinde yer aldım, yurt içi ve dışında yönetici olarak çalıştım. Yavuzcan ise çocukluğundan beri müziğin içinde yetişmiş, sahneyi ve üretim süreçlerini yakından deneyimlemiş genç kuşağın önemli müzisyenlerinden biri. Aslında birbirinden oldukça farklı görünen bu iki yolun ortak noktası, müziğe duyduğumuz tutkuydu. Bir noktadan sonra “Keşke biri bunları yapsa.” demek yerine, “Neden biz yapmıyoruz?” diye düşünmeye başladık. Stockholm’den İstanbul’a döndüğümde bu fikri yeniden masaya yatırdık. Kuracağımız yapının sadece bir plak şirketi değil, uluslararası ölçekte çalışan yaratıcı bir müzik stüdyosu olması gerektiğine karar verdik. Bunun için de dünyanın en önemli müzik merkezlerinden biri olan Londra’yı seçtik. Groovie Studio işte bu ortak vizyonun sonucu olarak doğdu.
Groovie Studio’yu klasik anlamda bir plak şirketi olarak kurmadık. Amacımız sadece müzik yayımlamak değildi. Biz, sanatçı geliştiren, katalog yöneten, uluslararası ortaklıklar kuran ve uzun vadede teknolojiyi de müziğin hizmetine sunan yaratıcı bir stüdyo hayal ettik. Bu yüzden Londra’yı seçtik. Çünkü Londra hâlâ dünyanın en önemli müzik merkezlerinden biri. Burada bulunmak; yayıncılık, telif, plak üretimi, uluslararası dağıtım ve sync dünyasına çok daha yakın olmayı sağlıyor. Groovie Studio bugün hem bağımsız bir plak şirketi hem de yaratıcı bir üretim stüdyosu olarak faaliyet gösteriyor. Geçmişi korurken geleceğe yatırım yapan bir yapı kurmaya çalışıyoruz.
Sanatçıların size yaklaşımı nasıl? Onlar neden sizinle çalışmak istiyor?
Sanırım en önemli sebep, her projeye gerçekten ortak olmamız. Biz sadece albümü yayımlayıp bir sonraki projeye geçen bir şirket olmak istemiyoruz. Sanatçının hikâyesini anlamaya çalışıyoruz. Birlikte düşünüyoruz. Uluslararası bağlantılar kuruyoruz. Basın çalışmalarını yürütüyoruz. Gerekirse plak basıyoruz. Gerekirse aylarca tek bir proje üzerinde çalışıyoruz. Çünkü bizim için her kayıt kataloğa eklenen bir ürün değil; kültürel bir mirasın parçası. Sanırım sanatçılar da bunu hissediyor.
Groovie Studio London’ın dünyadaki tanınırlığı ne durumda?
Henüz yolun başındayız. Bunu söylemekten çekinmiyoruz. Ancak kısa sürede İngiltere, Amerika, Japonya ve Tayvan başta olmak üzere farklı ülkelerde basın kuruluşları, stüdyolar ve sektör profesyonelleriyle çalışmaya başladık. Yavuz Çetin projeleri uluslararası blues basınında yer aldı. Farklı ülkelerden sanatçılar kataloğumuza katıldı. Londra’daki önemli mastering stüdyolarıyla ortak çalışmalar yürüttük. Bizim için başarı, kısa sürede çok büyümekten ziyade doğru itibarı oluşturmak. Groovie Studio’nun ismi her yeni projeyle biraz daha güven, kalite ve uzun vadeli bakış açısıyla anılsın istiyoruz.
Groovie Studio London’ı “underground” bir oluşum olarak tanımlayabilir miyiz?
Belki bugünkü ölçeğimiz için evet. Ama zihniyet olarak kendimizi underground ya da mainstream diye tanımlamıyoruz. Biz bağımsızız. Bağımsız olmak bizim için estetik bir tercih değil; yaratıcı özgürlüğün temel şartı. Trendlerin peşinden koşmak yerine uzun ömürlü işler üretmeye çalışıyoruz. Bazen bu, unutulmuş bir blues kaydını yeniden gün yüzüne çıkarmak oluyor. Bazen Tayvanlı genç bir sanatçının ilk plak projesine eşlik etmek. Bazen de müzik endüstrisinin işleyişini daha adil ve daha verimli hâle getirecek teknolojiler üzerine çalışmak. Yapay zekâyı yaratıcı sürecin yerine koymak gibi bir hedefimiz yok. Tam tersine, sanatçının üretimini, keşfedilmesini, doğru dinleyiciye ulaşmasını ve müzik mirasının korunmasını destekleyecek araçlar geliştirmeyi önemsiyoruz. Geçmiş ile geleceğin aynı masada oturabileceğine inanıyoruz. Belki de Groovie Studio’yu en iyi anlatan cümle bu: Biz müziği yalnızca yayımlamıyoruz; onun hafızasını korumaya ve geleceğini birlikte inşa etmeye çalışıyoruz.
ROTKA TV YAYINLARINI YOUTUBE ÜZERİNDEN İZLEYEBİLİRSİNİZ
The post Röportaj: Groovie Studio London kurucularından Onur Polat: “Biz müziği yalnızca yayımlamıyoruz; onun hafızasını korumaya ve geleceğini birlikte inşa etmeye çalışıyoruz.” appeared first on Rotka.