Ruslar çayımızı kahvemizi merak etmiş.
Rus TV, Türk Çay ve Kahve Kültürü’nü mercek altına aldı
rus ren tv, türk kahve kültürü ile çayın türkiye’deki yükselişini mercek altına aldı.
rus ren tv, türk kahve kültürü ile çayın türkiye’deki yükselişini mercek altına aldı.
Rus ulusal REN TV, Türk kahve kültürünü mercek altına aldı. REN TV, “Bugün dünyanın en popüler içecekleri arasında yer alan kahve ve çay, yalnızca damak zevklerini değil, kültürleri, ticareti ve hatta siyaseti de şekillendiren iki önemli unsur olarak öne çıkıyor. Biri dinamizmin ve modern şehir yaşamının simgesi haline gelirken, diğeri gelenek ve sakinliğin temsilcisi olarak görülüyor” diye vurguladı.
Bölgesel programa göre, “Kahve, fikirlerin ve ticaretin merkezi oldu...
17. yüzyılda Londra’daki kahvehaneler yalnızca içecek tüketilen mekânlar değil, aynı zamanda fikir alışverişinin ve ticari ilişkilerin kurulduğu merkezlerdi. Dönemin kahvehaneleri, düşük giriş ücreti nedeniyle “penny üniversiteleri” olarak anılıyordu. Bu mekânlarda güncel haberler paylaşılırken büyük ticari anlaşmalar da yapılıyordu.
Uzmanlara göre Londra Borsası ve sigorta sektörünün temelleri de bu kahvehane kültürü içerisinde atıldı. Böylece kahve, sıradan bir içecek olmanın ötesine geçerek ekonomik ve toplumsal dönüşümün önemli unsurlarından biri haline geldi.”
Türk kahvesi UNESCO listesinde...
Bölgeselde, Türk kahve kültürü de şöyle anlatıldı; “Kahve kültürünün en güçlü temsilcilerinden biri olan Türkiye’de ise geleneksel kahve hazırlama yöntemleri günümüzde de yaşatılıyor. Özel öğütülmüş kahve çekirdekleri, cezvede ve düşük ateşte hazırlanarak servis ediliyor.
Türk kahvesi kültürü ve geleneği, 2013 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edildi. Bu karar, uluslararası toplum tarafından kahve kültürünün kültürel değerinin tanındığının önemli bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Buna rağmen Türkiye’de çay tüketimi de son derece yaygın. Kişi başına yıllık yaklaşık 1.300 fincan çay tüketimiyle Türkiye, dünyanın en yüksek çay tüketim oranlarından birine sahip ülkeler arasında yer alıyor.
Çayın Türkiye’deki yükselişi...
Çay kültürünün Türkiye’de güçlenmesinde tarih boyunca Çin ile kurulan ticari ve kültürel ilişkilerin etkili olduğu belirtiliyor. Çayın hazırlanmasında kullanılan iki katlı çaydanlık sistemi ise Türk çay kültürünün en ayırt edici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Cam ince belli bardaklarda servis edilen çay, hem sıcaklığını daha uzun süre koruyor hem de içeceğin renginin kolayca görülmesini sağlıyor. Bu gelenek, zamanla Türkiye’nin kültürel kimliğinin bir parçası haline geldi.
Kahvenin yolculuğu Etiyopya’da başladı...
Kahvenin kökenine ilişkin en yaygın anlatı, 9. yüzyılda Etiyopyalı çoban Kaldi’ye dayanıyor. Rivayete göre Kaldi, keçilerinin kırmızı meyveleri yedikten sonra olağanüstü hareketli davrandığını fark etti. Bu gözlem, kahve çekirdeklerinin keşfine giden sürecin başlangıcı olarak kabul ediliyor.
Kahveyi düzenli olarak tüketen ilk topluluklardan biri ise Yemen’deki sufi tarikatları oldu. Uzun ibadet ve zikir ritüellerinde uyanık kalabilmek amacıyla kullanılan kahve, zamanla Arap dünyasında yaygınlaştı.
Ancak kahvenin yükselişi tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı din adamları, kahvenin insanları hareketlendirdiğini ve toplumsal tartışmaları teşvik ettiğini savunarak içeceğe karşı çıktı. 1511 yılında Mekke’de kahve geçici olarak yasaklandı, bazı tüccarlar cezalandırıldı ve kahve stokları imha edildi. Buna rağmen kahvenin yayılışı durdurulamadı.
Avrupa’da önce ilaç olarak satıldı...
Kahve Avrupa’ya ulaştığında başlangıçta bir içecekten çok tıbbi ürün olarak değerlendirildi. İtalyan tüccarlar tarafından getirilen kahve çekirdekleri, yüksek fiyatlarla eczanelerde satılıyordu.
Asıl dönüşüm ise 1652 yılında Londra’da ilk kahvehanenin açılmasıyla başladı. Kısa sürede Avrupa genelinde yayılan kahvehaneler, bilim insanları, tüccarlar ve düşünürlerin buluşma noktalarına dönüştü.
Zamanla kahve kültürü Avrupa toplumlarının ayrılmaz bir parçası haline gelirken, çay da özellikle Asya ve Britanya başta olmak üzere birçok ülkede güçlü konumunu korudu.
İki içecek, iki kültür...
Günümüzde kahve ve çay arasındaki rekabet devam etse de uzmanlar, bu iki içeceğin artık birbirinin alternatifi olmaktan çok farklı yaşam tarzlarını ve kültürel gelenekleri temsil ettiğini belirtiyor.
Bir zamanlar yasaklarla karşı karşıya kalan kahve, bugün dünya genelinde milyarlarca insanın günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası olurken; çay da yüzyıllardır süregelen kültürel mirasını koruyarak popülerliğini sürdürüyor.”