Darbe iyi kötü ayrılmazmış.
Saadet Partisi'nden darbelere karşı "ilkeli duruş" vurgusu
saadet partisi, türkiye'de darbeler ve vesayet girişimleri nedeniyle ağır bedeller ödendiğini belirten bir rapor hazırladı; millet iradesine yönelik her müdahalenin demokrasiye saldırı olduğunu vurguladı.
saadet partisi’nin hazırladığı "türkiye'de darbelerin gölgesinde demokrasi, hukuk ve millet i̇radesi" başlıklı raporda, türkiye'nin darbeler ve vesayet girişimleri nedeniyle ağır bedeller ödediği belirtildi. saadet partisi genel başkan yardımcısı av. tekin ise, "darbeler arasında iyi-kötü ayrımı yapılamaz. millet iradesine yönelik her müdahale demokrasiye saldırıdır" dedi.
Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, haftalık sosyal gündem analiz raporunda Türkiye'nin darbe geçmişini ve demokrasiye etkilerini ele aldı. "Türkiye'de Darbelerin Gölgesinde Demokrasi, Hukuk ve Millet İradesi" başlığıyla yayımlanan raporda, çok partili hayata geçişten bu yana yaşanan askeri müdahalelerin ve vesayet girişimlerinin demokrasi, hukuk devleti ve toplumsal barış üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğu ifade edildi.
Raporda, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan ve 15 Temmuz süreçlerinin farklı yöntemlerle hayata geçirilmiş olsa da ortak hedefinin millet iradesi olduğu belirtildi. Müdahalelerin yalnızca hükümet değişikliklerine yol açmadığına dikkat çekilen raporda; temel hak ve özgürlüklerin sınırlandığı, hukuk devletinin zayıfladığı, ekonomik istikrarın zarar gördüğü ve demokratik kurumların gelişiminin sekteye uğradığı kaydedildi.
TEKİN: "DARBELER ARASINDA AYRIM YAPILAMAZ"
Rapora ilişkin açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, partilerinin darbelere karşı ilkesel duruşunu yineledi. Tekin, Türkiye'nin darbeler ve muhtıralar nedeniyle büyük acılar yaşadığını belirterek, "Kimden gelirse gelsin, hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın bütün darbelere ve vesayet girişimlerine karşıyız. Millet iradesine bağlıyız. Bu sebeple darbeler arasında 'iyi darbe-kötü darbe' ayrımı yapılmasını doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı.
Demokratik toplumlarda iktidarın meşruiyet kaynağının sandık olduğunu hatırlatan Tekin, siyasi mücadelelerin adresinin demokrasi, çözümün yolunun ise hukuk, istişare ve millet iradesi olduğunu söyledi. Türkiye'nin yeni gerilimlere değil, daha güçlü demokrasiye, hukuk devletine, bağımsız kurumlara ve sivil siyasete ihtiyaç duyduğunu ifade eden Tekin, "Geçmişten çıkarılması gereken en önemli ders şudur: Bir daha hiçbir nesil darbe sabahına uyanmamalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Raporda ayrıca, Millî Görüş hareketinin siyasi hayatı boyunca vesayetçi anlayışlara karşı sivil siyaseti savunduğu belirtilerek, demokratik meşruiyetin tek adresinin sandık olduğu ifade edildi. Türkiye'nin geleceğinin darbelerde değil, demokrasi, hukuk ve adalet zemininde inşa edileceği vurgulandı.