Savunma harcamaları varken kreşler bakıma muhtaç kalmış.
Savunma harcamaları artarken bakım hizmetlerinden kesinti yapılıyor: Silahı bırak kreş aç
milyonlarca çocuk için ücretsiz kreş, binlerce yaşlı için bakım merkezi bulunamıyor. oysa savunma ve güvenlik bütçesinin yalnızca yüzde 10’u ülkede mevcut olan tüm kreş ve bakım merkezlerinin toplam giderine denk geliyor. açık, ücretsiz kadın emeğiyle kapatılıyor.
milyonlarca çocuk için ücretsiz kreş, binlerce yaşlı için bakım merkezi bulunamıyor. oysa savunma ve güvenlik bütçesinin yalnızca yüzde 10’u ülkede mevcut olan tüm kreş ve bakım merkezlerinin toplam giderine denk geliyor. açık, ücretsiz kadın emeğiyle kapatılıyor.
Ankara’daki zirvenin ardından NATO ülkelerinin savunma harcamalarını artırma yönündeki çağrıları sürüyor.
Türkiye de 2026 yılında savunma ve güvenlik için ayırdığı kamu kaynaklarını büyütmeye devam ediyor.
Türkiye, NATO hesaplamalarına göre 2026 itibarıyla GSYİH'sinin yaklaşık yüzde 2,8'ini silahlanmaya ayırıyor. NATO müttefikleri ise 2025 Lahey Zirvesi'nde, 2035'e kadar GSYİH'nin en az yüzde 3,5'ini çekirdek silahlanma harcamalarına, toplamda ise yüzde 5'ini savunma ve güvenlikle ilişkili harcamalara ulaştırma taahhüdünde bulundu.
Türkiye, NATO müttefiklerinin silahlanma ve savunma sanayisi yatırımlarını finanse etmek amacıyla kurulan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası’na da kurucu üye olarak katılma kararı aldı.
Savunma bütçesindeki tercihler, bütçenin sadece %10’u bakım hizmetlerine aktarılsa yaratılabilecek toplumsal fayda ne olurdu sorusunu beraberinde getiriyor.
Yaklaşık 2,5 milyar dolara mal olan S-400 hava savunma sistemleri ise uzun süredir aktif kullanılmamasına karşın Türkiye'nin en tartışmalı silahlanma harcamalarından biri olmayı sürdürüyor.Yaptığımız hesaplamalara göre 2026 yılı için ayrılan yaklaşık 2 trilyon 155 milyar liralık silahlanma ve güvenlik bütçesinin yalnızca yüzde 10'u, yaklaşık 7 bin 560 adet 50 çocuk kapasiteli kamu kreşinin inşa edilmesine ve bu kreşlerin ilk yıl işletilmesine olanak sağlayabiliyor. Bu da yaklaşık 378 bin çocuk için kamusal bakım hizmeti anlamına geliyor.Bakım hizmetleri yalnızca çocukların gelişimine yönelik bir sosyal politika değil, kadınların ücretli istihdama katılabilmesinin de temel koşullarından biri.
ÇOCUĞU OLAN KADIN İSTİHDAMDAN UZAK
TÜİK'in 2025 verilerine göre hanesinde 3 yaşın altında çocuğu bulunan 25-49 yaş grubundaki kadınların yalnızca yüzde 26,2'si istihdamda yer alıyor.
Aynı koşullardaki erkeklerde ise istihdam oranı yüzde 91. Aradaki yaklaşık 65 puanlık fark, çocuk bakımının hâlâ büyük ölçüde kadınların sorumluluğu olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.Kamusal kreşlerin yetersizliği, çocuk bakımının ücretsiz biçimde hane içinde, çoğunlukla kadınlar tarafından üstlenilmesine yol açıyor.
Böylece bakım emeği görünmezleşirken kadınların çalışma yaşamına katılımı da sınırlanıyor.
6 KAT YENİ HUZUREVİ KURULABİLİR
Benzer bir hesap yaşlı bakım hizmetleri için yapıldığında da tablo değişmiyor. Silahlanma ve güvenlik bütçesinin yüzde 10'u ile yaklaşık bin adet 50 kişilik kamu yaşlı bakım merkezi kurulabiliyor ve bu merkezlerin ilk yıl işletme giderleri karşılanabiliyor. Böylece yaklaşık 50 bin yaşlı kamusal bakım hizmetine erişebiliyor.
Türkiye'de bugün 172 kamu huzurevi bulunuyor. Buna karşılık savunma bütçesinin yalnızca %10'u ile yaklaşık 1.000 yeni kamu yaşlı bakım merkezi kurulması mevcut kamu kapasitesinin yaklaşık 6 katı kadar yeni merkez kurulabileceği anlamına geliyor.
Devlet bütçeleri ile hangi alana yatırım yapıldığı, toplumsal cinsiyet eşitliğini doğrudan etkiliyor. Silahlanma harcamaları büyürken bakım hizmetlerine ayrılan kaynakların sınırlı kalması, kadınların ücretsiz bakım emeğini artıran bir sonuç doğuruyor.Feminist sosyal politika tartışmalarında çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetleri birbirinden ayrı değil, aynı "bakım ekonomisinin" parçaları olarak ele alınıyor. Bu nedenle bütçelerde bakım hizmetlerine ayrılan payın artırılması, yalnızca sosyal yardım değil; toplumsal cinsiyet eşitliği politikası olarak da değerlendiriliyor.