Doğayı talan izni çıkmış.
Sermayeye sınırsız talan izni
maden yasasının üzerinden bir yıl geçti, 'yatırımları hızlandırma' adı altında yapılan düzenlemeyle sermayenin önündeki engeller kaldırıldı; 1.200'ü aşkın onay verildi.
'i̇şgal yasası' olarak anılan maden yasasının üzerinden bir yıl geçti. 'yatırımları hızlandırma' bahanesiyle yapılan düzenleme sermayenin önündeki engelleri kaldırdı. son bir yılda maden, petrol-doğalgaz, enerji projeleri için 1.200'ü aşkın onay verildi. tek seferde i̇stanbul'un yüzölçümünü aşan 485 maden sahası ihaleye çıkarıldı.
Muhalefetin, meslek odalarının, bilim insanlarınca ve yaşam savunucularının tüm itirazlarına karşın AKP iktidarının Meclis’ten geçirdiği maden yasası bugün bir yılını doldurdu. Görüşmeleri sırasında "doğayı değil şirketleri koruyan düzenleme" eleştirileriyle karşılanan yasa, geçen bir yılda bu uyarıları doğrulayan bir bilanço ortaya çıkardı. Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçlerini işlevsizleştiren düzenlemeyle birlikte maden ve enerji şirketlerinin yatırım süreçleri hızlandırıldı, peş peşe ÇED olumlu kararları verildi, yeni ruhsat ihaleleri açıldı. Ormanlardan meralara, tarım alanlarından su havzalarına kadar ülkenin dört bir yanında yaşam alanları sermayenin kullanımına açılırken yurttaşlar ise birçok kentte talan projelerine karşı mücadele etti.
ÇED YAĞMURU
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre yasanın yürürlüğe girdiği 24 Temmuz 2025’ten bu yana madencilik ve enerji yatırımlarına verilen izinlerde dikkat çekici bir artış yaşandı. ÇED süreçlerini evrak prosedürüne dönüştüren ve doğayı koruyucu tüm yasal düzenlemelerin bypass edildiği düzenlemenin ilk yılında maden, petrol ve doğalgaz projeleri için toplam 1063 ÇED onayı verildi. Aynı dönemde 193 enerji projesi için de onay çıktı. Böylece yalnızca bir yılda maden, petrol-doğalgaz ve enerji yatırımlarına verilen ÇED onayı sayısı bin 256’ya ulaştı.
Her ÇED kararı yeni bir maden ocağı, kapasite artışı, cevher zenginleştirme tesisi, kırma-eleme tesisi, rüzgâr enerji santralı, güneş enerji santralı ya da enerji depolama projesi anlamına gelirken Bakanlık neredeyse her gün yeni bir proje için ÇED olumlu ya da ÇED gerekli değildir kararı verdi.
İSTANBUL’DAN BÜYÜK
ÇED kararlarının yanı sıra aynı süreçte yeni ruhsat ve ihale süreçleri de hız kazandı. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), yalnızca 2026 yılının başında gerçekleştirdiği duyuru ile 485 maden sahasını daha ihaleye çıkardı. İhaleye açılan sahaların toplam büyüklüğü 508 bin 696 hektara ulaştı. Başka bir ifadeyle, İstanbul’un yüzölçümünden daha büyük bir alan madencilik faaliyetlerine açılmak üzere şirketlerin kullanımına sunuldu.
Bu alanların 166 bin 329 hektarı ise ormanlar, meralar, tarım alanları ve su havzaları gibi izin süreçlerine tabi, ekolojik açıdan kritik bölgelerden oluştu.
MAPEG’in ihale listeleri, madencilik baskısının yalnızca belirli bölgelerle sınırlı kalmadığını da ortaya koydu. Kazdağları, Muğla, Ordu, Artvin, Rize, Bergama, Hatay ve Demre başta olmak üzere birçok kentte yeni ruhsat sahaları açıldı. Yıllardır madencilik faaliyetlerinin hedefinde olan bölgeler yeni ihalelerle yeniden şirketlerin radarına girdi.
Yasanın yürürlüğe girmesinin ardından ruhsat dağıtımında da dikkat çekici bir hareketlilik yaşandı. Düzenlemenin hemen ardından ilk aylarda 40 ilde 104 maden arama ruhsatı verildi. Bunların 15’i altın madeni arama ruhsatı oldu. Sonraki aylarda ise MAPEG, 28 yeni maden sahasını daha ihaleye çıkardı. 40 bin 144 hektarlık alanı kapsayan bu ihalelerle, yaklaşık 57 bin futbol sahası büyüklüğündeki yeni bir coğrafya daha vahşi madenciliğe açıldı.
YAĞMANIN YENİ ADRESLERİ
Projeler, madencilik faaliyetlerinin ülkenin dört bir yanına yayıldığını da ortaya koydu.
Fındık üretiminin merkezlerinden Ordu Perşembe, altın madenciliğinin yeni hedeflerinden biri haline geldi. Proje için yapılan sondaj çalışmalarına yurttaşlar tepki gösterdi.
Son bir yılda harlanan direnişlerden bir başkası Giresun oldu. Tirebolu’ya bağlı Sekü köyünde AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’ün patronu olduğu Alagöz Madencilik’in yarattığı tahribata karşı köylüler nöbete başladı, haftalarca şirketin faaliyetlerine geçit vermedi.
Muş Varto’da 16 köyü etkileyecek jeotermal kaynak arama projesine karşı nöbette ise 83’üncü gün geride kaldı.
Madencilik baskısının en yoğun hissedildiği bölgelerden Kazdağları ise yeni projelerle bir kez daha gündemde. Maden tekellerinin ağzını sulandıran bölgede son olarak Fatsa’yı zehirleyen Bahar Madencilik’in kapasite artışı projesi için onay verildi.
DİRENİŞ DE BÜYÜDÜ
Yasanın ilk yılı yalnızca şirketlere verilen izinlerle değil, yükselen toplumsal itirazlarla da kayda geçti. Muğla Akbelen’den Kazdağlarına, Giresun’dan Ordu Perşembe’ye, Muş Varto’dan Kırşehir’e kadar birçok kentte köylüler, üreticiler, yaşam savunucuları, ekoloji örgütleri ve meslek odaları talan projelerine karşı bir araya geldi. Eylemler yapıldı, nöbetler tutuldu, davalar yürütüldü, bilirkişi keşifleri takip edildi.