Sex Pistols İstanbul'u punk'la inletmiş.
Sex Pistols feat. Frank Carter’dan İstanbul’da Unutulmaz Punk Gecesi
punk rock devi sex pistols, yeni solisti frank carter ile i̇stanbul'da unutulmaz bir konser verdi. grup, zorlu psm'de punk'ın öfkesini ve enerjisini seyirciyle buluşturdu.
boğaç gökmen yaklaşık yarım asır önce punk’ı bir başkaldırı biçimine dönüştüren sex pistols, 25 temmuz akşamı zorlu psm turkcell sahnesi’nde i̇stanbul seyircisiyle buluştu. yeni solisti frank carter ile “sex pistols feat. frank carter” adı altında dünya turnesini sürdüren grup, punk’ın hâlâ canlı, öfkeli ve sarsıcı olduğunu kanıtlayan bir performansa imza attı. sabah saatlerinden itibaren i̇stanbul’u […] the post sex pistols feat. frank carter’dan i̇stanbul’da unutulmaz punk gecesi appeared first on rotka .
Yaklaşık yarım asır önce punk’ı bir başkaldırı biçimine dönüştüren Sex Pistols, 25 Temmuz akşamı Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde İstanbul seyircisiyle buluştu. Yeni solisti Frank Carter ile “Sex Pistols feat. Frank Carter” adı altında dünya turnesini sürdüren grup, punk’ın hâlâ canlı, öfkeli ve sarsıcı olduğunu kanıtlayan bir performansa imza attı.
Sabah saatlerinden itibaren İstanbul’u etkisi altına alan yağmur, akşam saatlerinde yerini serin bir havaya bırakırken Zorlu PSM amfide toplanan kalabalık uzun zamandır beklediği bu buluşmanın heyecanını yaşıyordu. Konserin açılışını ise Türkiye punk sahnesinin öncü gruplarından Rashit yaptı. 1993 yılında İstanbul’da kurulan grup, 90’lı yılların katıksız ve samimi ruhunu sahneye taşıyarak gecenin atmosferini hazırladı ve yerli punk tarihinin önemli duraklarından biri olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Sex Pistols sahneye çıktığında dev ekranda grubun arşiv görüntüleri dönmeye başladı. Çocukluk fotoğrafları, ilk dönem konserlerinden kesitler ve yıllar içinde ikonik hâle gelen kareler, daha ilk dakikalarda salonu adeta punk tarihinde kısa bir yolculuğa çıkardı.
İlk notalar “Holiday in the Sun” ile yükseldi. Ardından gelen “Seventeen” ve “New York”, seyircinin enerjisini hızla yukarı taşırken sahnedeki grup da aynı ivmeyle tempoyu artırdı. Steve Jones’un sert gitar tonu, Glen Matlock’un dinamik bas yürüyüşleri ve Paul Cook’un yıllara meydan okuyan davulları, Frank Carter’ın bitmek bilmeyen enerjisiyle birleşince ortaya gerçek anlamda filtresiz bir punk gösterisi çıktı.
Konserin en unutulmaz anlarından biri ise Frank Carter’ın sahneyi terk ederek seyircilerin arasına dalmasıydı. Circle pit’in tam ortasında şarkı söyleyen Carter, “Pretty Vacant” ve “Bodies” sırasında izleyicilerle arasındaki tüm sınırları kaldırdı. Daha sonra genel giriş alanını ayıran bariyerlere kadar ilerleyip demirlere tırmanarak performansını sürdürmesi, salondaki coşkuyu zirveye taşıdı. Tam da bu esnada bir seyirciyle yaşadığı kısa süreli diyalog ve kafasının arkasına bir darbe aldığını söylemesi atmosferi bir miktar değiştirse de mevzuyu büyütmeden geride bırakıp yeniden şarkılara dönmesi, gecenin akışını bozmadı.
Konser ilerledikçe beklenen klasikler birer birer gelmeye başladı. “Liar”ın ardından çalınan “God Save the Queen”, salonda tek bir ağızdan söylenen bir marşa dönüştü. “There’s no future, no future / No future for you” sözleri yumruklar havaya kalkarken binlerce kişi tarafından hep birlikte haykırıldı. Yaklaşık elli yıl önce yazılmış bu sözlerin bugün hâlâ aynı güçle karşılık bulması gecenin en çarpıcı anlarından biriydi.
Frank Carter daha sonra cep telefonu fenerlerini açtırarak konserin temposunu kısa süreliğine değiştirdi. Steve Jones ve Glen Matlock, Paul Cook’un davul platformunun önünde oturarak sakin bir giriş hazırlarken başlayan “My Way”, punk tavrından ödün vermeyen ama duygusal atmosferiyle de dikkat çeken özel anlardan birinı yarattı. Şarkının melodik yapısı, salondaki herkesin kendiliğinden eşlik ettiği kolektif bir ana dönüştü.
Final ise tahmin edildiği gibi “Anarchy in the U.K.” ile geldi. Punk tarihinin en büyük marşlarından biri olan şarkı başladığında salon bir kez daha çalkalanıyordu. “Cause I, I wanna be anarchy” sözleri konser boyunca yorulan ses tellerinin son gücünü de alırken, uzayan tekrarlar grubun vedasıyla birleşerek gecenin unutulmaz finalini oluşturdu.
Steve Jones, Glen Matlock ve Paul Cook’un yarım asır sonra hâlâ aynı sertliği ve karakteri koruyan performansları büyük alkış toplarken, kuşkusuz solist Frank Carter da geceye damgasını vurmayı başardı. Tükenmek bilmeyen enerjisi, seyirciyle kurduğu doğrudan ilişki ve Sex Pistols’un ruhunu sahiplenişiyle yalnızca grubun yeni solisti değil, bu mirasın bugünkü taşıyıcısı olduğunu gösterdi.
Konser sonunda havalarda uçuşan penalar ve setlist kâğıtları kadar, salondan ayrılanların yüzündeki ifade da dikkat çekiyordu. İzleyiciler, yalnızca punk tarihinin en önemli gruplarından birini izlemiş olmanın değil, hâlâ canlı, asi ve sınır tanımayan bir ruhun sahnedeki yansımasına tanıklık etmenin heyecanıyla Zorlu PSM’den ayrıldı.
Sex Pistols feat. Frank Carter, İstanbul seyircisine punk’ın yarım asır sonra bile neden hâlâ etkisini koruduğunu hatırlatan güçlü bir gece armağan etti.
ROTKA TV YAYINLARINI YOUTUBE ÜZERİNDEN İZLEYEBİLİRSİNİZ
The post Sex Pistols feat. Frank Carter’dan İstanbul’da Unutulmaz Punk Gecesi appeared first on Rotka.